Sadece Rahmi Koç mu? Ya Koç düşmanlığı üzerinden kendini temize çekmeye çalışanlar ve onların temsil ettiği kesim! Onlara söz yok mu?
Hem onlara sözüm var hem de videonun sonunda Türk gençlerine bir çağrım var.
Avustralyalı aktivist Lily Jay:
-Cehennem olduğu için şükürler olsun.
-Canavarlar dünyayı, medyayı, silahı, parayı kontrol ediyor. Ama ahireti kontrol edemezler. Allah'tan saklanamazlar.
-Allahu Ekber. Yaşasın cehennem. Yaşasın tüm zalimler için ilahi adalet.
Her kavgaya girilmez..
Fil domuza korkudan değil, çamura bulaşmamak için yol verdi..
Haklı çıkmak yerine huzuru seçmek Altın bir kuraldır..
Ruhunu kirletme, en büyük zafer temiz kalmaktır...✨
Bizler dilleri, renkleri ve toprakları farklı olsa da aynı kıbleye yönelmiş, aynı Yüce Rabb’e boyun eğmiş tek bir ümmetiz. Bayram gelince anlıyoruz ki biz aslında hiç tanışmasak da kocaman bir evin, aynı gönül sofrasının çocuklarıyız.
Dünyanın öbür ucunda adını dahi bilmediğimiz ama aynı duaya “amin” dediğimiz her bir Müslim kardeşimize sesleniyoruz!
Adalet ve iman dolu bir ömrünüz olsun!
Bayramınız mübarek olsun!
Sosyal medyada sıkça görüyorsunuz: "Ata tohumu satan köylüye ceza kesildi." Resmi kurumlar hemen hukuki kılıfı öne sürüyor: "Bitki pasaportu yok, hastalık riski var, mevzuata aykırı..." Peki işin aslı ne? Kanunlar ne diyor, bu kurallar küreselcilerin ekmeğine nasıl yağ mı sürüyor?
Olay sadece yerel bir denetim değil dostlar. Türkiye’nin de imzaladığı küresel bir sözleşme var: UPOV. Yani bitki çeşitlerinin patent enstitüsü. Bu sistem diyor ki; bir tohumu ticari satacaksan o tohum 'tek tip' ve 'kararlı' olacak.
Bu tohum köylünün elinde doğaya uyum sağlayıp çoğalamasın, üretici her yıl sisteme mahkum olsun! İşte o cezalar, gıdamızı tamamen barkodlayıp küresel mekanizmalara bağlama sürecinin bir parçasıdır. Tohumu kontrol eden, insanlığı kontrol eder. Bu yüzden ata tohumlarımıza evlerimizde, bahçelerimizde sivil ağlarla sahip çıkmaya devam edeceğiz!"👇
UPOV Sözleşmesi, gıdanın ve tarımın küresel ölçekte tek bir çatıdan yönetilmesi, dijitalleştirilmesi ve şirketlerin kontrolüne verilmesi için tasarlanmış uluslararası hukuki bir altyapıdır. Türkiye dahil 70'ten fazla ülkenin bu sözleşmeye taraf olması, yerel tarım kanunlarının (5553, 5042 vb.)yazılması ile sonuçlanmıştır…
👇
#AtaTohumu #Tarım #GıdaEgemenliği #KüreselSistem #Biyogüvenlik #UPOV #TohumculukKanunu #Farkındalık
Mine İzgi: “Global lobinin köpeklere özel verdiği mamalar köpeğin fıtratını bozuyor. Bitkinin fıtratını da bozdular. İnsanı da ifsat etmeye çalışıyorlar. Dinsiz, cinsiyetsiz toplum istiyorlar. Zehri altın tasla sundukları için biz altına odaklanıyoruz, zehri fark edemiyoruz.“
Gazeteci İbrahim Haskoloğlu, İtalya ile Türkiye'yi karşılaştırdı.
Türkiye’de pahalı bir hayatın düşük hizmet kalitesiyle yaşandığını söyledi.
• İnternet, gıda, hava kalitesi ve temel hizmetlerde ciddi kalite farkı olduğunu iddia etti.
• İstanbul’daki ev internetinde 400 MB’lık bir videoyu 8 dakikada yükleyebilirken, İtalya’da aynı işlemin 1 dakikadan kısa sürdüğünü anlattı.
• İtalya’da mağara ve deniz ortasında bile internet çektiğini söyledi.
• Türkiye’de internet paketlerinin hem daha pahalı hem de daha hızlı tükendiğini öne sürdü.
• İtalya’da 200 GB internet ve sınırsız konuşmanın yaklaşık 700 TL olduğunu, Türkiye’de ise daha düşük kaliteli tarifelerin 2.500 TL’ye ulaştığını iddia etti.
• Uluslararası markaların Türkiye’de daha düşük kaliteli ürün sattığını savundu.
• Algida ürünlerinde Türkiye ve Avrupa arasında içerik farkı olduğunu öne sürdü.
• Türkiye’de gazlı içeceklerde Avrupa’ya göre daha fazla fruktoz kullanıldığını söyledi.
• Bazı ürünlerde Avrupa’ya gönderilmeyen içeriklerin Türkiye’de satışa sunulduğunu iddia etti.
• Avrupa Birliği’nin pestisit ve içerik denetimlerinin çok daha sıkı olduğunu belirtti.
• Türkiye’de satılan bazı tarım ürünlerinde yüksek pestisit olabileceğini öne sürdü.
• McDonald’s ürünlerinde bile Türkiye ile İtalya arasında içerik ve et oranı farkı olduğunu iddia etti.
• İtalya’daki sahillerin ücretsiz olmasına rağmen temiz tutulduğunu, Türkiye’de ise benzer kamusal düzenin olmadığını savundu.
• “Türkiye’de insanlar daha pahalıya daha düşük kalite tüketiyor” diyerek sistem eleştirisinde bulundu.
DEMİR DEPOLARIMI BÖYLE YÜKSELTTİM!
Her 7-8 ayda bir serum taktırmak…
bitmeyen demir ilaçları…
ve tekrar düşen değerler…
Eğer sen de bu döngüyü yaşıyorsan yalnız değilsin 🤍
Çoğu kadının gözden kaçırdığı nokta şu:
Demir ve ferritin aynı şey değil.
Demir kanda dolaşan aktif değerdir,
ferritin ise vücudun demir deposudur.
Yani demirin normal çıksa bile,
ferritinin düşükse aslında hâlâ eksiktesin.