@mhrpolat Neredeyse 500 yıl sonra Menocchio’nun kaderini (aynı biçimde olmasa da) paylaşan insanların olması kadar çevresindeki insanların tutumlarının da hala yaşanıyor olması… Basit ama muhteşem benzetmelerin şaşkına çevirdiği bir kitap🙏Huzurla uyusun
@MhsnBeyy Son sahneye kadar sürekli bir şüpheyle izledim, son sahnede yeniden ortaya öıkan evin köpeği ile sorularım cevaplandı. Ama süreçteki olayların katkısını göz ardı edemem. 🍀
“Biliyor musun Sebastian, bazen Tanrı’yı hiç anlamıyorum.
— Tanrı mı efendim? Hangi Tanrı?
— O ne demek öyle Sebastian? Kaç tane Tanrı var ki?
— Bilmiyorum efendim. Sizce kaç tane var?
— Elbette bir tane var Sebastian. O da bildiğimiz Tanrı. Hani şu adaleti sağlayan.
— Adalet mi efendim? Hangi adalet?
— Yeryüzündeki ve öteki dünyadaki adalet elbette Sebastian.
— Efendim, beni affedin ama ben yeryüzünde adalet göremiyorum.
— Saçmalama Sebastian. Elbette yeryüzünde adalet var.
— Bence yok efendim.
— Neden böyle düşünüyorsun Sebastian?
— Çünkü eğer yeryüzünde adalet olsaydı efendim, fakir bir köylünün tek oğlu savaşta ölmezdi ve kralın oğulları da bugün hayatta olmazlardı. Çünkü o tek oğul, kralın oğulları rahat yaşantılarına devam etsinler diye öldü.
— Saçmalama Sebastian! O fakirin oğlu, ülkemiz için öldü ve şehit oldu. Şehitlik, bir insanın ulaşabileceği en üst rütbedir. Krallıktan bile daha üstündür şehitlik rütbesi.
— O zaman herhâlde kral hazretleri oğullarını ve hatta kendisini hiç sevmiyor olsa gerek efendim.
— Neden böyle söyledin Sebastian?
— Çünkü şehitlik gibi üstün bir rütbe dururken, sadece krallıkla yetinmeyi seçiyor da ondan efendim.
— Seni anlamıyorum Sebastian. Ne söylemeye çalışıyorsun?
— Sadece gerçekleri efendim.
— Sen delirmiş olmalısın Sebastian. Tanrı sana akıl versin.
— Hangi Tanrı efendim? Adalet dağıtan mı? Yoksa bunca adaletsizlik karşısında kılını bile kıpırdatmayan mı?
— Ne saçmalıyorsun sen? Sadece bir tane Tanrı var. Tanımıyor musun onu?
— Ne yazık ki tanıdıklarımın içinde hiç Tanrı yok efendim. Zaten fazla bir tanıdığım da yok. Yan köşkün uşağı olan meslektaşım Filip, bizim köyün nalburu Moris ve bir de savaşta tek oğlu ölen şu zavallı köylüyü tanıyorum efendim. Ama hiç Tanrı tanımıyorum. Siz tanıyor musunuz?”
~ Charles Bukowski / Pis Moruğun Notları
@Tansu_Avci_ @wapzip137915 Sanırım yanlış anladınız, ben wapzip adlı hesaba ve konuşma şekline cevap verdim. Kimseye saygısızlık etme amacında da karakterinde de değilim.
@wapzip137915 @Tansu_Avci_@abdussamet_@Ateist_TV Birincisi seviyesizsiniz, küfürsüz konuşmayı öğrenin. İkincisi şeriatta güçlünün güçsüzden olmasaydı kölelik,kadının erkek karşında hakları daha az olmazdı. Yazdıklarınızla kendinizi çürüttüğünüzü bile anlamayacak kadar körsünüz. Yaratanınızı cennetsiz sevemeyecek kadar da aç!
@wapzip137915 @Tansu_Avci_@abdussamet_@Ateist_TV Güya “dindarlar” tek bir kitaptan okuduklarını farklı anlayıp bir dolu tarikat, cemaat, ibadet şekli vs geliştirirken ok, bizler okuyup anlayınca kafamıza göre!! İnsan ve düzeni için gönderilen dinin yanlışı düzeltmesi, kötü olanı düzeltmesi beklenir,güçlünün sazını çalması değil
@MhsnBeyy İnsana ve hayata dair tüm duygular incelikle işlenmişti; yaşanabilecek her türde aşkın döngüsü sinmişti tüm filme. Müzikleri ayrıca muhteşemdi🍀🤍
Ege üniversitesi’ndeki palalılardan birisinin babası savcıymış.
Dün okula saldıranın babası Emniyet Müdürü.
Gülistan Doku’nun 6 yıl sonra ortaya çıkartılan katili Valinin oğlu.
“Keko” falan değiller ülkeye baştan egemen olan güç zehirlenmesinin bir basamak altındaki aynaları.
Herkes için eşit, özgür ve güvenli okullar talebimizde inat ediyoruz!
26 Nisan saat 15.00’te İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde buluşuyor, öğrencilerin ve öğretmenlerin okullarda güvenle bulunmaları için yan yana geliyoruz.