"Seni hiç aldatmadım, düşüncede bile..." böyle demişti Dostoyevski.
Hakiki sadakat bu. Seçeneksizlikten değil. Ayartılma korkusundan kaçmak değil. Günah işleme korkusu yüzünden bile değil.
İçsel ve seçilmiş bir yönelimle "birine ait olma hazzı..." Her koşulda, yaşamda ve ömürde.
şuna inanıyorum... bir gün karşıma öyle biri çıkacak ki yıllarca sırf biriyle birlikte olmak için olmadığıma ve kaliteli bir yalnızlığı tercih ettiğime, kendi değerimi düşürmediğime, toksik ilişkilerle ruh sağlığımı bozmadığıma binlerce kez şükredeceğim. o kişi beni bulacak
olmayacağını biliyorsun, bunu kabul etmişsin bile, ama istemek durmuyor. geceleri düşünüyorsun, keşke olsa diyorsun, aklın hemen müdahale ediyor, olmaz diyor. ve ikisi aynı anda var olmaya devam ediyor. bu çelişkiyle barışmak mümkün mü bilmiyorum