3 milyona satılan daireler yıkıldı.
2 milyon istenen arabalar kağıt oldu.
Kiraya kat kat zam yapan ev sahibi ile kiracı aynı ateşte ısındı.
Stok yapılan bütün mallar ç��p oldu.
Döndük dolaştık yine geldik, anladık "Mülkün sahibi Allah'tır.."
Üç yıl önce mülteci ve evsiz kadınları konu alan bir konferans için Kiev’e gitmiştim. Ukrayna kendini toparlamaya çalışıyordu. Olmaz olsun zayıfları daha da zayıf düşüren, düşmanlıkları çoğaltan, masumların hayatına mal olan, yığınları evsiz barksız bırakan zaferler.
Türkiye’de öğrenci profili kaliteli mi tartışmalarını akademik profil kaliteli mi sorusuna taşımak gerek. Dört aydır UK’dayım, sınav kağıtlarımda tek cümle affedilmiyor, okunup dönüt verilmeden geçiştirilen tek satır yok. Notları son iki hafta okuyup geçerim düşüncesi bir hayal.
“Silahlar uyumaz; kuvvet damarlarda yok olmaz. İsrail orada durdukça İslâm ve Türk dünyası tehlikededir. İstikbâl ya birinin, ya ötekinindir.”
Nurettin Topçu, Ahlâk Nizâmı
#MescidiAksa#Filistin
Yeryüzüne kimseyi mağlup etmek için gelmedik. Bir savaş varsa eğer onun adı insan olma savaşıdır. Kendi kendine ve kendinden kendine seyreden bir savaş. Yenersen kendini yeniyorsun, yenilirsen de kendine yeniliyorsun. Her iki sonuç da değiştiriyor, genişletiyor, olgunlaştırıyor.
Haklılar çünkü bu barbarlar dünyada mutlu/iyi insan kalmasın istiyorlar. Belarusla ilgili haberleri takip etmiyorum ancak ne zaman rast gelsem aklıma o insanların korkusu gelir. Görünen o ki malum devlet kokuyu almış..
üniversitede bir hocamız dört beş yıl önce yurtdışı iş imkanlarından biri olarak Belarus’tan övgüyle bahsederken:”Halkın yaşadıkları ülkede çok mutlu,refah içinde olduğunu görünce (yönetim sistemi vs.) onlara ‘sizi haber yapalım böyle bi ülkenin daha çok tanınması lazım’ dedim