“Lupita Nyong’o can’t be Helen of Troy!!! 😡😡😡”
Oh really? Cuz it made you super mad and ready to fight over her, and that’s kind of Helen’s whole thing.
im sorry for blocking so easily. it's nothing personal. it's just that you're stupid and annoying and i don't want to be inflicted with your thoughts again
Valentine's 2004: single
Valentine's 2005: single
Valentine's 2006: single
Valentine's 2007: single
Valentine's 2008: single
Valentine's 2009: single
Valentine's 2010: single
Valentine's 2011: single
Valentine's 2012: single
Valentine's 2013: single
Valentine's 2014: single
Valentine's 2015: single
Valentine's 2016: single
Valentine's 2017: single
Valentine's 2018: mingle
Valentine's 2019: single
Valentine's 2020: single
Valentine's 2021: single
Valentine's 2022: single
Valentine's 2023: single
Valentine's 2024: single
Valentine's 2025: single
Valentine's 2026: single
CONSISTENCY IS THE KEY
her şeyden önce şunu söylemek istiyorum bizim ülkede ASLA ama asla sinema kültürü denen şey oluşmayacak. yine gittim en dalyarak insan türüne denk geldim.
Film başladığı andan itibaren yanımdaki ergen kızımız sürekli telefonla oynadı. Snapchatten birileriyle konuştu, snap attı, insta storysi çekti, whatsapptan birileriyle yazıştı, en son hızını alamadı instadan ona atılan reelsları falan izledi. Filmi neredeyse hiç izlemedi. 5 dakikadan uzun bir süre odaklanıp izlediğini görmedim çünkü onun telefon ışığı yüzünden benim de film deneyimimin içine sıçıldı. Zaten kapkaranlık ekran, kısık ses, bir de yanımda nerede nasıl davranması gerektiğini bilmeyen bir aptal olunca hiçbir zevk alamadım. Bir de sürekli fısır fısır “kanka çok sıkıcı yeeeaa” minvalinde eleştiriler yaptıkları için ekstra sinir bozdu. Diğer seyircilerden bahsetmiyorum bile. Telefon sesini kısmaktan acizler mi dersin, 3 gündür yemek yememişcesine cipse mısıra kolaya gömülen mi dersin, kıpır kıpır yerinde duramayıp önünü tekmeleyen mi dersin… film zaten sessiz ve çoğunlukla karanlık bi havaya sahip, hal böyle olunca bütün bunlar daha çok dikkat dağıttı.
Kısacası evde oturup telefonumdan bile izlesem daha çok keyif alırdım. Ülkemizde sinemalar zaten pahalı ama şunu da unutmamak gerekir ki seyirci kalitesi rezalet. Kimse nasıl davranması gerektiğini bilmiyor. Saygı, empati hak getire. Herkes oraya belli bir vakit ve para ayırıp geliyor neden? sinema deneyimi için. Ama bu gidişle zaten düşük olan oranlar sıfıra inecek. Kırk yılda bir gidiyorum ama her gittiğimde de bu sorunlarla karşılaşıyorum ve pişman oluyorum. Yahu adam gidiyor filmin en can alıcı yerinde, sıfır ses bir sahnede katır katır cips yiyor. Bütün salon onun cips paketine dikkat kesiliyoruz. Ses seviyesi yüksek sahnelerde ne bok yerseniz yiyin ben de öyle yapıyorum mesela? Sakin sahnelerde ses çıkarılmaz şunu akıl edemeyen nice öküzler var şu ülkede. Pes.