@AKonstatinos We came to the Afissos concert. Is this supposed to be a concert or a nightclub? They brought out a female singer as an opening act, and she just won't stop singing. It's a bit inappropriate and quite annoying.
@ask_kumtanesi Hasta bakmak çok yıpratıcı ve zordur. Maddi destek olsanız bile, bu vicdani sorumluktan kacmaya yarar. Sartlar boyle gelismis. Ebeveyne bakmak icin, cocuklarin hayatlarindan vazgecmesini de beklemek dogru degil. Kanun yarı yarıya diyor ama ben olsam %60-%40 veya %70-%30 adil olur
@idoistanbul 09:00 feribotuyla Pendik'ten Yalova'ya geçmek için iskeleye geldim.Yanlışlıkla uygulamadan araç yerine, yolcu bileti almışım. 780 TL verip, tekrar bilet aldım. Yolcu biletimin iadesini istedim.Bir saatten az kaldığından ödemiyorlar. PNR: TS8TAJ. Haksız kazanç. Ayıp.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Türkiye'yi İran'ın yerine koymaya çalışan, Tahran'la Ankara'yı karşılaştıran Siyonist suçlular amaçlarına ulaşamayacak.
Siz Türkiye'ye hiçbir şey yapamazsınız, biz de Türkiye'ye hiçbir şey yaptırtmayız.
🔴 El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele:
"Suçlularla baş edemeyen bir devlet yoktur; eğer bir devlet suçu yenemiyorsa, bunun sebebi suç ortağı olmasıdır."
İsveç, politika değişikliğiyle okullarda dijital ekran kullanımını kaldırıp yerine geleneksel yöntemlere (basılı kitaplar, el yazısı) geri dönüş yaptı.
İsveç Eğitim Bakanlığı, dijital araçların okuma-anlama, odaklanma ve temel becerilerde düşüşe yol açtığını belirten araştırmalara dayanarak bu değişikliği başlattı.
€100 milyon ve 1 milyar SEK civarı yatırım yaparak okullara basılı ders kitaplarını yaygınlaştırdı ve her öğrencinin temel dersler için fiziksel kitap almasını sağladı.
Dijital cihazlar kısıtlı olarak destekleyici araç olarak kalıyor, ama ana öğrenme yöntemi olmaktan çıkarıldı. Özellikle erken yaş gruplarında (anaokulu ve ilkokul başı)
Özellikle 7 yaş altı çocuklar için dijital öğrenme zorunluluğu tamamen sona erdirildi.
El yazısı ve sessiz okuma gibi geleneksel becerilere daha fazla vurgu yapılıyor.
Bu politika, İsveç'in PISA ve PIRLS gibi uluslararası testlerdeki gerileme sonrası (özellikle okuma becerilerinde) geldi ve Eğitim Bakanı Lotta Edholm'ün öncülüğünde uygulanıyor.
Özetle dijitalden analog ağırlığa geçiş yaşanıyor. İsveç bu konuda dünyada öncü örneklerden biri haline geldi.