Eğer biriyle yollarımı ayırırsam ki bu ister dost olsun, ister sevgili hiç fark etmez kendime şunu söylerim: çoğu zaman aynı şeyleri hissettik ve çoğu zaman aynı fikirde olduk, sonunda o bu ayrılığı kabul edip üzülmüyorsa ve atlatabilmişse ben de üzülmem ve bunu atlatırım çünkü yaşanılan ve paylaşılanlar sadece benim için değildi ve sadece bana özel değildi, eğer bana anlam ifade ettiği kadar ona etmiyorsa ve etmeyi bırakmışsa artık zaten bana da anlam ifade etmemelidir, edemez.
Birini kandırmış olman, onun aptal olduğu anlamına gelmez; senin güvenilmez olduğun anlamına gelir. Çünkü herkes tetikte yaşayacak kadar kirli değildir. Bazı insanlar hesap yapmaz, ölçmez, tartmaz; insanlığını ortaya koyar. Güvenen kaybetmez, güveni çiğneyen küçülür. Aldatmak zeka değil, ahlaki bir zaafın pratikteki halidir. Asıl darbeyi yiyen kandırılan değil, karakterini ele veren kandırandır. Güven kırıldığında safiyet gider, ama yerine soğuk bir bilinç gelir. O bilinç bir daha kimseyi yüceltmez, ama her şeyi net görür. Ve en acısı şudur: güvenilmemeyi hak edenler, kendilerini hala akıllı sanır.
ilerlemeyen hiçbir şeyin yükünü taşımak zorunda değiliz. kitaplar yarım kalabilir, insanlar yolun bir yerinde bırakılabilir, acılar ve sevinçler bile zamanla geride kalabilir. hayat, kendi ritmiyle genişler. onu sıkıştırdığımızda değil, bıraktığımızda yolunu bulur.