@ajansmuhbir1923 Bahsi geçen serzeniş toplumsal kurallarla ilgili. Ebeveyn dışarıda tabi ki oturabilir. Fakat tütün alanı olan bir yerde insanlara bu tarz ikazda bulunmak ve iki masa almak nezaketli bir tutum değil. Rahatsız olan çıkmalı yahut kibarca rica etmeli. Ki ricası makul görülmeyedebilir
Yaşayan bir efsaneye tanıklık etmek gibiydi. Aynı dönemi paylaşmış olmak dahi çok kıymetliydi. Fikirleriyle Lise dönemlerinde tanıştığım için kendimi şanslı addediyorum. Umarım satırları tüm zamanların okul sıralarında yer edinir.
#ilberortaylı
Fatih Altaylı, İlber Ortaylı’yla ilgili yapılan olumsuz yorumlara tepki gösterdi:
- Sağda solda ölümünden sonra yazılanları okuyorum. Böylesine ahlaksızca iftiralar, yok elitistmiş. Elitist olmak başka bir şey, evet elitistti İlber ama toplumla barışık bir elitistti.
- Kimseyi kınayan, küçük gören, hor gören bir tavrı yoktu. Hor gördüğü tek şey cehaletti, daha doğrusu cehaletin cüretine kızardı. Cahil olduğunun farkında olmayıp ukalalık edenlerleydi onun derdi.
- Bugün bakın arkasından kötü konuşanlar kimler? Her kesimin uçları. Siyasi yelpazenin ya da inanç yelpazesinin uç kesimleri ona sövüp sayıyorlar.
- Dün bir akademisyeni okudum, akademisyen demeye bin şahit ister, varlığı yok herhangi bir eseri yok. İlber'e ağzına geleni yazmış, bu Balkanlar üzerinde bir araştırma grubunda yer almak istemiş, İlber de ona demiş ki 'Balkan dillerinden herhangi birini biliyor musun?', 'bilmiyorum' deyince 'bana vaktimi kaybettirme' demiş.
- Çok haklı, İlber'in görüşü şu, bir araştırma yapacaksan o araştırmanın dilini bileceksin öbür türlü araştırma yapamazsın, çeviri yaparsın. O yüzden de adam kin kusuyor İlber'e neler yazmış, sen kimsin? İlber'e sallayanlara baktığınız zaman herhangi bir eseri yok, iz bırakacak en ufak bir şeyi yok.
- Bunlar kalkıp İlber'e bugün laf ediyor, o kadar ağrıma gidiyor ki. İlber bugün dünyanın saygı duyduğu bir adam. Kraliçe Elizabeth geldiğinde, kraliçeyi Türkiye'de gezdiren İlber'di.
- İlber'e şimdi tarihçi diyorlar. İlber tarihçi falan değil, milyon özelliğinden bir tanesi. İlber bir kültür adamıydı, alim dediklerindendi.
Bir hocam şöyle söylemişti: “Sûreler bir insanın ihtiyaçlarına göre indirilen 114 ilahî müdahaledir” Yani insan hangi sıkıntıya düşmüşse, onun ilacı Kur’an’da vardır. Bu sözün ışığında, 114 sûrenin hangi hâlde, hangi ihtiyaçta okunması gerektiğini derledim. Umarım faydalı olur.
Kur’an’da psikolojiye dair çok dikkat çekici ayetler var. İnsanın ruhunu, korkularını, umutlarını ve sabır sınavlarını öyle incelikle anlatıyor ki modern psikoloji kitaplarıyla kıyaslayınca insan hayrete düşüyor. Birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.
#SelinİçinOnay – Hayat Beklemez
Selin…
37 yaşında, 3 çocuk annesi.
Hipoksik beyin hasarı sonrası hayata yeniden tutunmaya çalışıyor.
22 ayın sonunda artık konuşmaya, katı gıda yemeye, sevdiklerinin sesine gülümsemeye başladı…
Bugün Selin’in ihtiyacı olan bir tedavi var:
Exosome (Eksozom) Tedavisi
Beynin iyileşme kapasitesini artıran, hücre onarımını destekleyen bir seçenek…
📍Biz bu tedavi için 1 Aydır Sağlık Bakanlığı onayı bekliyoruz.
Zaman bizim için her şey…
📌 Her geçen gün beyin hücreleri için geri dönülmez kayıplar demek.
📌 Selin’in yürüyebilmesi, konuşabilmesi, çocuklarına “anne” diyebilmesi için bu tedaviye şimdi ihtiyacı var!
Bu süreç tek başımıza değil, bizim büyük ailemizle hızlanacak.
Sizlerin desteğine ihtiyacımız var.
👇 Tek yapmanız gereken:
Bu gönderiyi paylaşmak ve @saglikbakanligi hesabını etiketlemek.
“#SelinİçinOnay” diyerek sesimizi duyurmamıza yardımcı olun.
Çünkü Selin’in umudu yalnızca bizim değil…
Hepimizin umudu.
Hayat beklemez.
Selin’e nefes olun, ışık olun.
Bir çocuğun annesine kavuşmasına destek olun. 🌿✨
Öncelikle, birilerini rahatsız ettiğim için özür dilemiyorum… Çünkü bunun benim işim olmadığını da, sayfamla birebir alakalı olmadığını da biliyorum. Keşke herkes görevini yapsa da Rojin bugün derste olsaydı. Ama maalesef bu ülkede olan bitenden artık her vatandaş sorumlu. Ateş sadece düştüğü yeri değil, vicdanı olan herkesin kalbini yakar. Ben artık yanmak istemiyorum, bu güzel babanın da canının yeniden yanmasını istemiyorum. Kimsenin canı yanmasın…
Ve bu olay çözülene kadar sizi birçok kez rahatsız edeceğim; kusuruma bakabilirsiniz.
Öğretmenler Günün kutlu olsun sevgili Rojin…
Her zaman kalbimizdesin.
Senin de Öğretmenler Günün kutlu olsun Nizamettin Baba…
Koca bir ülkeye baba olmak ne demek, hepimize gösterdiğiniz için…
#rojinicinadalet #rojinkabaişiçinadalet
Rojin Kabaiş’in babası: Eşim ile Rojin’in okuduğu okula gittik. Bir öğrenci yanımıza geldi. ‘Biz konuşursak bizi okuldan atarlar sorguya çekerler’ dedi. Rektör tembihlemiş.
insanlar çocuğunun kaybetmenin neye tekabül ettiğini tam olarak kafalarında oturtamıyorlar. çünkü milletin çocuğu yok. anne, baba, kardeş, sevgili ölümünden çok daha farklıdır. kayıpların en acı verenidir.
acı dediğimiz; genetik yatırımın kaybına verilen nöropsikolojik tepkidir.
çocuğunuzun ölmesi demek;
-geleceğe aktardığınız genetik hattın kesilmesi demek.
-yıllarca yatırım yaptığınız (besleme, koruma, öğretme) enerjinin boşa gitmesi demek.
beyniniz bunu “genetik soyun ani kesilmesi” olarak algılar. bir çeşit ölüm yani.
bunun biyolojik anlamı şudur; eğer ölümünüzü ve ölümünüzden sonrasını gerçek hayatta tecrübe edebilseydiniz bu acı en çok neye benzerdi?
cevap: çocuğunuzun kaybında duyduğunuz acıya.
anlayacağınız yaşadığı şey hiç kolay bir şey değil. bu kadın yaşarken ölüyor. bir insanın yaşayıp yaşayabileceği en büyük acıyı çekiyor. bu sebeple yorumlarınızı lütfen özenle seçin, rica ediyorum.
Perişan ailenin hali ortada. Yine de metanetlerini korudular. Nihayetinde anne dayanamadı; bu kadar acının ortasında soğukkanlı kalmak kolay değil.
Karşımızda hem suçlu hem de küstah bir tavırla davranan bir topluluk var. Neye, kime güvendikleri belli değil. Ama bir şey dikkatimi çekti; Türkiye’de hâlâ sesini yükselten, adalet isteyen, iyi ve vicdanlı bir kitle var.
Geçen haftalarda şöyle demiştim: İnşallah dava, anne ve babanın acısını dindiremese de, en azından kamu vicdanına seslenen adil bir kararla sonuçlanır. Çünkü bu dava sadece bir ailenin değil, toplumun adalet duygusunun da sınavıdır.
Maalesef bu gerçekleşmedi. Minguzzi ailesinin avukatı Ersan Barkın; "4 tane sanığın, Minguzzi’nin etrafını nasıl sardığını mahkemeye sunmuş olmamıza rağmen, 2 sanık delil yetersizliği nedeniyle tahliye edildi." diyor. Dava henüz bitmedi. Takipçisi olacağız.