Deniz Göktaş'ın, mesleğini icra ettiği için başına gelenlere, herkesten önce, aynı mesleğin erbapları itiraz etmeliydi. Ancak artık susmak karın doyuruyor bu tepelerde.
Ve bu genç adama gösterilen refleks ve haksız muamelenin; kadınları, çocukları, hayvanları katledenlere, hırsızlara, arsızlara gösterilmesini diliyor insan bir nefeste.
Halbuki yüksek zekasına, cesaretine, iyi yetişmişliğine şapka çıkaracağımız gençlerin sayısı o kadar azaldı ki memlekette.
Ve kopan her vaveylada hiçbir şey olmuyor gibi Aladağ'dan serin yaşayanlara, kafasını gömenlere, ekmeğim kesilmesin, ayranım dökülmesin kaygısıyla üç maymunu oynayanlara da gelecek sıra. Ki emin olunuz; hikâyenin sonunda, ummadıkları kadar büyük olacak kayıpları da...
Her alanda, sen gibi düşünmeyene, istediğin gibi davranmayana, aynın olmayana yerli yersiz, mütemadiyen saldırma hâli ancak ve ancak başarısızlık sürecini uzatır. Sanatta, siyasette, sporda. Her yerde... Bir diğerini eksiltmeye uğraşmanın fayda sağladığı görülmemiştir. Başarıyı bütüncüllük getirir. Sakinlemeyi, yavaşlamayı reddeden herkes için hayat diye bir balyoz hazır bekliyor kapıda.
Ayrıca 58. Sayımızın eline ulaşmadığı kişiler de bize yazarsa, onların gönderimlerini eski koşullardan yapacağımızı da belirtelim.
İyi günler dileklerimizl
@oguzkaganaydos@zeynepebla @fazilet_kirtay @naciyeyalcin295 @nagihanborlutuzun @dilekbayram50 @mermaid.arii
@deniz_a.tuzun
Şu rezaleti savunanları neden ciddiye alamam biliyor musunuz?
Bir insanı, attığı tiviti bahane edip, hukuken hiçbir yaptırımı olamamasına rağmen hapse atıyorsanız, hukuktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Anayasaya göre serbest kalması gereken insanları tutsak edip Anayasayı çiğnerseniz, Anayasanın öneminden bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Kul hakkına girip, çalana çırpana, gasp edene, çökene “bizdendir” deyip susarsanız, dinden, imandan, ahlaktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Sabah programlarında grup yapan dayılar, kayınvalidesine atlayan damatlar, eşini zehirleyip ele kaçanlar kol gezerken, eteğin boyundan, makyajın tonundan bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Cümle kuramayan yazarlar, bebek öldüren doktorlar, torpille atanan yeğenler, sahte diplomalı mühendisler varken yarını hedefleyemezsiniz . Ciddiye alamam.
Yazılı kuralları vardır hukukun. Kafanıza göre kural ekleyemez, işinize geldiği gibi şekillendirip, adına “adalet” diyemezsiniz. Derseniz ciddiye alamam.
Ardına saklandığınız tüm değerleri çıkarlarınız uğruna yok etmek üzeresiniz. Şeffaf duvarlar ardında, gizleniyoruz zannettiniz. Yanlışsınız! Elbette yanlışınıza “yanlış” diyeni susturur, sindirir, hapsedebilirsiniz! Ancak dünün tarihini nasıl değiştiremediyseniz, yarının kitaplarına da “haklı” geçmeyeceksiniz. Kendi yazdığınız kitaplara elbette geçersiniz, ama ciddiye alamam.
Sokakta dayak yiyen gençler, hakkını arayan ablalar, abiler, kardeşler, 70 yaşında ekmek derdine düşmüş dedeler, neneler! Halk işte. Değil derseniz, ciddiye alamam.
Her şey Türkiye için diyorsunuz. Biz Türkiye değil miyiz? Milletin refahı için diyorsunuz, biz millet değil miyiz? “Öyleyiz” derseniz, ciddiye alamam.
Yıkıldıysa Cumhuriyet bilelim. Geçersizse hukuk bilelim. Korkulmuyorsa Allah’tan bilelim. Aksi taktirde, her birini haksızca ağzınıza alıp, kimseden susmasını bekleyemezsiniz. Beklerseniz, ciddiye alamam.
Uzun zamandır heyecanla beklediğimiz gün yaklaşıyor.
Sevgili editörüm, kıymetli hocam Aysel KARACA ile SUS PUS GRİ’yi konuşacağımız söyleşimize ve imza etkinliğimize tüm dostlarımızı bekliyoruz.
11 Mayıs 2025, Pazar
Saat: 14.00
Suadiye Penguen Kitabevi
Yks deki sıralamayı da etkileyecek bu değişiklik . Türkiye’de hiç okumayacak çocuklar okumak isteyenin sırasını meşgul edecek . Adil değil .boş kalan bölümler onları bekleyen öğrenciler için #yökdenklikadalet
Armut ile elma toplanmaz diye ilkokulda öğretirdi öğretmenlerimiz bu yeni yönetmelik bu toplamı yaptı bize önce farklı eğitim şekilkerine baştan karar verildi şimdi hooop hepsi aynı sınava...Yine yaptım oldu durumu #YÖKdenklikadalet