Bir öğretmen köşede sessizce oturan utangaç çocuktan bir kağıt parçası seçmesini ve eğer kağıt boş çıkarsa, tüm sınıfın oyun oynamak için dışarı çıkabileceğini söylemiş.
Ama öğrencilerin bilmediği şey, zaten her kağıdın boş olduğuymuş;
İyiyi geçtik, normal haberlere uyanacağımız sabahları arzuluyoruz artık. Kötüyü de geçtik, en azından daha kötü bir gündeme uyanmamayı umuyoruz. Farkında mısınız? Uyurken değil, artık resmen uyanıkken kabus görüyoruz. İhmal yine yarınımızdan bir parça kopardı. Altına birçok farklı yorum, üzerine birçok farklı başlık konacak. Oysa bu olayın başlığı tektir. İHMAL! Ayrıca asansörün kaç kişilik olduğuyla ilgili de çok başlık atılmış. 15 kişilikmiş, 16 kişi binmiş vs. 15 kişilik asansör, 16. kişi binerse düşmez. Oraya yazılan maksimum ağırlık asıl limit değildir, payı vardır, kalanı önlemdir. Limit bile olsa emniyet kilitleri, ağırlık uyarıları… Asansör sistemi basit, düşürmek ise kolay değildir. Düşüyorsa sebebi bakımsız olmasıdır. Yetkililerin eylül ayında asansörlere bakım yapıldı açıklamasını okudum az evvel. Bu durumda bakımı yapan şirket ve kişiler ağır bir suç işlemiştir. Ayrıca maalesef bakım yapıldı dense dahi devam eden şikayetleri ciddiye almayan yetkililer de aynı suça ortaklık etmişlerdir. Memlekette gençlerin sorumluluğunu üstlenen her kuruma ayağını denk aldıracak bir ceza elzemdir. Adalet neferlerimiz, büyüklerimiz, elbette o gencecik yavrumuzu geri getiremeyeceksiniz. Ancak ihmale kurban verdiğimiz son can olmasını sağlamak için, bu kurumlara ve çalışanlarına, sorumluluğun ne kadar ciddi bir görev olduğunu hatırlatarak, ihmale karışan her isme ağır bir bedel ödetmelisiniz.
Davranışa yansımayan hiçbir şeye en ufak inancım kalmadı artık. Bana dünyanın en güzel cümleleri de kurulsa ben karşımda ne gördüğüme bakıyorum. Çünkü hiç yanıltmadı.
Arkadaşlar bazı kavgalar çıkmak zorunda, bazı vedalar olmak zorunda, herkesi idare edemeyiz, herkesi biz kurtaramayız bazı insanlar geçmişe bırakılmak zorunda