"Sana ... yapanı hayatından çıkar" diyen egoist kişisel gelişim buyrukçuluğu.
"5 adımda kendinin en iyi versiyonu ol"culuk.
"Her halimle her hatamla ben muhteşemim"cilik. Canım kendimcilik.
"Yalnız değil tekim"cilik.
Evet muhteşemiz. Hatamız, kusurumuz yok. Bizi yıllardır aynı yerde debeleyip duran kısır döngülerimiz yok. Bizi ufacık olsun eleştiren herkes bizi manipüle eden, kıskanan, narsisist, korkunç insanlar. Bütün karnelerimiz çok iyi. Aferin hepimize.
Bu her şeyi, her şeyi olumlayan, güzelleyen popüler kişisel gelişim söylemi, hepimizi iyice zehirliyor, yalnızlaştırıyor ve kimseyi iyileştirmiyor farkında mısınız?
Çünkü hayatın böylesi bir matematiği yok.
Yaşamın estetiği, olağan dışılığı, saçmalığı var.
Bazen en yüksek bilgeliği bir kalp sızısı öğretir.
Bazen bir aşk acısından ruhunuz hür bir gökyüzünde kanat çırpmaya cesaret eder.
Bazen en olmadık insandan, yıllarca aradığınız o cevabı duyarsınız.
Bazen ruhunuz acır, o acıdan sanat doğar.
Bazen rezil bir dibe vuruş anından, büyük bir hatadan şahsiyetinizin inşası başlar.
Yaşamın estetiği, yaşamın bilgeliği formüle edilemez çünkü.
Yaşama hedef/performans/başarı odaklı bakan tipler Steve Jobs tarzı "yaşamın estetiği"ni ıslalayan tipleri hatırlatıyor.
Zamanı, kendini, potansiyelini en verimli şekilde kullanmak elbette mühim. Ama hayat bazen saçmadır. Hayat bazen yenilgidir.
Çünkü hayat böyle muhteşemdir.
Her şeyini güzelleyen, olumlayan insan tekâmül e-de-mez. Ölçüsüz özşefkat zehirliyor.
Bazen "hata ettim, saçmaladım, kendimi kandırdım" sert yüzleşmesi de lazım insana. Sayısız hatası, kusuru olan biriyim ben de. Her şeyimi güzelleyerek değil yüzleşerek ilerliyorum kendi adıma. Çünkü acısız, yüzleşmesiz derinlik, dönüşüm ve şifa yok.
"En çok vakit geçirdiğin 5 insanın ortalamasısın"cılık.
"Sana ... yapanı hayatından çıkar" diyen egoist kişisel gelişim buyrukçuluğu.
"5 adımda kendinin en iyi versiyonu ol"culuk.
Canım kendimcilik.
Hayatın böylesi bir matematiği yok. Yaşamın estetiği, olağan dışılığı, saçmalığı var.
Bazen en yüksek bilgeliği bir kalp sızısı öğretir.
Bazen bir aşk acısından ruhunuz hür bir gökyüzünde kanat çırpmaya cesaret eder.
Bazen en olmadık insandan, yıllarca aradığınız o cevabı duyarsınız.
Bazen ruhunuz acır, o acıdan sanat doğar.
Bazen rezil bir dibe vuruş anından, büyük bir hatadan şahsiyetinizin inşası başlar.
Yaşamın estetiği, yaşamın bilgeliği formüle edilemez çünkü.
Yaşama hedef/performans/başarı odaklı bakan tipler Steve Jobs tarzı "yaşamın estetiği"ni ıslalayan tipleri hatırlatıyor.
Zamanı, kendini, potansiyelini en verimli şekilde kullanmak elbette mühim. Ama hayat bazen saçmadır. Hayat bazen yenilgidir.
Çünkü hayat böyle muhteşemdir.
kötü bir döneminde seni en az üç kez yoklamamış insanlara artık senin de vakit ayırmaman gerektiğini anlamak. hem de iç aleminde ne şekilde sevgi beslediğinden bağımsız.