Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hayal kırıklığını şöyle betimlemesi çok hoşuma gidiyor "hiç kimse yıldız olarak kalamıyordu. muhakkak hayalimizdeki yerinden inecek, herkese benzeyecekti."
Bazen kusura bakmak lazım, darılmak lazım susmak yerine. Konuşmak lazım içine atmadan ve devam ediyorsa bazı kapıları kapatmak lazım. Çünkü sorun çıkmasın diye tolerans gösterdiğiniz her saygısızlık, hadsizliğin cüretini arttırır.
Son zamanlarda okuduğum en muhteşem yazı:
'Aniden olmadı, birikti. Yavaş yavaş doldu, sonunda taştı. Bugün attığım üç beş adım yormadı beni, dün yürüdüğüm kilometrelerce yol nefesimi kesti. Aniden bitmedi, bıçakla kesilmedi; birikti. Doldum, taşıyorum artık. Siz sadece taştığımı görebiliyorsunuz. Ben bugün vazgeçmedim.'
vücudun travma tepkisi olarak sürekli uyumaya çalışması çok garip… diyo ki sen hayatta tutmayı beceremiyorsun en azından bayılalım bu hisler geçene kadar