@ozan_blk07 "Hodri meydan diyoruz!!!
Değil kızın ailesinden köyde bile bir tek üyemizin olduğunu ispat etmezseniz alçak ve şerefsizsiniz. "
https://t.co/DBMBa93xWW…
_ Anne nereye gideceğiz?
_ Yürü oğlum Allah'ın arzı geniştir..
....
Kuşların tırnaklarıyla göğün göğsünü yırttığı katliam gecelerinden bir diyalog. Gerçek! Ağlayarak sorulmuş bir çocuk sorusu. Ne zaman yemeğe oturacağız, babam kaçta gelecek gibi olağan soruların içinden çıkıp kanlı bir ummanda öleceğini bilen çocuğa dönüştürdükleri serçeye dünyanın yakıştırdığı soru bu!
Yürü Oğlum Allah'ın Arzı geniştir!
Yürü, say ki hiç kimse yok sadece ikimiz, sana cenneti anlatacağım, yakuttan ağaçları, asmaları, üzümleri, vadileri sana cennetteki Gazzemizi anlatacağım. Ben seni kaybedersem nerede buluşacağımızı anlatacağım, sen beni kaybedersen adın değişecek İsmail olacaksın her çölde vardır bir Hacer, niye ağlıyorsun ben sana senin için kimler ağlıyor onları anlatacağım.
Yürü Oğlum Allah'ın arzı geniştir.
Biz Dünya'nın tek göz odasında Gazze'de yaşıyorduk. Ve senin gözlerini kapatıp görmemeni istediğim her şey oldu. Bilmemeni istediğim bir şeyi de şimdi söylüyorum biz yaşamıyoruz. Müslüman, Dünya'nın üveyidir. Özümüz cennete saklanmış, uğradığımız her yer Dünya'dır öldüğümüz tek yer de Gazze. Herkes sana kardeşim diye haykıracak ama sen sadece seni duyanı hisset. Elimizde taşıdığımız boş kaplar bizden olmayanların tokluğuyla dolu ama biz açız. Buna üzülürüz çünkü biz bir eşiğiz oğlum! Biz acı eşiğiyiz. Seni hissetmeyen kendini de hissetmiyordur. Kardeşin senin nefes almadığını bile bile uyuyorsa sen onun göreceği kabusa üzülürsün çünkü sen Müslümansın. Uyumadan uyanılmaz. Sen, herkes uyuyunca uyursun, onlar herkes ölünce rahatlar.
Yürü oğlum Allah'ın arzı geniştir.
Hızlı yürü oğlum, senin hızlı yürüyüşün sana kardeşim diyenlerin sıratı neden geçemeyeceklerine bir sebeptir. Biz kaçmıyoruz oğlum bunu bil biz Dünya'nın gözüne kaçan bir tozuz toz. Göz yaşartan bir tozuz. O toza yas değil bir su tuttular geçti bitti. Biz baş başayız, belki birazdan vurulacak iki başız, ben senin o küçük o eğilmeyen başına ALLAH'A secde etmeyi öğrettiğim o başına zalim değil, güneş vursun isterdim.
Biz, Uhud'da dişi kırılan peygamberin ağlayan miğferiyiz. Biz kırılan kalbiyiz. Bize en çok o ağladı, titreyen sen değilsin titreyen arş.. Titreyen onun gönlü, senin için titreyen kalpler cennette.. Dünya'yı sevmiyoruz ki biz zaten öyle değil mi.. Gidecek bir yerimiz yok sanma sakın, her yer bir tepedir, Müslüman arkasına bakmaz çünkü hiç kimsenin gelmediğini bilir olsun sen yine de arada bir arkana bak belki cennetten dünyaya senin için kaçan kuşlar ve atlar vardır.
Sana ekmek veremem, su veremem, perdeleri çekip uyku vaktinin geldiğini söyleyemem, sana hiç yalan söylemedim ama bizi avutacak cennete yürüyüşümüzdür.
Yürü oğlum Allah'ın arzı geniştir.
Çölse bizim çölümüz. Allah'ın bize yalnız olmadığımızı söylediği yer burası, Allah'ın bize sizi unutmadım dediği yer burası.. O sesi duyuyorsan Gazze ölmemiştir.
Yürü oğlum Allah'ın Arzı geniştir..
Yaşadığınız mahalle bombalanıyor.
Evlatlarınız yanınızda ve bir arkadaşınız arıyor;”Hastanede paramparça çocuk cesetleri var-pek çoğunun kimliği tespit edilemiyor. Topluca gömülecekler birazdan” diyor.
Sonra ekliyor, ”İstersen çocukların ayaklarına ve kollarına isimlerini yaz, Allah korusun saldırılarda ölürlerse kim oldukları anlaşılır bari”
Telefonu kapatıp evladınızı yanınıza çağırıyorsunuz…
Saçınız beyazlıyor kızınız - oğlunuz yanınıza gelene kadar, 10 saniyede…
Sonra bacaklarına ve kollarına kim olduklarını yazıyorsunuz. Henüz sıcakken tenleri…
Kalemin ucu acıtmasın diye derisini, yumuşakça yazıyorsunuz.
Yavaş yavaş.
Gözlerine bakarak ve koklayarak…
“Allah korusun yavrum ama tedbir işte” diyerek yazıyorsunuz…
Ve işe yarıyor kahrolası zalimliklerin pençesinde, sıkıştığınız bir kentte evladınız için yaptığınız bu son jestiniz.
Gazze’de baba olmak, yazarken teni incinmesin diye sakındığımız evladınızın, buz kesmiş parçalarını toplamakla neticeleniyor.
Acınızla yanıp tutuşuyorsunuz da
ATEŞ
i
KES
e
miyor kimse.
Eğer o torba diye taşıdığınız cüruf kabini kalplerinizde vitrinlik de olsa vicdan kaldıysa ; bu soruyu, oğlunun katledilmekten yorgun bedenini teşhis edememiş Hatice Börü’ye sorarsınız.
Onlar öyle öncüler ki; kim ne derse desin, Allah için duruşunu değiştirmez, hiçbir siyasi yada dünyevi ikbali, hakka tercih etmezler. Günübirlik hesaplarla dava/görev yürütmezler.
Baskılara boyun eğmez, sözlerini söyler, gereğini yaparlar.
Şeyh Ahmed Yasin duruşuna selam olsun
Her #KurbanBayramı'nda aklımıza; ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtırken şehit edilen #YasinBörü geliyor.
Senin de bayramın mübarek olsun kardeşim.
Unutulmayacaksın!
Çağın mazlumlarından Muhammed Mursi, Mısır'da mahkeme salonunda şehadet şerbetini içti...
Dünyasını karartan zalimlerin, hem dünyalarını hem ahiretlerini karartmak için Mevlasına yürüdü.
Şehadetin mübarek olsun güzel insan...
Buna sebep olanların iki yakası bir araya gelmesin...