Zaten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da hukuka uygun kararlar almasıyla bilinir… Niyet okuyuculuğu hukukunu reddediyoruz.
İlgilisine, hukuki incelememiz:
Manifest grubunu eleştirmeniz, sevmemeniz, seslerini iyi bulmamanız oldukça normal. Mesele bu değil.
Dün gece “sabaha soruşturma açılacak” başlıklı bir yazı kaleme almış, ancak bir ihtimal verip taslaklara kaldırmıştık. Bugün soruşturma açıldığını gördük. Meseleyi hukuk çerçevesinde takdirinize sunacağız.
Öncelikle, bu konserin yapılacağını devlet kademelerindeki herkes biliyordu. Organizasyon, mülki idareden izin alınarak gerçekleştirildi. Yani devletin onayladığı, güvenlik tedbirleri alınmış, +18 ibaresiyle sınırlandırılmış bir etkinlikti. Devletin kendi izniyle gerçekleşen bir konseri, sonradan “hayasızca hareketler” veya “teşhircilik” suçlamasıyla hedef alması, hukuk devleti ilkesine ve idarenin kendi işlemine bağlı kalma zorunluluğuna aykırı bir çelişkidir. Zira hukuk devleti, idarenin öngörülebilir ve çelişkisiz hareket etmesini zorunlu kılar.
Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesinde düzenlenen “hayasızca hareketler” suçu, kamusal alanda toplumun genel ahlakını rencide edici fiilleri hedefler. Yargıtay içtihatlarında da bu suçun unsurları, herkesin görebileceği, kamusal alanda işlenmesiyle ilişkilendirilmiştir.
Oysa bilet alarak, kendi iradesiyle girilen, +18 sınırlandırması bulunan bir konser salonunda, “kamunun genel ahlakı” kavramının tatbik edilmesi mümkün değildir. Burada söz konusu olan durum, özel rızaya dayalı bir katılım çerçevesinde gerçekleşmektedir.
Anayasa’nın 27. maddesi bilim ve sanat hürriyetini, 64. maddesi ise devletin sanatı ve sanatçıyı koruma yükümlülüğünü düzenler.
Bunun yanında 26. madde, ifade özgürlüğünü anayasal güvence altına alır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları da, sanatın rahatsız edici, şok edici veya provokatif olabileceğini; bu sebeplerle yasaklanamayacağını, ancak müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü olması halinde meşru görülebileceğini belirtir.
Dolayısıyla, beğenilmeyen bir sahne performansının cezai soruşturma konusu yapılması, ifade ve sanat özgürlüğüne ölçüsüz bir müdahaledir.
Bu müdahale hukuki değil, daha çok siyasal saiklerle ve belli kesimlere yaranma motivasyonuyla hareket edildiğini göstermektedir.
Ayrıca bu yaklaşım, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesini ortadan kaldırır. Sanatçılar hangi performansın serbest, hangisinin suç sayılacağını bilemez hale gelir. Bu durum, keyfîlik, sansür ve otosansür risklerini beraberinde getirir. Neticede cezai soruşturma tehdidi, sanat alanında özgür üretimi değil, korku iklimini hakim kılar.
Bu soruşturmadan bir şey çıkmayacaktır ancak alınan her kararda “iyi oldu” denilecekse, yarın o kararın öznesi haline gelmek de pek uzak değil.
Sevgiler.
Avukat Selçuk Kozağaçlı yeniden tutuklanarak Silivri Hapishanesine gönderildi. Devrimci avukatlar onurumuzdur! Pespaye kararlarınızı tanımıyoruz. Tüm arkadaşlarımızı alacağız, biz kazanacağız!
🚨#SONDAKİKA: İstanbul başta olmak üzere birçok ilde lise öğretmenleri açığa alınıyor
İstanbul başta olmak üzere birçok ilde 30’dan fazla köklü liseye yönetici ve öğretmen atamaları yapılarak muhalif öğretmenler açığa alındığı ihbar hattımıza ulaştı.
-Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi: 35 öğretmen
-Küçükçekmece Gazi Anadolu Lisesi: 14 öğretmen
-Florya Tevfik Ercan Anadolu Lisesi: 14 öğretmen
-Eyüp Anadolu Lisesi: 8 öğretmen
-Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi: 30’dan fazla öğretmen
-Süleyman Nazif Anadolu Lisesi: 30’dan fazla öğretmen
-Bahçelievler Anadolu Lisesi: 5 öğretmen
-Atakent Anadolu Lisesi: 1 öğretmen
-Samandağ Atatürk Anadolu Lisesi: 6 öğretmen
-Trabzon Sosyal Bilimler Lisesi: Sayı net değil
-İstanbul Sosyal Bilimler Lisesi: Sayı net değil
-Şehremini Anadolu Lisesi: Sayı net değil
-Burak Bora Anadolu Lisesi: Sayı net değil
-Kabataş Erkek Lisesi: Sayı net değil
-Ankara Atatürk Lisesi: Sayı net değil
-İstanbul Atatürk Lisesi: Sayı net değil
-İzmir Atatürk Lisesi: Sayı net değil
-Adile Mermerci Anadolu Lisesi: Sayı net değil
-Hasan Polatkan Anadolu Lisesi: Sayı net değil
-Dr. Vasıf Topçu Fen Lisesi: Sayı net değil
-Pertevniyal Lisesi: Sayı net değil
📣Bu tweetin altına sizler de haber aldığınız okullar ve öğretmenleri yazabilirsiniz.
Gösterilere katılanların birçoğu 2911 Sayılı Kanun’un 32/1. Maddesi uyarınca tutuklandı.
Anayasal hakkın kullanılmasının suç olarak görülmesini bir kenara bırakıyorum; alt sınırı 6 ay hapis cezası olan, ceza alsa bile ertelenecek bir suçtan tutuklama kararı verilmesi rezalettir ve bir gözdağıdır.
Bu kararı vererek insanların geleceğine hukuka aykırı olarak şerh düşen kişilerle aynı sıralardan geçtiğimiz için utanıyoruz.
Şu halkı anlamıyorsunuz, halka üstten bakıyorsunuz muhabbetinden o kadar sıkıldım ki. Her şeyden önce hayırdır siz halksınız da biz neyiz yani. Halk olmak da mı sizin tekelinizde. Hadi biz öyleyiz böyleyiz ya siz bu halkın yarısının canı okunurken ne yaptınız neye ses çıkardınız.
Utanmazsiniz siz hicbi seyden, Ataturk’un partisini rahat birakinmis ne agir bi cumleyi ne kolay soyluyosun ya. HER ZAMAN DIYORUM BUNU SORABILME GUCU VERDI O ADAM SANA ERDOGAN’A SORSANA BU SEKILDE HADI (siyasi icerikli son tweetimdi 30 yasinda siyaseti birakiyorum hoscakalin)