Ey Güzel Sevgili! Ey İNSAN Güzeli! SEN Güzelliğinle KENDİNİ örtüp gizlenmişsin!
Allah Güzeldir Güzeli Sever!
SEN Allah İsmini KENDİNE Ayna yaparken, perde de etmişsin!
GERÇEKTE
FREKANS YAPI OLAN İNSAN BEDENİ
GÜN GELECEK
FREKANS TEDAVİYLE HASTALIKLARINDAN KURTULACAK GELECEKTE
DİYE YAZMIŞTIM
ÇOK YILLAR ÖNCE.
7-8 yıldır da kendi üzerimde uygulamaktayım!
İLMİ DEĞERİ 1450 sene sonra anlaşılmaya başlanan muhteşem bilgileri açığa çıkaran MUHTEŞEM BEYİN RESÛLULLAH’IN DEĞERLENDİRENLERİNDEN OLMAK NASİBOLA BİZE!
Ne mutlu bize ki, 1450 sene önce KUANTUM İLMİNİ AÇIKLAYAN İHLÂS Suresini “OKU”mak şerefine erdik!
ŞÜKÜR ELHAMDULİLLAH !
İKİ VİDEO;
-Biri @evrimagaci 'ndan,
👉https://t.co/GajRUa5YXQ
-Diğeri @AhmedHulusi 'den,
👉https://t.co/uDZBAL5m2w
Çok çok özet bi şekilde söylemek gerekirse, beyini et-beyin ve bedeni de et-kemik beden kabul ederek yola çıkarsa insan, yani sadece atom-üstü madde yani hücresel bir yapı olarak kendini kabul ederse, sonsuz sınırsız bir frekans okyanusu olan EVRENİ ve KENDİNİ asla TANI'yamaz!
Oysa Beyin KUANTUM BEYİN'dir yani Evrenin tüm katmanları boyutları BEYİNDE aynıyla mevcuttur✅️
Dolayısıyla, katman(!)katman yani boyutsal olarak oluşmuş Evren gibi, BEYİN yani İNSAN da aynı şekilde varolmuştur! Hâl böyleyken, İNSAN'ın katman(!)larından bir katman olan et (hücre) göze ve kendinin bir beden ve de evrenden ayrı bağımsız bir birim olduğu zannıyla EVREN'i ve KENDİNİ TANI'maya çalışması muhaldir!
İNAN yani KUANTUM BEYİN, tüm boyut ve katmalarıyla OLAYA yönlenmeli, hatta boyut(!)katman kavramından da SOYUT'lanarak✅️
“BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİYM” i söyleyebilmek için ne gerek? Üzerinde düşünelim mi?
Öncelikle kişinin, “LA İLAHE İLLALLAH” diyebilmesi gerekir!
Hatırlayalım ki, doğruluğu tartışmasız olan bir hadiste şöyle vurgulanmaktadır bir gerçek:
“MEN KALE LA İLAHE İLLALLAH FEKAD DEHALE CENNE!” Anlamı, KİM ANLAMINI DÜŞÜNEREK VE BÖYLE OLDUĞUNU HİSSEDEREK YANI SIRA BİR İLAH OLMADAN SADECE ALLAH OLDUĞUNU BİLEREK YAŞARSA CENNETE DAHİL OLUR!
Kurân’da geçen ‘kul&kale’ ifadeleri, papağanın demesi gibi ezberleneni tekrar anlamına gelmez! “DÜŞÜN, ANLA, KAVRA VE TASDİK EDİP DİLLENDİR” anlamınadır ‘kul’ kelimesi.
Bunu açıkladıktan sonra gelelim konunun hassas yanına… “İHLÂS” Sûresine…
“İHLÂS” Sûresine İMAN etmemiş olanın İMANI YOKTUR!
KELİMEİ TEVHİDDE İFADE EDİLEN “illa ALLAH”ın açıklaması “İHLÂS” sûresidir. İSMİ “Allah” olanın tarifi tanımı bu Surededir ki, bu tanımı kavrayıp, tasdik etmemiş olanın “ALLAH” imanından söz edilemez!
Nasıl başlıyor “İhlâs” Sûresi.. ‘KUL” yani, düşün, anla, kavra, hisset ve sonra dillendir ki…
1. Allah “AHAD” dır;
2. Allah “SAMED”dir;
3. Doğurmamış, doğurulmamıştır!
Şimdi bu üç tanımı iyi irdeleyelim..
Her yöne veya boyuta sonu olmaksızın bir TEK ten sözeden AHAD!
Ne içine bir şey girmesinden ne de içinden bir şey çıkmasından söz edilemeyen “SOM TEKİLLİK” anlamında “SAMED”! (Samed’in bu açıklaması GAZALÎ’ye aittir.)
DOĞURMAMIŞ VE DOĞURULMAMIŞ metaforu O TEK’in kendinden ayrı bir şey meydana gelmediğini ve dahi onu da bir meydana getiren olmadığını vurgular!
İsmi “ALLAH” olanın tanımı böyle bildirildiğine göre…
GERÇEKTEN BU TANIMLAMAYA İMAN EDİYOR MUSUNUZ?
Eğer olay bu ise, yaşam ve yaşamınız nedir? Nelerin kavgasını yaparak yaşamınızı yangın yeri yapıyorsunuz?
Neyse, konuyu dağıtmayayım…
Bu gerçeğe iman ettiğinizi kabul ederek, ANCAK İHLÂS SURESİNE İMAN ETMİŞLERİN DİLLENDİREBİLECEĞİ “BESMELE” ye gelelim…
“B”, “İSMİ”, “ALLAH”…
“B” HARFİ bizim müşahedemize göre, İHLAS SURESİNİN İŞARET ETTİĞİ ANLAM VE HAKİKATE İŞARET EDEN ŞİFRE HARFTİR! “HAKİKATİM,ORİJİNİM İHLAS SURESİNİN VURGULADIĞI GERÇEKLİKTİR Kİ; ben yoktan varolmuş yok olan bir varlığım; sadece ALLAH var, anlamındadır.
Buna şehadet eden, içselliğinde ve dışsallığında “ALLAH” tan gayrı olmadığına şehadet eder ki, gene şehadet eden de “ŞEHİDALLAHU….” Âyetinde anlatılan haldir!
Kısaca anlatmak gerekirse, “besmeleyi” okuduğunda sen yokluğunu yaşarsın, dillendiren, yaratan Allah olur!
Yaşamı İHLAS olanın dili de besmele olur!
Galiba ipin ucu kaçtı!
Estağfirullah!
(NOT: önce kelimei tevhid bildirilmiştir, sonra İhlâs suresi, sonra da Besmele)
8.7.2026
İMAN DA, AŞK DA ARAÇTIR, AMAÇ DEĞİL!
İMAN DA, AŞK DA HAKİKATIN OLAN ALLAH İNDİNDE “HİÇ”liğini fark edip, hissetmen için ARAÇTIR! Bunlar hep METAFORDUR!
İMAN SANA CENNET YAŞAMINI GETİRİR, AŞK SENİ CEHENNEMİNDEN ÇIKARTIR.
“HİÇ”liğini hissetmen ise “BÂKİY OLAN ALLAH’tır” seyrini açığa çıkartır; zamansız, mekânsız!
“ALLAH DE, ÖTESİNİ BIRAK! Bırak onları yaratıldıkları işlev üzere oyalanmaya devam etsinler”!
Bu HAKİKATI DİLLENDİREN RESÛLULLAH NE MUHTEŞEM BİR ZÂHİR OLUŞTUR!
AHMED HULÛSİ
ÇOK BASİT ANLATAYIM HERKES İÇİN…
“ALLAH İSTEMEDİKÇE SİZ İSTEYEMEZSİNİZ!”
Yani, ‘Allah istediği içindir ki siz istersiniz’ !
BU Âyet bir realiteye işaret ediyorsa; Allah neye göre ister?
Bu ayette kullanılan “ALLAH” ismi, kuantum beyninizdeki tüm özelliklere atıf yapar. Yani, her şeyi yaratacak sınırsız potansiyele (esma özelliklerine) işaret eder.
Öyle ise, “ALLAH’IN İSTEMESİ” neye bağlıdır?
Herkeste, her birimde geçerli olan bu sistem neye GÖRE ÇALIŞMAKTADIR?
“ALLAH”ın, sınırsız potansiyelindeki BİR ÖZELLİĞİ, DUANA İCABET için kullanmayı İSTEMESİ NEYE BAĞLIDIR?
KONUNUN PÜF NOKTASI, O ANA KADAR BİLGİ TABANINA GİRMİŞ OLAN BİLGİLERDİR.
Beyin, Her an, bilgi tabanına ulaşmış bilgileri analiz ve sentez yaparak, an içinde bunun sonucunu yaratır. Bu sonuc bir sonraki an için fıtrî DUANDIR!
YA İÇİNDEN GELEN DUAN? O da gene o ana kadar veri tabanına girmiş bilgilere göre, “ALLAH”ın sende yarattığı İSTEKTİR. Bu durum ALLAH’ın İSTEMESİ olarak anlatılmıştır.
Yani bilgi tabanına hangi bilgiler sürekli giriyorsa, ona göre isteğin oluşur; ki bu durum da Allah’ın istemesiyle bağdaştırılır.
Muhatap olduğun giren bilgiler beşeriyetinle ilgiliyse, otomatikman DUAN, İSTEKLERİN DE O YOLDA OLUŞUR.. Aynı şekilde, veri tabanındaki bilgiler hakikatını hissedip yaşamaya yönlendiriyorsa, DUAN ve isteğin de o olur ki, bu isteği sende açığa çıkaran da ALLAH OLUR!
KİMLERLE OTURUP KALKARSAN, ONLARDAN GELEN BİLGİ, VERİ TABANINI DOLDURUR; İSTEĞİN/DUAN ONLAR GİBİ OLMAK ŞEKLİNDE GERÇEKLEŞİR.
Daima, gelen bilgi yaratıcı potansiyele ulaşır; ona göre de, sonraki aşamanın isteği meydana gelerek, ‘şöyle istiyorum’ dersin. Böylece, ona göre Allah istetmiş, sen de istemiş olursun!
İbni Arabi’nin, “Allah mecburdur” demesinin arkasındaki sistem de bu açıklama çalıştığım döngüdür!
GİREN BİLGİ, SONUCUNUN YARATILMASINI MECBUR KILAR!
Müşahedemiz budur!
29.6.2026
KURÂN “BEYİN” demiyor ama…
Biz tutturmuşuz, BEYİN DE BEYİN, diyoruz!
Eleştiriyorlar bu yüzden.
“HALA AKLINIZI KULLANMAYACAK MISINIZ” derken Kurân, akıl kelimesiyle “BEYİN”e işaret etmiyor da başka bir organdan mı sözediyor?
Yaşamınıza yön veren her düşünce ve davranışınız “BEYİNinizden başka bir organdan mı açığa çıkıyor?
Kesin olarak bilin ki, KENDİNİ TANI cümlesindeki KENDİN, BEYNİNDİR!
“BEN” sözüyle aklından geçen HER ŞEY BEYNİNİN YARATISIDIR! ÇÜNKÜ BEYNİN BARINDIRDIĞI ÖZELLİKLER İTİBARİYLE RABBİN OLARAK BİLDİĞİN ALLAH ESMASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR!
BEYİN YARATIYOR DEDİĞİMİZ ZAMAN, BU RABBİN YARATIYOR CÜMLESİYLE AYNI ŞEYİ ANLATIR.
Ne var ki, beyin kelimesini İLİM boyutundan değil, GÖZ sınırlarında değerlendirenler BEYİNİN HAKİKATİNİ KAVRAYAMAZLAR!
“BANA HER ŞEYİN HAKİKATİNİ GÖSTER” duasına devam eden Resûlullah, yaşamdakileri göz boyutundan değil, ilim boyutundan değerlendirmeyi taleb etmiştir.
KUANTUM BEYİN, dedik; gözün algılama sınırlarına GÖRE tanımlamalarının ötesine geçirebilmek için. Maddenin yalnızca göz sınırlamasından kaynaklanan ALGI olup, GERÇEKTE 2D DALGABOYU EVRENDE VAR OLAN BEYİNİN DE BİR DALGABOYU/BİLGİ KOMPOZİSYONU OLDUĞUNU ANLATMAK İÇİN KUANTUM BEYİN TANIMINI KULLANDIK!
Yaşam, her an yeni bir şan alan bilgi kompozisyonundan ibarettir beyin için!
Bilinen BEYİNİN ORİJİNİ OLAN KUANTUM BEYİN, HER AN KENDİNE ULAŞAN BİLGİLERE GÖRE (ister evrenden ister zerrenden) yeni şanını yaratır!
“O HER AN YENİ ŞANDADIR” âyeti ötendeki tanrıdan değil, her an yeni şanda/kompozisyonda olan KUANTUM BEYNİNİN POZİSYONUNDAN sözeder.
Kurân’ ın, geldiği günün sosyal şartlarına göre olan önerilerini bir yana koyarsak, ana işlevi İNSANA HAKİKATİNİ/ORİJİNİNİ HATIRLATMAKTIR!
Bu hatırlamanın sonucu ise “Kaldır kendini aradan, ortaya çıksın Yaradan” işaretine çıkar!
İşte İHLÂS SURESİ de bunu anlatır ki, o yüzden Kurân’ın üçte biri olarak tanımlanmıştır.
İHLÂS SÛRESİ SENİN HAKİKATİNİ SANA FARK ETTİRMEK, KENDİNİ TANIMAN İÇİN BİLDİRİLMİŞTİR!
İster, her an kendine ulaşana/duaya göre yeni bir şan alan, yanısıra “BEN”inin olmayışına bilimsellik açısından bak; ister de, “KUL (anla ve de ki) HU VALLAHU AHAD, ALLAH US SAMED, LEM YELİD VE LEM YULED” de; ulaşacağın son nokta, YALNIZCA VAR OLAN TEK’dir ki, ONDAN GAYRI HİÇ BİR ŞEY YOKTUR!
Gerisi, HER AN YENİ BİR ŞAN DA OLAN TEK’TİR!
HER AN HER NOKTADA ALGILAYAN, ALGILANAN, KENDİNİ SEYREDEN TEK’TİR Kİ; SEN DE O SEYR İÇİNDE SEYRETTİĞİSİN!
İSTEYEBİLİYORSAN, İSTE KENDİNİ TANIMAYI, DUAN OLSUN!
BU BÖYLECEDİR Kİ, SENDEN AÇIĞA ÇIKAN HER ŞEY DUAN OLARAK KUANTUM BEYNİNE/ RABBİNE ULAŞIR VE O DA İCABET EDİP GETİRİSİNİ YAŞATIR.
Rabbim niye vermiyor deme, duan olan düşünce ve davranışlarına bak! GÜNÜN NE KADARINDA BEYNİNDE NELER VAR, NE KADARINA RABBİN
TANIMAYLA MEŞGUL!
“RABBİNE FİRAR ET” uyarısını iyi düşün!
28.6.2026
DUA NİÇİN YAŞAMDAKİ EN ÖNEMLİ ŞEY?
“DUA VE ZİKİR” isimli kitabımızda bu konuya biraz değinmiştim. Burada o konuya önemli bir açıklama yapmak istiyorum.
DİNDE, “RAB” ismiyle işaret edilenin, holografik sistem sonucu, kuantum potansiyelin tüm özelliklerini barındıran KUANTUM BEYİN olduğunu önceki mesajlarımda yazmıştım.
Metaforik DİNSEL anlatımda, beyindeki bu potansiyeldeki özelliklere de “ALLAH ESMÂSI” denildiğine işaret etmiştim.
Dolayısıyla, her insan denilen beyinde bu özellikler tümüyle potansiyel olarak vardır.
“ALLAHA İMAN” denildiğinde, ÖTEDEKİ VEYA İÇİNDEKİ BİR VARLIKTAN DEĞİL; varlığının TÜMÜYLE kendisi olan KUANTUM BEYİN dediğimiz “POTANSİYELİNE İMAN”dan söz edilmektedir!
Sonsuz sınırsız özellikleri barındıran KUANTUM BEYİN/RABBIN, her an, kendisine ulaşan bilgilere GÖRE, O bilgilerin gereğine/icabına/farkındalıklı ya da farkındalıksız DUANA GÖRE, bir an sonranı YARATMAKTADIR!
İşte konunun en incelikli alanı burasıdır…
Oluşmuş bilgi tabanına GÖRE, sonsuz özellikler barındıran kuantum beyinin, AN içinde tüm verileri analiz edip, sonraki ANINI yaratır!
Bu hususa Resulullah, “TAKUNYANIZIN TASMASI DAHİ KOPSA ONUN İÇİN DUA EDİN” diyerek konunun önemine müthiş bir dikkat çekmiştir!
Çünkü yaşadığın her an, önceki andaki farkındalığın kadarıyla yönelişinin/DUANIN sonucu olarak açığa çıkacaktır!
“İLİM ÇİN’DE BİLE OLSA GİDİP ALIN” işareti Resûlullah’ın, her anki açığa çıkışının, İLMİNE GÖRE DUANA dayalı olarak meydana gelmekte olduğu esasına dayanır.
“RABBİM İLMİMİ ARTTIR” âyetiyle işaret edilen de; DUAN İLMİNE GÖRE/KADARDIR, SİSTEMİNE dayalı olan uyarıdır!
Eğer buraya kadar yazdıklarımla muradımı anlatabilmişsem…
ÖNCELİKLE GEREKLİ OLAN, ister RABBIM diye anla ister sonsuz potansiyelli olan KUANTUM BEYNİN diye anla; bu anladığına İMAN ETMEKTİR!
İMAN ETMEKTİR, çünkü akılla bu sistemi zihninde bir tür somutlaştırman mümkün değildir; ancak İMAN EDİLESİ bir konudur. BU YÜZDENDİR Kİ, DİN, AKIL DEĞİL, İMAN ESASINA DAYALI OLARAK ANLATIMIŞ VE ANLATIMLAR METAFOR ÜZERİNE GELİŞMİŞTİR!
İşte eğer sende böyle bir İMAN HALİ/İLMİ açığa çıkıyorsa, bu farkındalıkla ihtiyaç duyduğun her konuda, anında DUA EDERSİN! DUAN OLMAYAN HER ANIN DA İSRAFTIR, BİR BİLEBİLSEN!
YAŞAMIN, FARKINDALIKLI VEYA FARKINDALIKSIZ DUALARINA RABBININ İCABETİNDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR; BİR BİLEBİLSEN!
SELÂMETİN DUANDADIR,
RABBİM, ENTES SELÂM VE MİNKES SELÂM, TEBAREKTE YA ZÜL CELÂLİ VEL İKRAM !
26.6.2026