lisedeki enerjimiz şaka mıydı ya.. 8 saat ders gör, 5 dk teneffüste okulun öbür ucundaki kantine depar at, o sırada aşık ol, ihanete uğra, lise 3 lanetiyle boğuş, ödevlerle mücadele et, biz o dönem insan değilmişiz, yürüyen nükleer reaktörmüşüz. lisedeki halime saygım arttı şuan.
Bu kadar çirkinliğin içinde güzelliğe dair ne varsa beni yatıştırıyor: güzel insan, güzel bakış, güzel tavır, güzel konuşma, güzel sohbet, güzel dostluklar... Ve 'güzel' sıfatıyla uzayacak tonlarca şey.
Şükrediyorum çünkü;
Ailem için, yanımda olan, beni gerçekten gören insanlar için...
İçimde eksilmeyen vicdanım için, farkında olmadan bile beni büyüten dersler için, kapımı sessizce çalmaya devam eden nimetler için, kalbimi incitmeden büyüyebildiğim için...
Kalbim dolu, ruhum sakin...