Ahmet Telli için yazılanlara bakıyorum. Ne güzel böyle uğurlanmak ; sevgiyle hatırlanmak. Hepimiz öleceğiz kuşkusuz ama hepimiz böyle hatırlanmayacağız. O yüzden "Sustuğunuz yerde bir tufan" olmaya çalışınız.
"Hangi dağ efkârlıysa ordayız,
Perişan edilen her şey bizimdir.
Yağmur oluyoruz hangi ırmak kurusa.
Gülüşümüz çocuk,
Adımız eşkiyaya çıkmıştır bizim."
Eşkiyalardan biri daha aramızdan ayrıldı.
İmamoğlu’nun avukatları kürsüdeki kişiyi rezil ediyor şu anda.
Tora Pekin:
“Savunma yapmaktan kaçıyorsunuz dediğiniz müvekkil 9 Mart’ta ilk duruşmada buraya geldi, ifade vereyim dedi.
İlk ben konuşayım dedi. Siz kabul etmediniz. Sen son sırada konuşacaksın dediniz.
Aylar geçti şimdi son sıradayız, şimdi de aynı müvekkile ya yarım günde konuşup susacaksın ya da susma hakkını kullanmış sayarım diyorsunuz.
Susma hakkınızı mı kullanıyorsunuz dediniz, HAYIR DEDİ.
Şimdi ne okuyorsunuz?
Tutanağınız hakikat dışı.
İşlemleriniz hakikat dışı!”
Tam da meslektaşımın dediği gibi yaşanan her şey gerçek bir kepazelik!
Mükemmel bir olay yahu... Prim devşirmek için adliyeye gidiyorlar, herkes yuhluyor. Deniz'le görüşüyorlar, Deniz "Partiyi salın diyor"... Sonra bu haber olunca yalanlıyorlar ama Deniz'in avukatları doğruluyor :)
Bu durum artık psikiyatristlerin inceleme alanında...