Diyarbakır'a uzunca bir süre baktın, kendi kendine
'Kürdün acılı tarihine tanık olan bu şehr-i muazzam, Kürdün mutluluğuna da tanık olacaktır' dedin.''
Nar Çiçekleri, Mehmed Uzun
bir mafya liderini, bir diktatörü,
bir katili, bir ruh hastasını anlatır gibi anlatıyor peygamberi adam. bir seküler böyle bir peygamber tarifi yapsa ters kelepçeyle götürürler ve içişleri bakanı "gereği yapıldı" diye bilgilendirir halkı. "hoca efendi" olduğu için sorun yok.
soldaki ispanyol vekil.
iran'ın bombalanmasına isyan ediyor, trump için çağın hitler'i diyor.
sağdaki türk imam.
iran'ı bombalanmasında bir sakınca görmüyor, taraf tutmak zorunda değilim diyor.
bir zulme karşı çıkmak için müslüman olmak gerekmiyor; insan olmak yetiyor çünkü.
en kıl olduğum şeylerden biri yurt dışına taşınan insanların 3-4 ay sonra kanal ya da hesap açıp o ülkenin uzmanı gibi
her konuda bilgi vermeleri yorum yapmaları bilmem ne zaten milyon tane hesap var böyle yeter
Ahmet Arif demiş ki;
"Çiçek gibi insanların kalbini kırdınız, umutlarını yok ettiniz, bahçeleriniz bahar görmesin..."
Ve Neşet Ertaş eklemiş;
"İncinmiş olanın ahı, nereye gitse bulur sahibini.."
dış ilişkiler uzmanı değilim.
suriye'de neler olup bittiğini anlayamıyorum. benim dikkatimi çeken şey; akşama kadar "ümmet" diyenlerin iliklerine kadar işlemiş kürt düşmanlığı. yarın israil kürt katliamı yapsa, hepsi israil bayrağı sallayacak nefretle dolu. ilginç bir psikoloji.