Bir sabah uyanıyoruz ve bakıyoruz ki; bir haber sitesi, bir sosyal medya hesabı, bir video kanalı daha karartılmış.
Sosyal medya hesaplarımıza getirilen "Erişim Engeli" kararı, hukuksuzluğun delili olarak karşımıza dikiliyor.
#DijitalKelepçeyeHayır
Pankartımızda çok net bir soru var: Neyi görmemiz, neyi konuşmamız istenmiyor?
Bu sorunun cevabı, olay yeri şeritlerinin ardında hapsedilmiş internet sitelerinde, susturulmuş hesaplarda gizli. Birileri, toplumsal hafızayı silmeye, karartmaya çalışıyor.
#DijitalKelepçeyeHayır
Bugün Bakırköy'den Başakşehir'e, Zeytinburnu'ndan Şirinevler'e kadar meydanlarda bir "olay yeri" ile karşılaştınız.
Ama bu bir hırsızlık ya da cinayet mahalli değildi. Bu, dijital kelepçelerle sansürlenen, hapsedilen özgür düşüncelerimizin olay yeriydi.
#DijitalKelepçeyeHayır
Komünizm, sosyalizm, liberalizm, demokrasi, laiklik, Hristiyanlık, Yahudilik, ateizm ve deizm gibi ideolojilerin propagandasının serbest olduğu; zina, kumar, eşcinsellik ve bilumum fuhşiyatın yayılmasının önünde bir engel bulunmadığı; uyuşturucunun ilkokul seviyesine kadar indiği bir ülkede, İslami yayın yapan kanalların kapatılmasına ve erişim engeli getirilmesine sevinen sakallı, cübbeli adamlarla ve bu zulüm hiç yaşanmamış gibi sessizlikleriyle zulme destek olup meşrulaştıranlarla aynı havayı soluyoruz.
Üstelik bir de bu insanlardan din ve ahlak dersi dinlemek zorunda kalıyoruz.
Vallahi bu da başlı başına bir imtihandır.
Vallahi böyle yaparak davetin yayılmasına kendileri katkı sağlıyorlar. Teşekkür ederiz. Gerçeği gömmeye çalışanlar, onun kök salmasına engel olamaz. Bilakis, hakikat baskı gördükçe daha da görünür olur.
#DijitalKelepçeyeHayır
Tevhid ehline yasak işlemez; zira tüm önderleri ve örnek şahsiyetleri yasaklarla karşılaştılar. Her yasakta yeni yollar bulup engelleri aştılar; çünkü her yasak, onların azmini daha da biledi.
Yasağın kime işlediğini biliyor musunuz? Cumhuriyet sopasıyla ehlileşenlere, sisteme uyum sağlayanlara, talimatlı vaizlere ve tevhid ehline karşı "aslan kesilen" Kemalistler karşısında mahcup bir müride dönüşen mızmızlara işler.
#DijitalKelepçeyeHayır
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik daha önceden defalarca söylediği şeyleri birkez daha söyleyerek "Laik devlet prensibini güçlü bir şekilde savunuyoruz. Laiklik prensibi anayasadaki yerini koruyacaktır. Bunun rejimimiz açısından gerekli olduğunun net bir şekilde altını çiziyoruz." der.
Güvenlik güçleri de bir iki gün sonra; devletin İslami hükümlere göre yönetilmediği, Allah'ın hükümlerinin uygulanmadığı ve yöneticilerin şirk içerisinde olduğu şeklinde söylemlerde bulundukları için Müslümanlara yönelik operasyon yapar.
Hala bu operasyonların gerçekten bir örgütle alakalı olduğunu düşünen kaldı mı?!
#NatoyaKurbanAranıyor
Anadolu Haber Ajansı, savcılık kaynaklarına dayanarak yakalanan kişilerin ṣu suçu işlediğini iddia etti:
"Bahse konu örgüt mensuplarının dini konular üzerine radikal söylemlerde bulundukları, yasa dışı mescide taban kazandırmak amacıyla davet/tebliğ çalışması yürüttükleri anlaşılan çalışmalarda, devletin İslami hükümlere göre yönetilmediği, Allah'ın hükümlerinin uygulanmadığı ve yöneticilerin şirk içerisinde olduğu şeklinde söylemlerde bulundukları belirlendi."
Görünen o ki mesele ṣu örgüt bu örgüt meselesi değil; mesele, mevcut düzenin İslami olmadığını savunmak ve tevhid inancını açıkça ilan etmekten ibaret. Yani mesele tevhide şahitlik meselesi…
Bu nasıl bir kin, bu ne menem bir düşmanlıktır. Kişilerin zaten birden fazla dosyası varken, hesaplarının kapatılması ve mescitlerinin mühürlenmesi yetmemiş gibi bir de gözaltına alınmaları, hem de kapıları kırılarak bunun yapılması...
Komünistin, LGBT’nin, mafyanın, genelev işletenin, faizcinin, dinle dalga geçenin, Hristiyan’ın, Yahudi’nin, Siyonist’in, deistin, ateistin... yer bulduğu ülkede tevhid ehline yer veremediniz.
Sizi ve sizin zulmünüze susarak 'meşrutiyet' kazandıran kim varsa Allah'a havale ediyoruz.
🚨 İstanbul’da sabah saatlerinde 2’si mescid toplam 43 farklı adrese IŞİD gerekçesiyle yapılan operasyonlarda Haris Karadağ ve Murat Gezenler’in de aralarında bulunduğu toplam 39 kişi gözaltına alındı.
- Çalışmalarda örgüt yanlısı faaliyet yürüten kişilerin “Radikal” söylemlerde bulundukları, devletin İslami hükümlere göre yönetilmediği, Allah'ın hükümlerinin uygulanmadığı ve yöneticilerin şirk içerisinde olduğu şeklinde söylemlerde bulundukları’ ifade edildi.
- ‘kendilerine ait yasa dışı dernek/mescitte ders sohbet düzenledikleri, fitre, zekat ve infak adı altında para topladıkları’ iddia edildi.
Her an kapılarımızın koç başarıyla kırılacağı endişesiyle mi yaşayacağız öz yurdumuzda?
Setri avret üzere, kadınlar örtütleriyle uyuyor, saat 5 i geçince gözler kapıya dikiliyor, en ufak seste yine geldiler deniliyor, çocuklar kapı sesinden ürküyor. Vallahi Yeter Billahi yeter.
Bunun zorluğunu yaşayan müslümanlar bilir. Allah'a yemin ederim iftira ehliyle ahirette görüşeceğiz.
22 Haziran 2026’da oğlum Alper Yusuf Polat aşırı hızlı araç kullanan Kızılcahamam Meclis Üyesi Fatih Oral tarafından öldürüldü.
Allah için gündem yapalım lütfen yardım edin #AlperYusufPolataAdalet