Evliliğimizin ilk zamanlarında o kadar şiddetli bir kavga ettik ki iş boşanma lafına kadar geldi, gece yatağa birbirimize küs girdik. Sabah inanılmaz bir ağrı ve kanamayla gözümü açtım. Acile gittiğimizde meğer hamile olduğumu ve o an bebeği düşürdüğümü öğrendim... Eşim elinde temiz eşyalarımla odaya geldi ama o sinirle "çık dışarı, yardımını falan istemiyorum" dedim. Çıkmadı. Sadece arkasını döndü, ellerini yumruk yapıp titreyen bir sesle "bakmayacağım ama yaslanmak istersen buradayım" dedi. Kendi başıma zar zor giyinirken arkası dönük halde ufak tefek yardım etti, sanki tek kelime etmeden kırılan ne varsa tamir etmeye çalışıyordu. Giyinmem bitince gidip sırtına sarıldım, hüngür hüngür ağladım. Hiç bölmedi, içimi dökene kadar öylece bekledi. Sonra eve geldik ve o konuyu bir daha hiç açmadık... Şimdi dünya tatlısı iki kızımız var. O acı gün bize aslında şunu öğretti: Birbirimize ne kadar öfkeli olursak olalım, günün sonunda yine birbirimizi seçeceğiz.