Az kitap okuduğu, hatta hiç okumadığı kurduğu ucuz cümlelerden belli olan yerli Twitter varoşlarının öğütleri, yaşadığımız ülkenin siyasi ortamıyla paralellik göstermiyor mu? Cehalet, akıl almaz bir küstahlık ve mide bulandıran, altı bomboş bir özgüven. Ne kadar da benzer...
İntihar etmeye giderken yanınıza kekinizi suyunuzu ve telefonunuzu almayı ihmal etmeyin . Etmeyin ki katledildikten sonra türlü türlü kanıt olsada intihar deyip geçsinler .
#rojinicinadalet#ÖLDÜRÜLDÜ#RojineSesOluyorum
Kabalık ve cehaletin sistematik bir şekilde işlevsel hale getirilmesinin kişisel olarak baş edebileceğim bi şey olduğunu düşünmüyorum artık. Dünya üzerindeki sınırlı vaktimde yeterince kötülükle baş etmiyormuşum gibi bir de nazik ve tahammüllü biri olduğum için zorluk yaşayamam.
bana bu güneş kremsiz dışarı çıkmayan, smoothie kadın estetiğinden gına geldi. Kate moss istiyorum, akmış siyah kalem, yırtık kot, viski istiyorum ya. 15 yaşında kızlar beyaz yakalı gibi takılıyor. Tamam yoganı yaparsın 30 yaşında, az konsere monsere git.
halkın suyuna uyuşturucu katılmış olmalı başka türlü bu denli bir reflekssizlik ve olanı kabullenme gücü bana mümkün gelmiyor. kimse yok mu gerçekten bu öfkeli insanların önünde bir öncü olacak sesimizi birleştirecek ve duyulmasını sağlayacak? kendi kendimize şurada delireceğiz.
Mehmet Şimşek, kredi kartına taksit olayını dünyanın hiçbir yerinde görmediğini söylemiş. Vatandaş ayağını yorganına göre uzatmalı demiş. Bu hükümet ayağını yorganına göre uzatsaydı, kredi kartına taksit ihtiyacı olmazdı. Vatandaş da meraklı değil bankalara tefeci faizi ödemeye
Memleketim ile ilgili her şey bana stres olarak dönüyor. Stresten anamı ağlattınız. Yeterliydi teşekkürler çocuklar. Çabanıza sa��lık. Abv Montella, otur sıfır.
İnsanların evlerini arabalarını yakmaya çalışıp, öldürmeye çalışanları savunmuyorum ve kınıyorum…
Sizin derdiniz tacize uğrayan çocuklar da değil. Siz ceza slmadan göçmen yakmak istiyorsunuz. Sizin derdiniz çocuklar olsa Ensar Vakfı’nı 100 defa yakmış olmanız gerekirdi.
Olaylar biraz farklı anlaşılıp her zaman ki gibi algı yaratılıyor. Derdimiz ırkçılık değil ötekileştirmenin, tacizin, şiddetin her türlüsüne karşıyız. Bu Kayseri’de yapılan şiddetin de Suriyeli’lerin yaptığından hiçbir farkı yok açıkçası. Sevgiler.