ÜLKEMİZDE NATO’YU İSTEMİYORUZ
YAŞAM, BAĞIMSIZLIK VE SOSYALİZM İÇİN BİRLEŞELİM
Dünya halklarının ve işçilerinin baş belası olan NATO, Temmuz ayında Ankara’da toplanıyor.
Bu toplantı, bölgemizin emperyalist ülkeler tarafından yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı kritik bir dönemde gerçekleştiriliyor.
Savaşların, işgallerin ve yıkımın arttığı bir dönemde emperyalistlerin ülkemizde ağırlanmasını kabul etmiyoruz.
Emperyalistlerin ve çokuluslu şirketlerin çıkarları için toplanan NATO’nun kanlı planlarının parçası olmayı reddediyoruz.
Bölge halklarıyla ve emekçi kardeşlerimizle karşı karşıya gelmek istemiyoruz.
Biz bu ülkenin işçileriyiz.
Bu onursuzluğa sessiz kalmayacağız.
NATO’nun ne olduğunu unutmayacağız.
NATO; ülkelerin egemenlik haklarına müdahale eden bir savaş örgütüdür.
İşgaller planlayan, ülkeleri bombalayan, halkları yoksulluğa ve yıkıma sürükleyen bir örgüttür.
NATO; çokuluslu şirketlerin çıkarları için çalışan bir patron örgütüdür.
Ülkelerin yer altı ve yer üstü zenginliklerini sermayenin hizmetine sunmak ister.
NATO; patronların düzenini korumak için çalışan bir örgüttür.
Tarih boyunca aydınları, komünistleri, işçi önderlerini ve devrimcileri hedef almıştır.
Biz düşmanlarımızı biliyoruz.
Ülkemizin emperyalistlerin kanlı planlarının parçası olmasına izin vermiyoruz.
Böyle bir dönemde NATO’ya karşı mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur.
Türkiye NATO’ya kapılarını kapatmalıdır.
Türkiye derhal NATO’dan çıkmalıdır.
Biz işçiler, Temmuz ayında Ankara’da toplanacak NATO’ya karşı, yaşamı, bağımsızlığı ve sosyalizmi savunuyoruz.
Yaşamı, bağımsızlığı ve emeğin geleceğini savunan tüm işçileri NATO’ya karşı mücadele etmeye, bu ülkeye sahip çıkmaya çağırıyoruz.
NATO’yu ve işbirlikçilerini bu topraklardan kovacağız.
@tele2haber Peşinde gezdiğin Özgür Özel hergün NATO'YA mektup yazıyor, "Biz daha iyi natoculuk yaparız diyor." Ona ne diyorsun? Aslan sosyal demokratlar karşı mı NATO'YA?
5 Temmuz'da NATO'ya karşı ülkemiz ve onurumuz için yürüyoruz!
🚩İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Çanakkale ve Samsun'da yapacağımız yürüyüşlere "Bağımsız bir ülkede yaşamak istiyorum, Türkiye'nin emperyalizme teslim edilmesini kabul etmiyorum" diyen tüm yurttaşlarımızı davet ediyoruz.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, NATO'ya karşı İstanbul'da gerçekleşen etkinliğin sonunda ilan etti:
🚩"Madem ellerinde miting yasaklama diye bir silah var, o zaman başta 5 Temmuz'da olmak üzere Türkiye'nin her yerinde NATO'ya karşı iradeyi büyütürüz!"
@lordsinov Bu arada Semih çoğu zaman Fenerbahçe'de yedek kalmış adı nöbetçi golcüye çıkmış bir oyuncu, Sabri'yle de yıllarca kazma diye dalga geçildi bu ülkede. Onlardaki hırsın, özverinin çeyreği yok şimdikilerde.
İzmir Barosunun Eski Başkanı, dostumuz Av. Özkan Yücel’i kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Anısı eşit ve özgür bir ülke için verdiğimiz mücadelede yaşayacak.
Emperyalizm Yenilmez Değildir, Sıra NATO’yu Kovmakta!
Bugün, ABD ve İsrail’in aylardır bölgede sürdürdüğü askeri operasyonlarla, suikastlerle ve ablukayla İran’a dayattığı savaşın sona erdiği, İran tarafından ilan edildi.
Savaşın ilk gününden itibaren dile getirdiğimiz gerçek, bugün bir kez daha görünür hale geldi: Askeri ve teknolojik üstünlüğüne, NATO ateş gücüne ve desteğine rağmen emperyalizmin yenilmez olmadığı bu savaşla bir kez daha kanıtlandı.
Dünyanın ve bölgemizin kaderinin yalnızca uluslararası güç odaklarının masalarında ya da işbirlikçi iktidarların siyasi hesaplarında şekillendirilemeyeceği görülmüş oldu.
Emperyalizme boyun eğmeyen İran halkına selam olsun!
Bölgedeki emperyalist varlığa, İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere ülkemizdeki üslere karşı durmaya ve NATO’yu kovana dek mücadeleye devam edeceğiz!
Bu vesileyle halkımızı bir kez daha, 5 Temmuz’da Tandoğan Meydanı’nda düzenlenecek NATO karşıtı mitingimize davet ediyoruz.
Ank-Ar’ın araştırmasına göre yurttaşlarımızın yüzde 60’ından fazlasının NATO’yla ilgili fikri yok. NATO’yu zararlı bulanların oranı yüzde 11 civarı. Gerisi NATO’cu! Anketin güvenilirliği tartışılabilir ama bir yere kadar. Sağdan sola tüm düzen partilerinin “Atatürk”, “bayrak”, “vatan” diyip sonra NATO’yu kabullenmelerinin sonucu ve utancıdır bu.
Yoksulluktan adaletsizliğe, memleketin “şikayet” edilen tüm sorun başlıklarına ilişkin de net bir fotoğraf sunuyor bu rakamlar. Yenikapı ruhunun 68 ruhunu sindirmesi olarak da görebiliriz; solun Milli Mücadele ve Cumhuriyet’e sırtını dönmesinin sonucu olarak da.
Milli Mücadele’nin mirasını bugün tutarlı bir anti-emperyalizme ve sistem eleştirisine bağlayabilecek tek güç olan solun kimlik siyaseti, liberalizm ve sınıf uzlaşmacılığını tercih etmesiyle birlikte, başka hiçbir ülkede olmadığı kadar güçlü yurtsever kaynaklara sahip olan Türkiye’de NATO’culuk, Amerikancılık, AB’cilik alabildiğine meşrulaştı.
Bu gidişat derhal ve şimdi tersine çevrilmelidir. Bazı konularda “uzlaşma” olmaz. Sermayeyle, emperyalizmle uzlaşı olmaz. Buralarda dik ve sert durmak zorundayız.