Eskiden asgari ücretlinin sürekli telefon değiştirmesini yadırgardım. Ben ucuz telefon alır, bozulana kadar kullanırdım; etrafımdakiler ise kıyafet değiştirir gibi telefon değiştirirdi.
Sonra fark ettim ki ev, araba, arsa almak onlar için ihtimal bile değil. Yurtdışını geçtim, yurt içi seyahate bile çıkamıyorlar. Bu insanlar belki ev, araba kredisine girebilse telefon almayacak ama o da imkânsız.
Elde kalan tek ulaşılabilir “lüks” bir telefon, bir kıyafet. Bu da bireysel zevkten çok sistemin yarattığı çaresizliğin yansıması.
Bu tablo “ekonomi kötü değil”in kanıtı değil; tam tersine insanların büyük hedeflerini gömüp, küçük tüketimlerle avunmak zorunda bırakıldığının göstergesi.
Türk Gizem. Ama biz pozitif ayrımcı gevşek birer şerefsiz olmadığımız için Ali Eren Somuncu’nun ondan boşanmaya çalışan eşini katlettiğini söylemekten imtina etmiyoruz.
Katilin aması olmaz katil, katildir.
Acısı dinmeyecek; kadın başka insanlar da aynı acıyı yaşamasın diye uğraşıyor.
Ceza isteğinin amacı da acıyı dindirmek değil zaten; caydırıcılık, toplumun korunması, adaletin sağlanması.
Velhasıl, ya salaksınız ya etnikçi.
Bugüne dek bu ülkenin her şehrinden, her köyünden, her etnik kökeninden, her mezhebinden yurttaş, bu ülkenin en önemli mevkilerine geldi; çünkü zaten Cumhuriyet'in ideali buydu ve Cumhuriyet bunu başardı.
Başaramadığı, o mevkilere gelenleri komplekslerinden arındırmak oldu.
Kürtler ve Araplar olmasa Türk ordusu nedir ki? Onlar olmasa Malazgirt’i bile kazanamazdık. Biz gidip ayaklarına dolanmayalım, Kürtler ve Araplar kendi savaşlarını versinler.