ÇERÇEVE YASA’YA HAYIR DİYORUM!
Silahların susması, terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Tartışılması gereken hedef değil; bu hedefe hangi hukuk, demokrasi ve siyasal anlayışla ulaşılacağıdır.
Herhangi bir kesimin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine değil; hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için eşit ve eksiksiz uygulanmamasına itiraz ediyorum.
ÖNCE ANAYASA, ÖNCE HUKUK
Süreç Komisyonu raporunun 7. bölümünde hukuk devleti, millet egemenliği, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler ile AYM ve AİHM kararlarına uyulması vurgulanıyor.
Bunların hiçbiri yeni değildir. Hepsi zaten Anayasanın ve demokratik Cumhuriyetin gereğidir.
Oysa iki yıldır bunun tam tersini yaşıyoruz.
Anayasa ve bağlayıcı yargı kararları yok sayılıyor; kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı aşındırılıyor. Seçilmişlere yönelik tutuklamalar, kayyımlar ve muhalefeti kuşatan operasyonlarla seçme-seçilme hakkı, ifade özgürlüğü ve milli irade baskı altına alınıyor.
Sorun yeni hukuk metinlerinin eksikliği değil; Anayasanın ve mevcut hukukun uygulanmamasıdır.
TOPLUMSAL BARIŞ, SİYASAL HESAPLARIN ARACI OLAMAZ
İktidar, önümüzdeki dönemin siyasal denklemini bugünden kurmaya çalışıyor. Anayasa, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis çoğunluğu bu hesabın önemli parçalarıdır.
Toplumsal barış gibi tarihsel bir mesele, iktidarın ömrünü uzatacak bir siyasal mühendisliğin aracına dönüştürülemez.
Bir kesime uzatılan el, diğer kesime yöneltilen hukuk sopasıyla aynı anda var olamaz.
ÖLÇÜ NETTİR
Demokrasi bölünemez.
Hukuk seçici uygulanamaz.
Milli irade, iktidarın işine geldiğinde hatırlanamaz.
Toplumsal barışın yolu siyasal mühendislikten değil; uygulanan Anayasadan, hukuk devletinden, özgürlükten, eşit yurttaşlıktan ve millet iradesinden geçer.
Bu gerekçelerle, mevcut haliyle Çerçeve Yasa’ya HAYIR diyorum.
Meclis kürsüsünde ettiğim Milletvekili yemininde;
"Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma" büyük Türk Milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içmiştim.
Hayatım boyunca ödün vermediğim ve vermeyeceğim kişisel ilkelerim ve milletimizin bana verdiği temsil etme yetkisi doğrultusunda,
Pazartesi günü yapılacak olan çerçeve yasa oylamasında HAYIR oyu vereceğimi tüm kamuoyunun bilgisine sunarım 🇹🇷
Süreyya Öneş Derici
Yeni Parti Muğla Milletvekili
Eşinin başka bir kadınla birlikte olduğunu ve ona ev tuttuğunu öğrenen Büşra Evren, doğruluğunu teyit etmek için gittiği evde eşinin saldırısına uğradı.
Saldırı sonucu burnu kırılan kadın, eşinden şikayetçi oldu. Şiddet failinin ailesi tarafından tehditle şikayeti geri çektirilen kadın, çocuklarıyla birlikte sokağa atıldı.
Terör örgütünün kan donduran katliamı.
26 Ekim gecesi Neşe Öğretmen evine gelmişti. Kapı sert bir şekilde, yıkılırcasına çalındı.
Babası, “Kim o?” dedi. Dışarıdan,
“Açın, köylünüz. Neşe Ö��retmene bir şey soracağız.” dediler.
Kapı açılınca karşılarında silahlı iki terörist gördüler. Bir tanesi babasına sertçe bir tokat attı ve:
“Biz, kamuoyuna açıklama yapmadık mı? Baskıcı T.C.‘nin hiçbir öğretmenini Kürdistan’a, önderliğin emriyle, (Abdullah Öcalan) sokmayacağız demedik mi ulan?”
Arkadaki diğer terörist silahını çekti ve ayağa kalkan Neşe Öğretmenin babasının şakağına dayayıp tetiği çekti.
Teröristler, Neşe Alten Öğretmeni saçlarından sürükleyip işkence yaparak köyün çıkışına kadar götürdü. Neşe Öğretmenin feryadına, yardım çığlıklarına hiç kimse gelmedi. Sol göğsüne 5, sağ göğsüne 5 mermi sıkarak onu orada şehit ettiler.
Jandarma Komutanı olayı duyar duymaz olay yerine hareket etti. Ancak olay yerine ulaştığında gördüğü manzara dayanılacak gibi değildi.
“Masadaki ekmek ve yoğurtla, piknik tüpünün üstündeki kızartılmamış bibere takıldım. Öylece duruyorlardı. Akşam yemeklerini bile yiyememişlerdi. İçim acıdı birader. Ben bile gözyaşlarıma hâkim olamadım. Bunca olay gördüm, bundan etkilendiğim kadar hiçbirinden etkilenmedim.” diyecekti.
Şehit Neşe Alten.
Şehit Hasan Alten.
Görenler polise bildirsin aranıyor!
İstanbul'da 25 yaşındaki bir kadın, eski erkek arkadaşı Nazir I. tarafından sokak ortasında öldürüldü.
• Katilin, 2021'de başka bir kadını darp ettiği gerekçesiyle gözaltına alınıp serbest bırakıldığı ortaya çıktı.
• Serbest bırakıldıktan sonra kadının evine giderek bıçaklamaya çalıştığı ve öldürmeye teşebbüsten 14 yıl hapis cezasına çarptırıldığı öğrenildi.
• Kaçan şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor.
Kemal Kılıçdaroğlu ben bu koltuğa mahkeme kararı sonucu oturdum, mahkemeden karar çıkmadan kurultaya gidemem diyor.
Kılıçdaroğlu Gürsel Tekin'i İl Başkanlığı görevinden almak istiyor. Cevaben Gürsel Tekin, ben buraya mahkeme kararı ile geldim, Genel Merkez beni görevden alamaz diyor.
Kayyum kayyumu söker misali.
Güneşin altında susuz bırakılan eşeğin imdadına duyarlı vatandaşlar koştu.
Bir kova suyla gelen iyilik, insanlığın hâlâ ölmediğini bir kez daha kanıtladı.
Faslı göçmenler İspanya anakarasına (Avrupa'ya) geçmedi. Sebte (Ceuta) Kuzey Afrika kıyısında, Melila ile birlikte İspanya'ya bağlı özerk kent ve ikisi de Schengen kapsamında değiller. Avrupa'nın sağcı medyasında (Sanchez'i zor duruma düşürmek için) özellikle bu ayrıma dikkat etmeden haberler yapıldığını gördüğüm için yazdım. Bizde de haritaya bakmadan haber yapanlar varsa uyarı olsun
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez:
"Deniz Kuvvetleri ve Jandarma'dan sınır hattına şamandıralar konuşlandırılmasını talep ettik.
Ceuta'da yaşananlar, İspanya'nın toprak bütünlüğüne yönelik bir saldırı ve vahim bir ihlaldir.
Ceuta bir İspanyol şehridir."