Güneş bile herkese eşit değmiyor. Kimisi bronzlaşmak için lüks otellere bir asgari ücretlinin üç maaşını öderken kimisi de 1000-1200 TL yevmiyeyle cehennem sıcağında çalışmak zorunda kalıyor. B.k gibi konular çiğnenip duruyor şurada.
Müştekilerin olay yerinde dolaştığı ve incelemeye katıldığı zaman olay yeri yeterince aydınlatılmamıştı. Yelefonlarımızın ışığıyla ilerme sağlıyorduk. Bu nedenle keşif boyunca zemindeki demir parçaları ve diğer engeller görülememiş, müştekiler olarak takılma ve yaralanma riskiyle karşı karşıya kalmıştık.
29 kişinin yaşamını yitirdiği bir olay yerinde yapılan keşfin, öncelikle güvenli koşullarda gerçekleştirilmesi gerekirken, en temel iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin dahi yeterince sağlanmamış olması düşündürücüdür. Keşif işlemi biz müştekiler açısından da olay yerinin sağlıklı şekilde gözlemlenebilmesine imkân tanımalıdır. Yeni mahkeme heyetiyle yeniden keşif talep etmekteyiz.Bu talep neden ret edilir anlamıyoruz. Bize gerekli açıklamaları kim yapar? @adalet_bakanlik@abakingurlek
https://t.co/EOdl64GaIE
Bir infaz yöntemi olarak operasyonlar ve gözaltılar: Zekeriya Öz’den Akın Gürlek’e uzanan yollar
◾️Öyle bir yargı ortamı kuruldu ki, kişi daha gözaltına alındığında servisler başlıyor yandaş medya üzerinden. Kişisel, özel yazışmalar sayfa sayfa dolaşıma sokuluyor. Suçlamalar televizyon kanalları ve gazeteler üzerinden daha iddianame dahi ortaya çıkmadan karara bağlanıyor, hüküm veriliyor. Sonra da kimse, örneğin bu dosyalardaki itirafçıların yarısından çoğunun ifadesini geri çektiğini dahi konuşmuyor bile. Tıpkı Cemaat'in yargıya damgasını vurduğu yıllardaki gibi.
🖊️Haber: Ali Ufuk Arikan (@aliufukarikan)
https://t.co/KB0CM1eM08
Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, @csgbakanligi@isikhanvedat
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. ve 10. maddeleri işverene gerekli tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma ve risk değerlendirmesi yapma yükümlülüğü getirmektedir.
Buna rağmen, Gayrettepe davasında sanığın duruşma tutanağına geçen
"İş güvenliğini son yıllarda yeni yeni duyuyorum. Bir tahliye planı planlamadım, nasıl planlanır onu da bilmiyorum." şeklindeki beyanı, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün ve denetim mekanizmasının ne denli yetersiz olduğunu göstermektedir.
Soruyoruz:
Bu işyeri kaç kez denetlendi?
Risk değerlendirmesi ve acil durum planı neden denetlenmedi?
Bu ihmaller karşısında Bakanlık hangi idari işlemleri yaptı?
Sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında neden işlem yapılmıyor?
Bu değerlendirmeleri yapan kişiler bizim tanıdığımız ya da bizim seçtiğimiz kişiler değil. Bilirkişi raporlarında yaşanan tartışmalar gibi şüpheye açık isimler de değiller. İş güvenliği uzmanı ve elektrik mühendisi, teknik bilgi ve mesleki sorumluluklarıyla konuşuyor.
Sayın @adalet_bakanlik@abakingurlek, uzman raporları bu kadar açıkken soruyoruz:
*Tek giriş-çıkışlı bir işletmeye nasıl işletme ruhsatı verildi?
*Ruhsat yenilenirken yangın ve patlama güvenliği açısından itfaiyenin uygunluk görüşü alındı mı?
*İmar ve şehircilik yönünden gerekli onaylar eksiksiz verildi mi?
*Elektrik güvenliği için bulunması gereken akım kesici cihazlar neden yoktu?
*Uzmanlar bu eksiklikleri ortaya koyarken, sorumlular neden hâlâ yargılanmıyor?
Bu işletmeyi kim korudu, kim denetlemedi ve neden hesap vermiyor?
Gayrettepe'de Gece Kulübü Yangını! Uzmanlar İhmalleri Değerlendirdi | NTV https://t.co/fj9jtMSC7e @YouTube aracılığıyla
Bizim mücadelemiz sadece ağabeyim Samet için değil.
Dilovası için, Hendek için, İliç için, Gayrettepe için, motokuryeler için ve adalet bekleyen herkes için.
Acılarımız farklı, mücadelemiz ortak.
Cezasızlık son bulana, adalet yerini bulana kadar omuz omuza mücadele edeceğiz.
Bizler 06.02.2023’te malın, makamın ve canın gerçek değerini gördük. Şimdi 20.07.2026… Dile kolay, tam 3 yıl geçti. Bizler hep yalnız bırakıldık. Çoğu X şövalyesi bizi görmezden geldi ve hâlâ geliyor. Deprem kayıp yakınları olarak bugüne kadar desteğimizi hiç kimseden esirgemedik. İnsan insana muhtaçtır, yük olmasın derler… Sizlerden istediğimiz sadece sanal bir RT. Onu bile erinip yapmayanlar var. Neden? Neden bizleri kimse görmüyor? Sevdiklerimiz değerli değil mi?
Bu yüzden sayın @OguzhanUgur ve @BabalaTv ekibini her zaman iyi hatırlayacağız. Onlar kayıplarımıza ses veren nadir insanlardan biri.
#DilovasıİçinAdalet herkes için adalet!
Dilovası İşçi Katliamı'nın 3. Duruşması bugün Kandıra Ceza İnfaz Kurumu'nda görülüyor. Aileler kaçırılan davalarının peşinden yine kilometrelerce yol yaparak katliamda öldürülen sevdikleri için adalet çağrısında bulunuyor.
İşçi katliamları kanıksanarak, cezasılıkla resmen teşvik edilerek katlanarak devam ediyor. Kamu görevlileri dahil tüm sorumlular yargılansın!
@DilovasiAileler
Suruç Katliamı'nın ardından bir Kürt annesi aklımıza ve yüreğimize kazınan şu sözleri söylemişti:
" Kalkın ana kurban, sizlere dolma sardım yetiştiremedim..
Keşke bomba bizim burda patlasaydı, siz misafirsiniz. Biz Kürtler alışığız..."
Gayrettepe işçi katliamının olduğu yerde Dilovası için adalet isteyenlerle eş zamanlı olarak nöbetteydik.
Patronların kârını korumak için uygulanan cezasızlık politikaları yeni katliamların önünü açıyor!
Sorumluların gereken cezayı alması, iş cinayetlerinin son bulması için dayanışmayı ve mücadeleyi büyüteceğiz!
@2nisan2024@DilovasiAileler