YENİ BİR SERÜVENİN BAŞLANGICI
Merhaba sevgili okurlar ve değerli dostlar,
Edebiyat dünyasında yeni bir yolculuğa adım atmanın heyecanını yaşıyorum. Bugün sizlerle uzun zamandır üzerinde titizlikle çalıştığım bir eserin hikâyesini paylaşmak istiyorum. Her yazarın, yazdığı her satırda kendi dünyasından bir parça bıraktığına inanırım. Bu nedenle, tamamladığım romanım benim için sadece bir kitap değil, aynı zamanda bir yolculuk, bir serüven.
Edebiyat yolculuğumun en önemli duraklarından biri olan bu roman, aylar süren araştırmalar, yazım süreçleri ve içsel sorgulamalarla hayat buldu. Hikâyemin her bir karakteri, her bir detayı ve her bir duygusu, büyük bir özenle kurgulandı. Ancak bir eseri yazmak kadar onu doğru platformda okuyucuyla buluşturmak da bir o kadar önemli.
Bu noktada, kitabımı yayımlama sürecinde doğru yayınevini seçmek benim için büyük bir sorumluluktu. Günümüzde yayınevlerinin kitaplara yaklaşımı, dağıtım ağı ve okuyucuyla buluşma stratejileri oldukça belirleyici hale geldi. Yaptığım araştırmalar sonucunda, beklentilerimi karşılayan ve profesyonel bir yaklaşımla eserime değer katacağına inandığım Kitap Müptelası Yayınları ile çalışmaya karar verdim. Onlarla imzaladığımız sözleşme, benim için yeni bir başlangıcın kapılarını araladı. Bu süreçte yayınevi ekibinin samimiyeti ve profesyonelliği beni gerçekten çok etkiledi.
Bu süreçte öğrendiğim en önemli şeylerden biri, emeğin ve sabrın her zaman karşılık bulduğudur. Yazarlık, sadece kelimeleri yan yana getirmek değil; aynı zamanda duygularını, düşüncelerini ve hayallerini paylaşma cesaretini göstermek demek. Bu cesaretin karşılığında emeğin ve sabrın ödüllendirildiğine inanıyorum. Romanımı yazarken öğrendiğim en önemli şeylerden biri de bu oldu: Sabırla çalışmak ve hayallerine inanmak, her zaman güzel sonuçlar getiriyor.
Şimdi ise romanımın okuyucularla buluşacağı günü büyük bir heyecanla bekliyorum. Umarım bu eser, sizler için de unutulmaz bir yolculuğun kapılarını aralar. Hikâyemle size dokunabilmek, duygularınızı harekete geçirebilmek benim için en büyük mutluluk kaynağı olacak.
Destekleriniz ve güzel dilekleriniz için şimdiden teşekkür ederim.
Sabahtan akşama kadar gururla genel yetkili sendika olduğunuzu çığıracağınıza çıkıp kamu işverenine bir meydan okumayı sizden görelim de azıcık biz gururlanalım
#YetkiliSendika#SarıSendika#MemurSen#EğitimBirsen
TOPLU SÖZLEŞME MASASINA MEMUR SEN VE KAMU SEN NEDEN OTURMAMALI?
Konuyu uzun boylu anlatmayacağım. Ancak 7. Toplu Sözleşme arifesinde sizlerle bazı bilgileri ihtiyari olarak paylaşmak istiyorum.
Öncelikle ve de önemle ifade etmek gerekirse: Kamu kesimi çalışanları, toplumun en duyarlı hizmet veren bölümlerinde önemli görevleri üstlenmiş kimselerdir ve varlıkları o toplum için son derece önemlidir. Bu kesimin mavi yakalı çalışanlara oranla daha eğitilmiş ve daha çok sorumluluk taşıdığı açıktır.
Kamu görevlilerinin tam anlamıyla ve de tüm yönleriyle sendika kurma hakkına kuşku ile yaklaşmak, çağdaş, demokrat, ve şeffaf devlet anlayışı ile bağdaşan bir davranış olarak kabul edilemez. Türkiye uzun yıllar tutucu ve kuşkucu bir kimlikle, kamu çalışanlarının örgütlenme özgürlüğü hakkına sıcak bakmamıştır.
Belirtilen belli başlı sebepten dolayı Türkiye’de kamu sendikacılığı sendikacılıkta öyle kadim bir geçmişe sahip değildir hele işçi sendikacılığıyla kıyas bile kabul edilmez. Çünkü devlet aklı (geçmişten bugüne gelen iktidarlar veya hükümetler) ve kamu bürokrasisinin kamu çalışanlarına bakış açısı çok farklı.
Hakim görüş: Devlet varlık nedeninden dolayı yetkilerini kendisi kullanmak ve bu yetkileri başkasına teslim veya temsil hakkı vermemek durumundadır. Kamu çalışanı kamu işvereniyle aynı masaya oturamaz, haklarını talep edemez memurun varsa sorunu bunu sendika veya bir birlik oluşumu ile dile getirilmeyecek. İhtiyaç duyulduğunda kamu işvereni kamu çalışanın haklarını verir, hak talepte ortak aramaz.
Günümüzde devlet ve yerel yönetimlerde çalışan memurların sendika kurma ve toplu sözleşme yapmak hakları giderek kabul edilen bir görüş olmaya başlamışsa da bu haklar uzun süre ciddi itirazlara uğramıştır. İtiraz edenler genellikle devlet memurlarının devlete bir sadakat borcu olduğu ve sendikalaşma olgusunun ortaya bir sadakat çatışması çıkaracağı savına dayanmışlardır.
İtirazlar olsa bile süregelen zaman içinde hükümetler memura verilmesi gereken birçok hakkı görmezden gelerek gerek mali, gerek sosyal, gerekse mesleki haklarını vermekten yeterli derecede istekli bulunmadılar.
Zamanla artan sorunların çözülmemesi nedeniyle zamanla açılan dernekler, açılan kapanan, yasaklanan sendikalardan önce ILO’yla ortak atılan imzalar, mahkeme kararları derken zorunlu olarak sorunları yasal zeminde görüşmek için geçte olsa kanun çıkarıldı.
Önce 2001 yılında 4688 sayıl�� Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu arada geçen uzun süre sonra da 2012 yılında kanuna eklenen Toplu Sözleşme ibaresi… Son düzenleme ile mevcut kanunun yeni ismi “4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu” oldu.
11 yıldır mezkur kanunla mali haklarımız düzenleniyor. Oldu da kaçımız memnunuz? Düşünün!?
1⃣-Toplu sözleşme var✔️toplu pazarlık yok❌
2⃣-Toplu sözleşme masası var✔️ grev hakkı yok❌
3⃣-Toplu sözleşme var✔️ toplu iş sözleşmesi yok❌
4⃣-Çıkan anlaşmazlığı sonuca bağlamak için hiçbir hak çalışandan yana kullanılmamış kamu işvereni belirlediği Kamu Görevlileri Hakem Heyeti tarafından itirazlar sonuçlandırılır ve de sendikalarca itiraz bir üst mahkemeye taşınamıyor.
5⃣-Toplu sözleşmede işçilerde “ne görüşülmeyecek” ibaresi varken memur için kanunda “ne görüşülecek” ibaresi var. Bu ibare son derece kısıtlayıcı bir ibaredir.
6⃣-Yaz dönemine denk getirilen ve sadece bir aya sığdırılan görüşme (itiraz edilme riskine karşı çoğu kamu çalışanın tatilde olması veya önemli meslek grupların iş bırakmasının zaman sebebiyle önemsiz hale getirilmesi)
Ve daha birçok sorun…
Soruna sebep olan eksiklik yasa yapım sürecinde siyasi partilerden (muhalefet partileri dahil), uzman kuruluşlarından ve işçilerin 50 yıldır kullandığı toplu iş sözleşmesi hakkının birikiminden yararlanılmadı. Bu bilgi birikimi “işçileri ve memurlar faklı statüdeler” denilerek dikkate alınmadı. Oysa uygulamada, doktrinde ve yargı kararlarında önemli bir birikim oluşturmuş işçi sendikalarının toplu sözleşme düzeninden yararlanılmalıydı.
Kimlerden yararlanıldı? Bu sorunları meydana getiren kanunun çerçevesini kimler oluşturdu?
Evet başlıkta da belirtiğim gibi #MemurSen ve #KamuSen yetkilileri bu kanuni düzenlemeye ortak oldular. Çalışmayı kamu işvereniyle bu iki sendika birlikte yürüttüler. Sorunun parçası olan çözümün parçası olabilir mi?
Ülkemizde sendikal hakların kullanması için yasal düzenlemelerin yapılmasının da yeterli olmadığını tecrübe ettiğimiz uygulamalardan bilmekteyiz. Çünkü pratikte kamu görevlilerinin örgütlenmesine müspet bakmayan bürokratik yapının varlığı bilinen bir gerçek.
Sonuç olarak: Sendikal hakların kullanılması için öteden beri var olan bu “zihni engellerin” de aşılması gerekiyor. Yeni bir kanuni düzenleme gerekiyorsa ki şarttır. Kamu çalışanlarının sendikalaşması ve sözleşme hakkının kullanılmasına çok sıcak bakmayan kamu otoritesi geleneksel reflekslerini görmek ve yeni bir kanuni düzenlemede bunun önüne geçmek gerekiyor. Aksi halde #toplusözleşme nin adı sanı değişse de sorun devam edecektir.
#toplusözleşme2023
#toplusözleşmeZAManı
@etuc_ces@ituc@ilo@StateDRL buradan çağrı yapıyoruz🚨
Türkiye’de 2 yıldır kamu sendikalarının hakları hukuksuz bir şekilde gasp ediliyor. Yüksek mahkeme bilinçli bir şekilde davaları görmüyor. Acil Yardım⚠️
#Memura35Bin#memurazam
Anayasa Mahkemesi sendikal özgürlük hakkını yok sayan, hukuksuz yüzde 2 baraj şartı hakkında ESASTAN GÖRÜŞME kararı aldı.
Yaşasın haklı mücadelemiz!
#Yüzde2barajı
Ulusun bağımsızlık ve hürriyet sevdası büyük zaferi beraberinde getirmiştir. Çanakkale savaşı en ağır şartlarda dahi asla yenilgiyi kabul etmeyeceğimizin, bağımsızlık dışında başka alternatiflerin olmadığının dünyaya açık ilanıdır.
#sendikaldarbeyehayır
Bu tarih, Çanakkale’nin zafer günü olmuştur. Zaferi getiren ise, bedel, azim, cesaret ve inanmışlık olmuştur.
Sendika olarak kuruluşumuzun bu özel güne denk gelmesi mücadele inancımızı perçinlemek adına ayrıca bir güç kaynağı olmuştur.
#sendikaltercihimedokunma
UTANÇ VERİCİ GELİŞME: Kamu işvereni tarafında memur ve memur emeklisine reva görülen %25 yetkili sendika başkanı tarafından ayakta alkışlanıyor
İstifa | Seçimde | Asgari | Enflasyon | Müjde | Acil | Yüzde 25 | Nebati
#Yüzde25iKabulEtmiyoruz#25Yetmez#AdilZamİnsancaYasam