Gazeteci Seyhan Avşar: Gezi hayaliyle Fethiye’ye giden 9 üniversiteli genç kız, kaldıkları pansiyonda dehşeti yaşadı. İddiaya göre pansiyon sahibinin arkadaşı, anahtarla gençlerin odalarına girip uyurken taciz etti. Fail tutuklandı ancak pansiyon hâlâ açık
tartılacak bir vicdan bulamayacaklar.
Unutulmasın ki; adalet mülkün temelidir, ama o mülk "parsel parsel" satılan arsalar değil, devletin ta kendisidir.
ADALETİN KANTARI SİYASETİN TOPUZU...
Son günlerde bir nakarat dolanıyor dillerde: *"Efendim, bizde ayrım yok; bakın kendi partilimize bile soruşturma açıyoruz!"* Dışarıdan bakınca ne kadar demokratik, ne kadar "hukuk önünde eşitlikçi" bir tablo değil mi?
Ziya BİLGE
Ama gelin, bu vitrinin arkasındaki tozlu raflara bir bakalım.
Şikâyet eden malum partiden, edilen yine aynı mahalleden... Bu "iç hesaplaşma" görüntüleri, aslında bir adaletin tecellisinden ziyade, kamuoyuna sunulan bir halkla ilişkiler çalışmasından ibaret kalıyor. Zira milletin
değil, fikri bir acizliğin göstergesidir.
Gerçek adalet; ucu kime dokunursa dokunsun, hangi partinin rozetini taşırsa taşısın suçlunun yakasına yapışabildiğimiz gün tecelli edecektir. Aksi takdirde, bugün "parsel parsel" susanlar, yarın o adaletin kantarına kendileri çıktığında
Bugünün siyaset yapma biçimi yerine üç beş yalancı şahit, nereden çıktığı belli olmayan gizli tanıklar ve uydurma beyanlarla rakipleri tasfiye etme kolaycılığına kaçmaktır. Halkın iradesiyle seçilmiş isimleri, hukuku bir sopa gibi kullanarak hapse tıkmak, aslında gücün değil
torpilli" isimlerin koltukları hazırlanıyor. Adalet, siyasi bir manivela olarak kullanıldığında, hukuk devletinin ruhu da o dosyaların arasında can veriyor.
Gelelim hafızalardan silinmeyen o itiraflara... Kendi milletvekillerinin kürsüler
" operasyonu. Ne zaman ki birileri kendi içlerinde bir "hainlik" seziyor ya da bir ismi gözden çıkartıyor; işte o zaman tozlu dosyalar raftan iniveriyor. Bir yandan tasfiye gerçekleşiyor, bir yandan "bakın suçluya acımıyoruz" imajı tazeleniyor, bir yandan da o gidenin yerine
asıl sorduğu soru şudur: **Soruşturma açılması değil, o suçun karşılığında hak edilen cezanın verilip verilmediği.** Adalet, mahkeme kapısından içeri girmekle değil, o kapıdan hakkaniyetle çıkmakla ölçülür.
İşin daha vahim ve stratejik bir boyutu var ki, tam bir bir taşla üç kuş