"Gece hiç uyuyamadım... Acaba bu vaziyet bizim için ne gibi ihtimaller doğurabilir diye düşündüm durdum. Uykum kaçtı. Her neyse... Yaşarsak önümüze çıkacak güçlükleri, bağlandığımız prensipler çerçevesinde yenmeye çalışırız ve yeneriz." (Atatürk,1934)
Kim yazmış bilmiyorum ama doğru tespitler 👏🏻👏🏻👏🏻🇹🇷
Sen adamları etkilemek için bin odalı saraylar yapıyor, altın varaklı koltuklarla donatıyorsun, özel hava limanı inşa ediyor, gıcır asvaltlar dösüyorsun. İzlanda başbakanı kalkıp, metruk bıraktığın Ankara Kalesi'ni geziyor. Kafalar o kadar farklı ki...
Okuduğum yorumlardan birinde, "iyi ki sarayı yapmışız, bu toplantı çankaya köşkünde olsa rezil olurduk" yazmış malın teki.
Geçtim İzlanda'yı falan, Amerika başkanlık konutu bile iki yüz yıllık. Beyaz Saray 60 bin metrekare arazi üzerine kurulu, bizim külliye 750 bin metrekare. Beyaz Sarayın kapalı kullanım alanı 5100 metrekare, bizim külliyenin kapalı kullanım alanı 210 000 metrekare.
Burun kıvırdığın İzlanda başbakanlık konutu, hepi topu üç bin metrekare. Ama halkı senden beş kat zengin. Senin emeklin Ulus'un köhne otellerinde ölümü beklerken adamların emeklisi dünya turuna çıkıyor. Beyaz sarayın on katı kadar bina yapmışsın ama önünde atmadığın takla kalmamış iki uçak almak için.
Külliyeye gelen adamlar, kadınlar, Antalya'ya güneşlenmeye gelen turistler değil ki yapının ihtişamından etkilensin. Adam senin ekonomini, ithalatını ihracatını, tarımının halini, askeri kapasiteni, enerji bağımlılığını, rejimini, hukuk sistemini, ülkendeki insan hakları ihlallerini, ve daha da kim bilir nelerini ezbere biliyor. Altın varaklı koltuğa oturdu diye hafızaya reset atacak hâli yok. "Bu kadar müsrif, gösteriş budalası millete müstehaktır" diyordur içinden…