Caniler tespit edildi. Yakalama kararı çıkarıldı. Bizde alındıkları an emniyette olacağız. Bu dava tüm vicdan sahibi insanların. Savcılarımıza emniyetimize teşekkür ediyoruz
Bir Canlının Bedenine işkence edecek kadar sınırını kaybetmiş bir zihniyet,Yalnızca hayvanlar için değil toplumun tamamı için tehditdir.
#CanilerTutuklansın
Kalbim sıkıştı, nefesim kesildi. Gözlerime inanamıyorum.
Bu gördüğünüz yavru kediye 4 cani, önce cinsel organına bir cisim sokuyor, ardından 4 kişi de ayağıyla eziyor. Hayvan çığlık çığlığa yardım isterken onu paramparça edip denize atıyorlar.
Şimdiye kadar kendim için hiçbir şey istemedim. Devlet yetkililerinden tek ricam, Allah rızası için bu dört esfel-i safilin şahsın kimliklerini tespit edip yakalamanız ve haklarında gereken işlemleri yapmanız.
İki gün önce de bir kadının ayağıyla kaplumbağayı ezdiği görüntülere şahit olduk. Halen şahıs hakkında tek bir resmi haber yok. Ne bir gözaltı ne de bir kimlik tespiti var.
Aranızda hayvan sevmeyen, “Ne olacak, bir kedi, bir kaplumbağa bu da gündem mi?” diyenler olduğunu biliyorum. Sizinle aynı merhametin ve kulvarların insanları değiliz. Bunu da kabullendim. Ama hayvana yönelik acımasız şiddeti ve işkenceyi her küçümsediğinizde bu toplum böyle böyle çürür.
Bunlar insan değil, hayvan dahi olamaz. Biz bu sadistlerle aynı toplumda, aynı sokaklarda nefes alıyoruz. Lütfen bunları bulun.
@adalet_bakanlik@TC_icisleri@EmniyetGM
Tüm hayvanlar üzerinde deney barbarlıktır ve HAYIR. Teşekkür ederim sevgili ve değerli @peta , hayvan dostlarımız, için yaptığınız, tüm etkinlikleriniz ışıldasın.
META ASTROLOG
İstanbul Özdilek AVM otoparkında gönüllüler tarafından bakılan, kör ve sağır Şaşı’nın uzaklaştırılmak istendiği belirtiliyor.
Şaşı’nın yaşam hakkını yok saymayın. Şaşı yalnız değildir!
#ŞaşıİçinAdalet#ŞaşıYalnızDeğildir
Artık dayanacak direnecek güç kalmadı. Günlerdir mama duyurularımız bir kaç kişi harici karşılıksız kaldı. Pes etmek istemiyoruz. Ancak nereye kadar. Ünlüler burayı duymuyor görmüyor. Şmlanları kısıtlı bağışçılarımız ile ayakta kalma mücadelesi veriyoruz. Zordayız denekten bıktık usandık utandık. Sanki Bınca canı kurtarmadık da biz doğurmuşuz gibi herkes sırf patiliköyün güzel görseli nedeniyle elini çekti. Aynı sözler burası çok iyi görünüyor canlar iyi durumda biz daha kötü durumda görünen yerlere destek olacağız deniliyor..ne yapsaydık can dostlarım siz söyleyin ajite etmek mi gerekiyor. Canların hakkını canlara verdik bu hale düştük.
Şunu gördüm şu işleri yapıyorsan İyi film çekeceksin doğru olur ajite etmez iyi bakarsan yanında kimse kalmıyor. Biz yinede çizgimizi bozmayacağız.
Barınağımızın temizlik malzeme ihtiyacı var. Kliniklere çok ciddi borçlar birikti. En mühimi mama kalmadı.
Bu günden sonra mama duyurusu dahi yapmayacağım. Çünkü arttık cidden utanıyoruz. İnsanlar bin cana nasıl bakılır bilmiyorlar . Patiliköy sürekli mama İstiyor diyenler var. Yahu ne yapalım aç mı bırakalım. Bu son çağrım son seslenişim artık gücüm kalmadı. Gücenmiyor olabilirsiniz haklısınız bu işi yapanların çoğu bir kısım hariç sadece para kazanmak için yapıyor. Hayvan falan bakan çok az. İşin için berbat. Biliyoruz ama susuyoruz. Konuşan kötü olduğu için lanet olsun diyorum..O nedenle mama alıp gelip kendiniz besleme yapabilirsiniz. Biz yorulduk. Hemde çok. Dilenci olduk sosyal medyada .. bunu haketmedik. Buraya can bırakanlar birdaha aramayanlar buranın bu hale gelmesi en çokda sizin yüzünüzden. Vicdan rahatlattınız atıp gittiniz. Biz evlat bildik sahip çıktık ve çıkmaza girdik. Bizi duyacak ünlüler iş adamları lütfen lütfen biri elimizden tutsun. Çok kötü durumdayız.
Bir kilo mama 50 tl. 15 kg 750 tl. Profil başındaki linklerden yada dm den yazarak bağış yapabilirsiniz. Umarım Çığlığımız duyulur. Son kez sesleniyorum lütfen bizi duyun. Burada bin can var ve hepsi kurtarılmış.
Diyarbakır'da bir çocukta kuduz tespit edildiğine ilişkin haberlerden sonra yüzlerce mesaj aldım. Görüşümü soran, endişesini paylaşan herkese topluca cevap vermek istiyorum.
Öncelikle kuduz son derece ciddi ve ölümcül bir hastalıktır. Şüpheli her hayvan teması ciddiye alınmalı ve temas sonrası tıbbi değerlendirme kesinlikle geciktirilmemelidir.
Diyarbakır Valiliğinin açıklamasını ve konuyla ilgili haberleri dikkatle takip ediyorum.
Ancak burada çok önemli bir ayrım yapmamız gerekiyor:
Bir çocukta kuduz hastalığının laboratuvar olarak doğrulanması başka, bu hastalığın dört ay önce temas ettiği belirtilen bir kediden bulaştığının bilimsel olarak ortaya konulması başka bir şeydir.
Bugün kamuoyuyla paylaşılan bilgiler üzerinden, söz konusu kedinin hastalığın kesin bulaş kaynağı olduğunu gösterecek yeterli bilimsel veri görmüyorum.
Kediler ve diğer tüm memeli canlılar, hatta yunus ve balinalar dahil, kuduz olabilir ve uygun koşullarda kuduzu bulaştırabilir. Bunu tartışmıyorum. Ancak bir hayvanı belirli bir kuduz vakasının kaynağı ilan etmek de bilimsel kanıt gerektirir.
33 yıldır kedilerle çalışan bir veteriner hekim olarak son dönemde kediler üzerinden oluşan dili ve atmosferi dikkatle izliyorum. Nereye doğru gidildiğini görüyorum. Şimdilik bunun ötesinde bir değerlendirme yapmak istemiyorum...
Ama bir konuda sessiz kalamam:
Isırma mı, tırmalama mı olduğu dahi haberlerde farklı aktarılan tek bir olay üzerinden kedilerin toplum sağlığı için tehdit olarak gösterilmesine ve bunun binlerce sahipsiz kedinin yaşamını tehlikeye atabilecek bir korkuya dönüşmesine izin vermemeliyiz.
Kuduzla mücadele edilmelidir. Hem de tavizsiz biçimde.
Fakat bunun yolu korku yaratmak veya kedileri hedef göstermek değil; aşılama, sürveyans, doğru temas sonrası profilaksi, epidemiyolojik araştırma ve bilimsel veridir.
Kuduz ve özellikle kedilerde kuduz konusunda uzun zamandır yazıyor ve bilimsel verileri paylaşmaya çalışıyorum. Konuyu daha ayrıntılı merak edenler bu konudaki makalelerimi okuyabilirler. Böyle dönemlerde sosyal medya manşetlerinden önce bilimsel bilgiye başvurmanın çok daha önemli olduğunu düşünüyorum.
Çocuğumuza acil şifalar diliyorum.
Çocuklarımızı kuduzdan koruyalım.
Kedilerimizi de kanıtsız suçlamalardan koruyalım.
Dr. Tarkan Özçetin
Veteriner Hekim
Hayri amca, Soma’nın kavurucu yaz sıcaklarında sokaktaki canların susuzluğunu dindirmek için elinde su bidonuyla her gün sokakları adım adım geziyor. kapları sadece suyla doldurmuyor .Yanında taşıdığı temizlik teliyle her bir kabı tek tek, titizlikle ovalayarak temizliyor.
Sizde bu sıcak yaz günlerinde evlerinizin, iş yerlerinizin önüne bir kap temiz su koyun.
O bir kap su, dışarıdaki bir canın hayatını kurtarabilir. 🐾
🎥 somabulten
🦮🐈🐈🐈🐈
"Şimdi bizim memlekette bir moda çıktı.
Çocuğunuzun gelişimi için,
Kedi köpek alın diye RACON kesenler var.
Aileler de çocuklarına kedi köpek alıyorlar.
Beraber yazlığa Bodrum’a, Çeşme’ye,
Marmaris’e gidiyorlar.
Çocuk yazlıkta hayvanla oynuyor.
Yazın havada sıcak hayvan bahçede yaşıyor.
Yazlıktan dönüş başlıyor.
Hayvanı arabadan yolda indirip,
Bir ağaç altına bırakıp,
Ailecek kaçıyorlar.
Hayvanda peşlerinden koşuyor.
Yorgun düşüp tek başına kalıyor.
Aile dönüyor.
Hayvanın yaşama şansı olursa barınağa gidiyor.
Şimdi bu çocuk bu şekilde yetişti.
Sıkıştığın yerde can bildiğin hayvanı bırak gel.
Bunun adı kişisel gelişim.
Bunlar da anne ve baba.
Sıkışınca bırak kaç.
Çocuk küçüklüğünde bunu öğrendi.
Kişiliği oturdu.
Verdikleri eğitim bu.
Bırak kaç.
Sonunda sıkışınca,
Karısını bırakacak,
Çocuğu bırakacak,
Sonunda ana babayı da,
Huzurevine bırakacak...
Sizde vicdan yok mu?
İnsanlık yok mu?
Ailenin babası,
Sorsan önemli adamdır.
Bilmem ne bölüm başkanıdır.
Karısı da bilmem ne derneği üyesidir.
Sorsan çocuk gelişimi konusunda saatlerce konuşur.
Ama üç kiloluk köpeği sokağa bırakacak kadar
Vicdansızlardır.
Karşınızdaki canlı.
Bakamayacaksan alma.
Ev köpeği sokakta yaşayamaz.
Yemek bulamaz.
Bu ölmüş ananızın eski ayakkabısı değil ki,
Kaldırıma koyunca alsınlar.
Aldığı hayvanı bırakan onun dışarıda yaşayacağını ummasın.
Alıntı
Zeynep Eman