kimseyi hayatına bu kadar fazla sokmamalı ve kimsenin hayatına bu kadar fazla sokulmak için çaba sarf etmemeliymişsin. hep bir mesafe olmalıymış ama işte sen birini sevince, bendini aşan nehirler gibi akıp giden sevgine set çekemiyorsun. önünde duramadığın o sevgi, bir gün seni de önüne katıp götürüyor. seni yok eden şey, yine sevgin oluyor. kendi mahvını yine kendi ellerinle hazırlıyorsun.
Umut, her şeyin iyi olacağına inanmak değil, olanın başka türlü olabileceğini görebilmektir. Bu kısacık hayatta neye gerçekten değer verdiğimizi iyi seçmeliyiz.
İnsanlara ve dünyaya hükmetmek mi yoksa anlamlı bir bağ kurmak mı? Başkasının acısına sırt çevirmek mi yoksa tanıklık etmek, el ve omuz vermek mi? Bize dayatılmış gerçekliği kader saymak mı yoksa daha adil, daha merhametli ve daha yaşanabilir bir dünyanın ihtimalini canlı tutmak mı?
Seçim bizim.
Herkes kendinin cumhurbaşkanı;
herkes kendinin bilgini;
herkes kendinin uzmanı;
vb...
Böyle bir ortamda
deneyim değil beklenti
düşünce değil duygu
yöntem değil bağlılık
kanıt değil kimlik
bilgi değil kanı...
Sonuç:
"Türkiye'de yaşayan her üç kişiden dördü her konuda bilgindir."
Böyle birseyin ikram edilemeyeceğini belirterek, teşvik ve özendirici hareket olduğunu belirttim. Bu konuda yetkilileri de gerekenin yapılması konusunda hassasiyet göstermeye davet ediyorum.
@saglikbakanligi@1920yesilay@gidadedektifi@drmemisoglu
Akşam yemek yemek için gittiğimiz Atasehir Yıldız Aspava restorantta çıkışta kolonya ile birlikte sigara ikram edildi. Kısa süreli şoku atlattiktan sonra görevli kızı uyararak "siz ne yapıyorsunuz?" diye sordum.
"İkram efendim herkes çok memnun" dedi.