Diken üstü diken,
Bir kalbi kahreden!
Deli divane, aklını peynir ekmekle yiyen!
Sen bir fanisin işte; kasavet doldurup, bayağılık döken!
Saadeti yudumlayıp, ahmakça tüküren!
Açmayacak bir çiçeğin açacağına olan umudun, açacağını bildiğin bir çiçeği görememekle aynı mıdır yoksa? Sen bir incir ağacı mısın yoksa yalnızca, inancının da bilginin de üstünlük kuramadığı?
İncir ağacının çiçeği görülmez. Ama açar. Bazıları beklerken görmeyi umar, bazıları bilmese de inanır. Bazı çiçekler görünmeden açar, bazı dönüşler fark edilmeden başlar. Gören mi azdır, beklenilen yer mi yanlıştır?
Görmek midir, inanmak mıdır yoksa bilmek midir senin gerçeğin?