Al Qaeda in the Indian Subcontinent (AQIS) published an image in its propaganda magazine Nawa-e-Ghazwa-e-Hind (Voice of the Ghazwa-e-Hind/نوائے غزوۂ ہند) about the September 30 attempted hijacking of Flydubai flight FZ1073 from Dubai to Tel Aviv, aimed at attacking Ben Gurion Airport.
2014 yılına ait el Kaide’nin iç yazışmalarına ulaştıklarını belirten Al Arabiya English, örgütün medya kanadı es Sahab’ın yöneticisi Ebu Abdurrahman el Mağribi künyesiyle bilinen Muhammed Abdüsselam Abattay’a odaklanan bazı haberler yayınladı. Muhtar el Mağribi, Münir, İbrahim ve Faysal ed Dağıstani künyelerini de kullanıyor.
Al Arabiya, el Mağribi için “el Kaide tarihinin ve sırlarının muhafızı” ibaresini kullanıyor.
Es Sahab Medya, 2001’de Usame b. Ladin tarafından kuruldu. Merkeze bağlı tüm resmi açıklamalar ve materyaller bu kanal aracılığıyla yayınlanıyor.
El Mağribi’nin ‘Medya Bakanı’, örgütün ikinci ismi ve İran’da ikamet ettiğine inanılıyor. Eymen ez Zevahiri’nin damadı, eski üst düzey tanışmanı ve 2012’de örgütün Afganistan ve Pakistan’dan sorumlu genel emiri olarak ile iletişim hatlarını da denetleyen kişiydi. Amerika 7 milyon dolar ödülle kendisini arıyor.
1970’de Marakeş’te doğan el Mağribi aslen Berberi/Amaziğ. 25 yaşında Hamburg’a giderek burada yazılım mühendisliği eğitimi almaya başladı ve dindarlaşma sürecine burada girdi.
1999’da Afganistan’a giderek el Faruk kampında eğitime alındı; teknik uzmanlık, Almanca ve Fransızca bilgisi ile 9/11’in mimarı Halid Şeyh Muhammed’in dikkatini çekti ve onu medya şurasına dahil etti. 2000’de Yemen’deki USS Cole gemisine gerçekleştirilen saldırıyla ilgili videonun yayınlanmasının ardından es Sahab’ın kuruluşuna başlandı; “İslam Ümmetinin Durumu” filmi ile 9/11 saldırılarına ilişkin videoların yayınlanması ilk ve önemli işler oldu. Amerika’nın Afganistan’ı işgal etmesinin ardından H. Ş. Muhammed ve el Mağribi’nin teknik kurgu ve propaganda dağıtım çalışmalarını Pakistan’daki Kuzey Veziristan bölgesinde yönettiklerini düşünülüyor.
El Kaide’nin medya kurulunun başında bulunan H. Ş. Muhammed’in 2003’te yakalanmasının ardından el Mağribi’nin yükselişi başladı ve 2004’te Zevahiri’nin en büyük kızı Nebile ile evlendi. Böylece el Mağribi, el Kaide’nin karar alma süreçlerine dahil oldu ve merkezi yapılanmanın şurasına katıldı; Amerika’nın 2006’daki başarısız İHA saldırısı da bunu doğrulayan bir emare.
El Mağribi, Taliban’ın çöküşüyle önce İran’a gitti ve oradan da Pakistan’daki aşiret bölgesine geçti. Der Spiegel’in 2006’daki bir haberinde el Mağribi’nin Bacaur’da olduğu ve Zevahiri’ye yakın yaşadığı belirtiliyor.
Es Sahab’ın kamuoyuna açıkladıklarının arşivin yalnızca küçük bir bölümünü oluşturduğu ifade ediliyor. Dini ve askeri eğitim kamplarına ait materyaller, liderliğin çeşitli ülkelerdeki mensuplarla özel yazışmaları ve diğer örgütlerle gerçekleştirilen iletişimlerin de bu arşive dahil olduğu belirtiliyor. El Mağribi bu iletişim halinin editörlüğünü yaptığı ve hassas bilgileri içerikten çıkardığı öne sürülüyor. Kendisinin yardımcılarından biri aynı zamanda oğlu ve bir videonun seslendirmesini de kendisinin yaptığı söyleniyor.
9/11’in onuncu yıl dönümüne dair bir video yayınlanmak istendi. UBL’nin ama çevresinde kamera tekniğini bilen kimsenin olmaması nedeniyle el Mağribi, UBL’nin oğlu Halid’e bu konuda teknik destek sağladı.
Öte yandan el Kaide’nin diğer gruplarıyla iletişimi ve onların açıklamalarını da denetleyen kişiydi; bu açıklamaları UBL’ye sunmadan önce politikalara uymayan kısımları çıkarıyordu. Hint Altkıtası’na yönelik Urduca medya faaliyetleri için Pencablı bir Diyobendi grup ile merkezi liderlik arasında bağlantı kurdu ve başına Asım Ömer ile Ahmed Faruk’u getirdi.
Seyfü’l Adl’ın el Kaide’nin başına gelmesiyle “devrimci proje” fikrinin onları daha pragmatik bir zemine çekmesi nedeniyle es Sahab’ın da söylemlerindeki katılığı esnettiği düşünülüyor. Al Arabiya’ya konuşan bir kaynak, el Kaide için bir savaşçının artık Selefi ve hatta Sünni olması gerekmediğini öne sürüyor.
El Mağribi’nin sadece medya işlerine bakıp bakmadığına dair bazı tartışmalar söz konusu. Zevahiri sonrasında liderlik konusunda Seyfü’l Adl’ın öne çıkması ve üretilen medya içeriklerinin “her açıdan niteliksel olarak farklı” olması onun hala medya konusunda sorumlu kişi olduğuna işaret ediyor. Buna rağmen Şiilere ve İranlılara karşı sert tutumuyla da bilinen birisi. El Kaide “stratejik amaçlarla ideolojik uyum sağlama” yeteneği çerçevesinde varlığını sürdürebilmeyi başardı.
"Hüzünlü bir akşam susmuşuz, durgunuz, hepsi bu..."
Azzam ve Tayfun'la "Ahmet Kaya'yı Neden Sevdik?" diye soracağız, sanki bir yayına sığacak cevaplar varmış gibi.
🗓️26 Eylül Cumartesi
🕰️22.00
https://t.co/BjECQJKCDC
"Madem güneş tepeden vurdu, gölge ayağımızın altıdır."
Türkiye'nin bu karanlık ve puslu "Vadi"sini hep birlikte ve her yönüyle konuşuyoruz.
18 Eylül Cuma
22.00
@zorbaris | @serafettinbilgc
Ortadoğu'nun en kırılgan halkası Yemen'de tırmanan olayları ve sahadaki gelişmeleri Gazeteci-Yazar Samet Doğan ile canlı yayında konuşuyoruz.
("Yozgatlı adamla İtalyanlık ne alaka?" sorusunu ihmal etmeden tabii.)
🗓 15 Eylül Salı
⏰ 22.00
@sonmerdivende@sametdgn1
🚨 CANLI YAYIN
Şerafettin ve Tayfun ile, geçmişi ve bugünüyle 12 Eylül'ü konuşacağız. Bekleriz.
12 Eylül Cumartesi
22.00
@jurisprudent_ | @serafettinbilgc
🚨 CANLI YAYIN
Şerafettin ve Tayfun ile, geçmişi ve bugünüyle 12 Eylül'ü konuşacağız. Bekleriz.
12 Eylül Cumartesi
22.00
@jurisprudent_ | @serafettinbilgc