Timur Soykan, Menzil Tarikatı’nın 50 milyar TL’lik servetinin soruşturulması çağrısında bulundu:
• Tarikatları da soruşturun.
• Menzil Tarikatı’nın 50 milyar TL’lik mal varlığı var.
• Babaları öldükten sonra paylaşamıyorlar o müritlerin parasını.
• Birbirlerini suçluyorlar. Vakıfların mallarını tek tek üzerlerine almışlar.
• Bunları da araştırın. Bir dava açılmıyor. Güçleri yetmiyor mu yani?
• Menzil’de müritlerin paralarıyla, bağışlarla o mal varlıklarını yapmışlar.
• O binaları almış, o şirketleri kurmuş, o hastaneleri kurmuşlar.
• Onlar neden soruşturulmuyor?
Sayın Adalet Bakanım,
Sabrım artık taşmak üzere. Aylardır sizinle görüşebilmek için bekliyorum. Her defasında "Tamam Yasemin Hanım, inşallah" denilerek umutlandırılıyor, ancak somut bir adım göremiyorum.
Bir anne olarak artık sesimin duyulmasını istiyorum. Adalet beklemek bu kadar zor olmamalı. Bu yaşadığımız belirsizlik ve sessizlik, acımızı her geçen gün daha da büyütüyor.
Lütfen bu zulme son verin. Ben yalnızca evladım ve tüm çocuklarımız için adalet istiyorum. Mücadelemden vazgeçmeye hiç niyetim yok. Hukuk ve adalet içinde, sesimi duyurmaya devam edeceğim.
Saygılarımla.@abakingurlek
Sayın Dursun Aydın Özbek Başkanımıza ve Yönetim Kuruluna;
4 sezonu üstüste şampiyon tamamlayan takımımız sezonu açıyor.
Mevcut teknik heyetimiz ve kadromuz geride bıraktığımız 4 sezonda büyük ve önemli başarılara imza attı.
Özellikle 5 sene üst üste şampiyonluk ve Avrupa’daki hedefimiz için mevcut iskeleti korumak kadar değişim, yenilenme ve güçlendirme de yaz transfer sezonlarının olmazsa olmazıdır.
23 Mayıs'ta dördüncü kez Başkan seçilen Sayın Dursun Aydın Özbek ve yönetim kurulunun bugüne kadar transferde herhangi bir somut adım atmaması her transfer dönemi olduğu gibi bu transfer döneminde de bir stratejinin değil belirsizliğin olduğu izlenimini veriyor.
Tüm bunların yanında futbolun yönetiminde yetki karmaşası ve savaşı yaşanıyor haberlerinin yaptırılması da bu belirsizliği destekliyor.
Gerçek şu ki; yabancı kuralı varken yerli alternatifler tükeniyor. Bir gün çok pahalı, diğer gün kiralık oyuncu isimleri verilerek taraftarın kafası karıştırılıyor ve sezon başlamadan taraftarın motivasyonu yıpratılıyor. Her gün sosyal medya üstünden algı savaşları yürütülüyor.
5 sene üstüste şampiyon olmamamız için herşeyin yapılacağı bir ligde ve Avrupa'da son 16'dan daha yukarı hedefe yürümek için yarın çok geç olabilir.
Geçen kış transfer dönemi yaz dönemine bütçe ayırmak için para harcanmadı haberleri ortadayken, takım daha sahada şampiyonluk turu atarken "Bizim bu sene 500 milyon euro bütçemiz olacak" röportajı verilirken, takımdan kiralık oyuncularımız ayrılmışken, as takımın ve yedek kulübesinin bariz ihtiyaçları ortadayken Temmuz ayına kadar en ufak bir aksiyon alınmaması geçtiğimiz transfer dönemlerinde yaşatılan sancılı ayları hatırlatıyor.
@bayrakmedya Yemek firmalarında aynı olay var, ben her zaman gittiğim restoranta artık telefondan sipariş veriyorum%40 indirimli yiyorum. Ama bütün restoranlar böyle değil tabi
Vize konusunda yaptığım çalışmanın tamamını bir ay içinde paylaşacağım.
Bu süreçte Instagram hesaplarım, Whatsapp hattım bile bu çeteler nedeniyle kapatıldı.
Ancak bu konu nihayete erecek. Bunların reklamını Youtube’da, Instagram’da yapanlar silmeye devam etsin. Hepsini çoktan bildirdik.
Verdiğiniz destek için teşekkür ederim. Medya sektöründekiler konuya destek vermek yerine ise haberimi her zamanki gibi çaldılar ama çok şükür herkes ne olduğunu biliyor.
14 yaşındaki kızı Işıl Öykü için adalet arayan baba Yunus Dinç, cinayetin üzerinin nasıl örtüldüğünü anlattı:
“Kızım Pendik sahil yolunda, yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışırken yüksek hızla gelen aracın kırmızı ışıkta geçmesi sonucu bütün kemikleri kırılarak, bütün iç organları parçalanarak, kafatası çatlayarak olay yerinde öldürüldü.
Tüm şahitler araç sürücüsü kadın demesine rağmen bir erkek teslim oldu. 15 mobese kamerası 1 buçuk saat boyunca arızalıymış.
Bu erkeğin tuttuğu avukat, 3 günde 3 savcı değiştirtiyor. Yeni savcı 1 günde iddianameyi tamamlıyor. Ne tanık ne sanık ifadesi, ne de delil toplama ihtiyacı hissediyor.
14 yaşındaki çocuğun öldürüldüğü bir olayda 1 günde iddianame yazılıyor.
Hakim de bu iddianameyi onaylayıp kızımın katilini 4. günün öğleninde dışarı çıkarıyor. Tutuksuz yargılanıyor.
Biz buna kaza değil, cinayet diyoruz.”
Yarın saat 19:00 ‘da tüm memurlar birlik olmalı.
İşçiler bayrama 90-145.000 TL arası ücretle girecek.
KPSS ile atanan memur 58-65.000 TL.
Memurlar artık sesini çıkarmalı.
Birlik olmaktan başka çaremiz yok.
#memur
York Düşesi Sarah Ferguson'un 2008'de Ankara ve İstanbul'daki çocuk esirgeme kurumlarına KILIK DEĞİŞTİREREK girip, gizli çekim yaptığı görüntülere ulaştım.
Sarah bu çekimden 5-6 ay sonra E*PS**IN ile Florida'da ÇOCUK VAKIFLARI kurmak için görüşmeye gitmiş.
Türkiye ise Sarah için soruşturma başlatmış ancak Türkiye'ye tekrar dönmemiş.
Twitter bu olayla ilgili ciddi bir sansür uyguluyor malum şahsın adını yazınca görüntülenmesi engelleniyor.
Bu paylaşımları görüyorsanız gündem olması için paylaşabilirsiniz.
Yaptığım çalışmanın tamamı: https://t.co/fi66I3ahQ7
Eyüp Sabri Tuncer’in patronu Engin Tuncer:
"Bir insanın 50-100 dairesi varsa, bu kul hakkına girer.
İnsanın barınma hakkı diye bir şey var. Siz gayrimenkul biriktirerek insanların barınma hakkını elinden alıyorsunuz.
Bizde kimsenin ikinci evi yoktur."
Türkiye’de artık en “güvenilir” kurumların gölgesinde bile dolandırılıyorsunuz.
Başımıza gelen bir olayı anlatayım; hem tüketici suistimali hem de açık vergi kaçakçılığı içeriyor.
İzmir’de bir @Turkcell bayiinden kampanyayla aile büyüklerimize telefon hediye aldık. Telefonun fiyatı 13.000 TL. Emekli olan aile büyüklerimiz bayiye gitti, veri aktarımı sırasındaki zaman boşluğunu fırsat bilen bayi çalışanları manipülasyona başladı:
“Kutuda şarj aleti yok, bu olmadan telefonu kullanamazsınız…”
Sonuç:
•2 adet Samsung 25W şarj aleti
•2 adet Çin malı kılıf
•2 adet ekran koruyucu
Trendyol fiyatı: 200–300 TL (hepsinin toplam 1000 TL etmiyor)
Bayiden çıkan fatura: 10.000 TL
Emekli maaşının 15–20 bin TL olduğu bu ülkede, hediye almaya gelen yaşlı insanları bu şekilde soymaktan utanmamışlar.
Ama asıl mesele burada bitmiyor.
Bu 10.000 TL’lik işlem için kesilen fiş: KONTÖR. KDV: SIFIR.
Yani hem müşteriyi soyuyorlar hem de devleti. Aynı anda. Aynı POS’tan.
Fişi paylaşıyorum herkes görsün. İspat elimde.
Bu nasıl bir tezgahtır, nasıl bir ahlaksızlıktır , buyurun açıklayın.
Gerekli belgeleri gelir idaresi ve ticaret bakanlığına da ayrıca bildireceğim.
Bu ürünlerin hepsini de aynen iade edeceğim.
@ticaret@HMBakanligi@gibsosyalmedya@Turkcell@TurkcellPartner@TurkcellHizmet
Madem Galatasaray yönetimi soramıyor, o halde biz soralım;
1) İbrahim Hacıosmanoğlu’nun 30 tane futbolcuya villa vermek istemesinin sebebi mahkeme tarafından iptal edilen, yıllardır alınamayan 4000 villa projesinin inşaat izinlerini almak için olduğu iddiaları doğru mu?
2) 4,45 milyon metrekarelik alanda planlanan projenin, kuraklığın önümüzdeki yılların en kritik sorunlarından biri olduğu dönemde, çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapan ve “Uluslararası Öneme Sahip Kuş Alanı” olarak bilinen Tuzla Sulak Alanı üzerinde ciddi çevresel tahribata yol açabileceğine dair iddialar gündemde. Bu iddialar doğru mu?
İbrahim Hacıosmanoğlu, Galatasaray’ı hedef almak yerine kamuoyunun cevabını merakla beklediği soruları cevaplasın.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Bu fotoğrafta gördüğünüz benim kızım Işıl Öykü Dinç. 18 Mayıs 2025'te bir trafik cinayetinde kızımı benden çaldılar! Akp MKYK üyesi TÜRGEV yönetim kurulu üyesi Av. Fatih Sadullah Selman dosyaya dahil olduktan sonra
⚫ 3 günde 3 savcı değişti neden?
⚫ Çarpan şahıslar memur olmadığı halde Memur Suçları Soruşturma Bürosu 1 günde bomboş dosyaya iddianame hazırladı neden?
⚫ HSK 4 gün içinde tahliye edildiği için hakim hakkında "oybirliği" ile soruşturma başlattı ve bu soruşturma 5 aydır tamamlanmadı neden?
Bugün kızımın 3. Davası görüldü. Geçen hafta tanık olarak dinlenen Ağrı'da ki polis memurunun verdiği ifadede biz olay yerine gittiğimizde Selamiçeşme ekibi oradaydı cümlesinin Ağrı yazmanı tarafından Selami Çeşme şeklinde yazmasindan ötürü hakim 9 Nisan'da Pendik ilçe emniyet müdürlüğüne Selami Çeşme adında ki polis memurunun kimlik bilgilerinin tespit edilip duruşmaya çağrılması yönünde bir evrak gönderdi :) Pendik ilçe emniyet müdürlüğü ise böyle bir polis memuru olmadığını ve Selamiçeşme'nin Kadıköy ilçesinde bir karakol adı olduğunu bildirir evrakı mahkemeye teslim etti. Aynı hakim Kadıköy ilçe emniyet müdürlüğüne "Selami Çeşme adında ki polis memurunun kimlik bilgilerinin tespit edilip duruşmaya çağrılması yönünde tekrar bir evrak gönderdi. Bu bizim aklımızla dalga geçmektir. Bu kızımın dosyasının savsaklanarak okunmadan gelişigüzel hazırlandığının bir kanıtıdır. Bu durumda ne yapacaksınız? @abakingurlek@adalet_bakanlik
Yine bugün duruşmada dinlenen olay yeri tutanağını hazırlayan polislerin çelişki dolu ifadeleri, yalan beyanlarda bulunmaları neticesinde kanuni hakkımızı kullanarak bu polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı söylemek isterim. Delil karartmak, sahte evrak düzenlemek ve görevi kötüye kullanmak suçlarının hepsi işlenmiş ve bunlar mahkeme tutanağına geçmiştir. Kaldı ki 1.5km boyunca 3 MOBESE direğinde ki toplam 15 kamera şoförü nasıl tespit edemez? Bu durumda siz nasil bir yaptırım yapacaksınız? @TC_icisleri@mustafaciftcitr
Kızıma çarpan şahıslar yoğun bakım hemşiresi olduğu halde 112'yi aramadiklarini, kızıma mudahele etmediklerini ve polise sağlık çalışanı olduklarının bilgisini vermedikleri hatta polis otosunda gayet rahat bir şekilde telefonları ile ilgilendikleri ve ellerinde kelepçe bulunmadığı sanık beyanı ve polis ifadeleri ile yine mahkeme tutanaklarına geçmiştir.
Bu adaletsizlik kamunun adalete olan inancını derinden sarsmaktadır. Kızımın adaleti için susmayacağım. Trafik cinayetlerinde ödül gibi verilen cezaları kabul etmiyorum etmeyeceğim!
#ışılöyküdinçiçinadalet
Kamuda tuhaf bir düzen oluştu.
Sınavla gelen üniversite mezunu memur 58-65 bin TL maaş alıyor. Taşerondan geçen kamu işçisi 85-90 bin TL aylık gelir elde ediyor (ikramiye, tediye, yemek ve yol yardımı ile)
Memur sendikaları ise bu konuda sessiz.
#KamudaCifteStandart
📢 30 YIL HİZMET EDEN MEMURLARIN 2026 EMEKLİ İKRAMİYELERİTUTARLARI: ADALET NEREDE?
👉Yıllar süren emek, dirsek çürüten eğitim hayatı, ağır sorumluluklar ve kritik görevler…
Peki emeklilikte karşılığı ne?
👉Emekli ikramiyelerinde oluşan dengesizlik, eğitim düzeyi, risk ve sorumluluk arasındaki bağı neredeyse tamamen koparmış durumda.
❗️ Bu tablo sizce adil mi?
💡 Önemli Not:
2008 sonrası sistemde emekli maaşı;
➡️ Ortalama Aylık Kazanç x Aylık Bağlama Oranı formülüyle hesaplandığı için ek göstergenin etkisi oldukça sınırlıdır.
Bu nedenle:
👉2008 öncesi memurlarda ek gösterge artışı talebi etkili olurken 2008 sonrası memurlar için sadece ek gösterge artışı talebi, sorunun çözümünde yeterli değildir.
Yayılması ve farkındalık oluşması için retweet etmeyi unutmayınız.