“Azdan az çoktan çok gider “-“Çocuklar öldürülürken değil uyutulurken susulur”. Dünyada ABD'ye "Kanlı ellerinizle tarih yazıyorsunuz" diyebilen kaç lider var?
#Bosna ve #Filistin...
31 yılda hiçbirşey değişmedi ve katledilen yine Müslümanlar oldu...
Yetim kızlar, şehit olan annelerine tam 31 yıl sonra da ağlıyor. Biz bu travmaları nasıl atlatacağız !!!
#SrebrenitsaKatliamı#Gazze
1992’de Sırp ve Hırvatların başlattığı Bosna Savaşında 38.000’i aşkın sivil Müslüman Boşnak öldürüldü. BM tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa’da, yine BM askerleri gözü önünde, yarın eli silah tutabilir diye, 8.000’i aşkın Boşnak erkek ve erkek çocuğu otobüslerle infaz alanlarına taşınıp toplu mezarlara gömüldü. 11 Temmuz-22 Temmuz 1995 arasındaki bu trajik olaylar, vicdanlarda hemen, hukuken ise; geç de olsa soykırımı olarak kayıtlara geçmiştir.
Şu üç isim, tıpkı Bosna Savaşının devam ettiği günlerde olduğu gibi bugün de hafızamıza kazınmış olmalı. Bilmeyenler olabilir; üçüne, ‘Bosna Kasabı’ adı verilmiştir: Özellikle; soykırımı ve katliamların askeri lideri Ratko Mladiç’e, siyasi lideri Radovan Karaciç’e ve perde arkasındaki Yugoslavya-Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç’e. İnsanlığın vicdanına kara leke sürenler eylemleriyle bilinmeden Aliya İzzetbegoviç’ler anlaşılamaz.
Ne demişti bilge lider Aliya?
“Bunu hiç unutma evlat!
Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır. Bugünkü refahı; devam edegelen sömürgeciliği, döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.”
11 Temmuz-22 Temmuz 1995 Srebrenitsa Soykırımı şehitlerine, Bosna Savaşında hayatını kaybeden tüm Bosnalı kardeşlerimize ve Aliya İzzetbegoviç’e Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun.
Avrupa’nın kalbinde, dünyanın gözleri önünde yaşanan #Srebrenitsa Soykırımı’nın acısı, aradan geçen 31 yıla rağmen yüreklerimizde ilk günkü gibi tazedir.
8 bin 372 masum Müslüman Boşnak kardeşimizin katledildiği o günlerde vicdanını ve insanlığını rafa kaldıran uluslararası sistem, bugün de aynı ikiyüzlülükle Gazze’de yaşanan vahşeti seyretmektedir. Dün Bosna’nın annelerini ağlatan zalim zihniyet ile bugün Filistin’in çocuklarını hayattan koparan karanlık anlayış aynıdır.
Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in, “Ne yaparsanız yapın, soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.” sözü, bugün Gazze’de yaşananlar karşısında insanlığa yeniden sorumluluğunu hatırlatmaktadır.
Biz bu acıları unutmadık, unutturmayacağız. Dün olduğu gibi bugün de zulüm karşısında susmayacak; hakkı, hakikati ve mazlumların onurlu mücadelesini savunmaya devam edeceğiz.
Srebrenitsa şehitlerimizi rahmetle anıyor; Bosna’dan Gazze’ye masumların kanını döken tüm zalimlerin bir gün mutlaka adalet önünde hesap vereceğine tüm kalbimle inanıyorum.
#Srebrenica
#Unutmayacağız
Unutulan soykırım tekrarlanır.
Aliya İzzetbegoviç
31 yıl önce Avrupa’nın ortasında insanların sessiz kaldığı gün
11 Temmuz 1995’te Avrupa’nın göbeğinde tarihin en karanlık sayfalarından biri yazıldı.
Srebsenitsa’da Faşist Sırpların gerçekleştirdiği soykırımda 8000’den fazla boşnak erkek ve çocuk sistematik şekilde katledildi.
“Medeni” Avrupa seyretti.
Amerika’dan ve bazı Avrupa ülkelerinden insan avı için keskin nişancılar gelip Sırplara para vererek Boşnak çocuklarını öldürdüler.
Dün Avrupa Parlamentosu’nda faşist EOKA çetelerinin katliamlarına karşı kendini savunan Kıbrıs Türkleri yerine Güney Kıbrıs’taki Rum kadınlarını “savaş mağduru” ilan eden rezil ve ahlaksız, şerefsiz Avrupa ülkeleri Bosna’da sistematik tecavüze uğrayan Boşnak kadınlarını görmezden geldiler.
Soykırım kurbanı Çerkeslerin torunları olarak Bosna’daki Soykırım kurbanlarını rahmet ve saygıyla anlıyor, adalet, insan hakları ve barışın önemini bir kez daha hatırlıyoruz.
Tarihin gördüğü en vahşi soykırımlardan biri olan Srebrenitsa’nın 31’inci yılında, katledilen tüm Boşnak kardeşlerimizi rahmetle ve hüzünle yâd ediyorum.
Şehitlerimizin aziz hatıralarını saygıyla anıyor, ailelerine ve yakınlarına sabır niyaz ediyorum.
Srebrenitsa’yı asla unutmayacağız.
Ne zaman ders alacağız?
Bu fotoğraf, Srebrenitsa Soykırımı’nın
insanlığın hafızasına kazınan acı karelerinden biri…
Bir anne ve oğlu, elleri bağlı hâlde birbirlerine son kez bakıyor.
Temmuz 1995’te Bosnalı Müslümanlara karşı işlenen bu soykırımda, birkaç gün içinde 8 binden fazla Boşnak erkek ve çocuk katledildi. On binlerce kadın ise savaşın en karanlık yüzlerinden biri olan sistematik cinsel şiddetin mağduru oldu.
Bugün bize “insan hakları” dersi verenler, dün Avrupa’nın ortasında bu vahşeti izledi.
Srebrenitsa’yı unutmak, sadece geçmişi değil; insanlığın vicdanını da kaybetmektir.
#SrebrenitsaSoykırımı #SrebrenicaGenocide #مذبحة_سربرنتسيا
Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
Gazze biz 2 milyar Müslümanın zerre umrunda olsaydı bu katliamlar olmazdı
Netanyahu'dan değil Allahtan korkmak lazım
FİLİSTİN’DE GERÇEK ATEŞKES
#WakeUpGuarantors
Görkemli törenleriyle gündemden düşmeyen Ankara Zirvesi, Türkiye'nin dünyaya vermek istediği mesajı güçlendirdi: Türkiye artık yalnızca NATO’nun güneydoğu kanadında yer alan bir müttefik değil, ittifakın yeni güvenlik denkleminde merkezî bir aktör. 👇
https://t.co/TJhTvb42rm
@SireneOznur@OznurSirene Bu konuda atılacak böyle bir adım kamuoyunda büyük ihtimalle geri adım olarak yorumlanacaktır diye düşünüyorum. Çok iyi anlatılması lazım...
هذه ام وابنها مقيدين ينظروا نظرتهم الاخيره لبعض من مسلمى البوسنه وهذا جندى قذر صربى وهذه من مذبحة سربرنتسيا قتلوا ٨ آلاف فى يوم واحد واغتصبوا ٦٠ الف امرأه مسلمه
اليوم ذكراها منذ عام ١٩٩٥.
هؤلاء من يحاضروننا عن حقوق الإنسان وان الإسلام دين عنف #مذبحة_سربرنتسيا
Görüntüler Eskişehir'den.
Eskişehir Üniversitesi mezuniyet töreninde Kur’an-ı Kerim’den ayet bulunan pankart taşıyan öğrencilere güvenlik müdahale etti.
Öğrenciler, pankartın ellerinden alındığını ve diğer pankartlara müdahale edilmediğini öne sürdü.
Rafah tahliyesi sırasında güvenliğe ulaşmaya çalışan bir Filistinli, mahsur kaldığı anları kayda aldı.
Anlatımına göre İsrail işgal güçleri bölgeyi kuşattı, ateş açtı; yanında bulunan arkadaşları hayatını kaybetti. Kendisi yaralı halde bir aracın arkasına sığınarak saatlerce yardım bekledi.
Bu sadece bir saldırı değil; sivilleri “tahliye” adı altında ölüm koridorlarına süren işgal düzeninin belgesidir.
Gazze’de mesele artık çatışma değil, insanlığın gözü önünde işletilen bir yok etme düzenidir.
Sessizlik, bu düzenin en büyük zırhıdır.
#Gaza #Rafah #StopTheGenocide