@Merobey2 Topluca fenerbahçeyi bitirmeye gelmiş fetosaray ajanları yenuçımı anladınız saki hacizin onlardan farkı olucak ılsaydı onların gelmesine önayak olmazdı
📌Dünden beri şu haberi düşünüyorum. Neden bilmem aklıma Balkan Savaşlarının hemen öncesi geldi.
Müsade ederseniz aktarayım...
🅾️Devir Abdülhamid devri, 1906... Sırbistan Fransa'dan büyük miktarlarda obüs ve sahra topu ithal etmeye başlar. Lakin Avusturya-Macaristan bundan rahatsız olur ve toprakları üzerinden bu sevkiyatın yapılmasına müsade etmez.
Ama çözüm bulunur. Fransa Sefiri Abdülhamid'e rica eder, Toplar gemilerle Selanik Limanına getirilir, buradan da Selanik-Belgrad demiryolu hattı kullanılarak Top ve mühimmatlar Sırbistan'a ulaştırılır.
Ne yazık ki Osmanlı amacını bildiği halde bu sevkiyata müsade ederek kendi kendini vurmuştu aslında.
Çok değil 5 yıl sonra Osmanlı'nın yardımı ile Sırbistan'a ulaşan yüzlerce modern top ve binlerce ton mühimmat ile Sırplar Osmanlı'yı vurdular. Modern topları ile Sırp Ordusu Balkan Savaşları'nda Osmanlı'ya karşı kesin bir üstünlük kurdu.
📌Aslında 1909 Devrimi Sonrası İttihat ve Terakki, Sırpların niyetini anlamış ve bu top ve mühimmat sevkiyatının son birkaç partisine el koymuştu. El konan bu topların bir kısmını Çatalca Muharebelerinde kullandık, fakat bu silah ve mühimmatın önemli bir bölümü Selanik Limanındaki depolarda tutuluyordu.
Vatan Haini Hasan Tahsin Paşa tek kurşun atmadan Selanik'i Yunan'a teslim ederken, bu toplar da Yunan Ordusuna geçmişti. Yunanlar bu topların bir kısmını Sırbistan'a iletti, bir kısmına ise el koydu, 1919'da Yunanistan'ın başladığı Anadolu işgalinde bile bu toplar kullanılmıştı.
📌Kıssadan Hisse: Osmanlı'da Abdülhamid Döneminde "Komşularla Sıfır Sorun" diyerek yapılan işbirliği(!)nin bedellerini çok acı bir şekilde yıllar boyunca ödedik sevgili arkadaşlar.
Şimdi de bakıyoruz değişen bir şey yok, tarihten ders alan yok.
Dün Sırplar ile işbirliği yapan, "Yunanlar, Bulgarlar müttefikimiz hiçbir sorunumuz yok, saldırı beklemiyoruz" diyen zihniyet bugün Suriyelilerle işbirliği yapıyor, Kürtleri ayrı bir unsur olarak görüp mükafatlandırıp Türk Milletini yok sayıyor, teröristlerle güle oynaya müzakere yapıyor. Yetmiyor şimdilerde bir de Ermenistan'ı da buna dahil etmeye çalışıyorlar. Fener Rum Patriğinin "Ekümenik" sıfatıyla ortalarda dolaşıp Cumhuriyetin temel değerlerine aykırı davranmasına göz yumulmasından bahsetmiyorum bile...
👉1906'dan bugüne 120 sene geçmiş... Bu topraklar ihanetler yüzünden çok acılar çekmiş ama tarihten ders alan yok.
‼️Suriye'ye hastane yapılacak, işletilecek, her türlü masrafı Türklerin vergileri ile karşılanacak ama bunun adına "işbirliği" denilecek...
⚠️Bu düpedüz ihanet be...!!!
#tarih #ihanet #Balkanlar #BalkanSavaşları #Selanik #Cuma #HainsizTürkiye
@UfukSansal Kurulunuz ve başkanınızla beraber klubu baturmaya geldiğiniz çok açık ortada degilmi zavallı ucubeler fetosaray ajanları terbiyesiz insanlar
💥💥Miguel Méndez için Açıklama Bekliyoruz
Varan 1
( Euroleague'tte Fenerbahçe kadın basketbol takımını Şampiyon yapan Hoca için Her gün paylaşım yapacağız)
#FenerbahçeBeko
Türk milletinin 12 vatan evladını şehit verdiği gün “bizimkilerin keyfi yerinde” paylaşımı yapan takımın bayrağını asmak, şehitlere ihanettir.
Köprüye asılacak tek bayrak Türk bayrağı ile
12 vatan evladının fotograflarıdır.
SARAR İLKOKULU’NDA NELER OLUYOR?
Ankara’nın göbeğinde…
Millî Eğitim Bakanlığı’nın hemen yakınında…
Bir okulda üç kadın öğretmen aylarca mobbinge maruz kaldıklarını söylüyor.
Dilekçe veriyorlar.
Tutanak tutuyorlar.
Tanık gösteriyorlar.
İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’ne gidiyorlar.
İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne gidiyorlar.
Çalmadıkları kapı kalmıyor.
Çünkü iddialara göre öğretmenler;
“Okulun sahibi benim.”
“Sizi paramla satın alırım.”
“Açlıktan nefesiniz kokuyor.”
“Çekil önümden.”
“Ben istersem izin veririm.”
“Nereye şikâyet ederseniz edin.”
gibi ifadelerle karşılaşıyor.
İddialara göre öğrencilerin ve velilerin önünde azarlanıyorlar.
Mesleki itibarlarının zedelendiğini düşünüyorlar.
Hazırlamak istedikleri gösteri ve törenlere izin verilmediğini belirtiyorlar.
Ve bütün bunların bir bütün olarak mobbing oluşturduğunu savunuyorlar.
Bu yüzden dilekçeler yazılıyor.
Bu yüzden tutanaklar tutuluyor.
Bu yüzden üç öğretmen aylarca mücadele ediyor.
Ama asıl hikâye bundan sonra başlıyor.
Çünkü öğretmenler çoğu zaman yaşadıkları baskıdan değil, o baskıyı şikâyet ettikten sonra yaşadıklarından yoruluyor.
Yalnızlaştırılıyorlar.
Dışlanıyorlar.
Sorun çıkaran kişi ilan ediliyorlar.
Sonra dosya kapanıyor.
Sonuç kısmına şu cümle yazılıyor:
“İddialar sübuta ermemiştir.”
Ve ardından…
Müdür görevine devam ediyor.
Öğretmene ise görev yeri değişikliği çıkıyor.
İşte tam da bu noktada eğitim camiasında şu algı büyüyor:
“Şikâyet edilen kalıyor, şikâyet eden gidiyor.”
Dün Ağrı’da…
Bugün Ankara’da…
Yarın başka bir şehirde…
İsimler değişiyor.
Okullar değişiyor.
Ama hikâye değişmiyor.
Millî Eğitim Bakanlığı’na ve Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne soruyoruz:
Üç öğretmenin aylarca verdiği mücadelenin karşılığı bu mu?
Sarar İlkokulu’nda neler oluyor?
Ve bu hikâyeyi daha kaç öğretmen yaşamak zorunda kalacak?
@cankayailcemem@MemAnkara@mebpgm@meb_ogm
📌Günün Kürt Fıkrası 👇👇👇
Bir papaz, bir hakim ve bir Kürt, giyotinle idama mahkum olmuşlar.
Giyotin sehpasına ilk papaz getirilir.
Papazın başını giyotinin altına koyarlar ve "son sözün nedir" diye sorarlar.
Papaz; "Ben Tanrıya inanıyorum, O beni kurtaracaktır." der.
İnfaz gerçekleşir giyotinin bıçağı bırakılır, papazın boynuna birkaç santim kala giyotin durur.
Halk şaşırır ve hep bir ağızdan bağırır; "Papazı serbest bırakın, Tanrı O'nun yaşamasını istiyor..."
Ve papaz serbest bırakılır.
Ardından Hakimin kafası giyotinin altına konur ve ondan son sözünü söylemesini isterler.
Hakim; "ben mutlak adalete inanıyorum, suçsuzum ve adalet yerini bulacaktır" der.
İnfaz gerçekleşir giyotinin bıçağı bırakılır, hakimin boynuna birkaç santim kala giyotin durur.
Halk alkışlar eşliğinde "hakim suçsuzdur, adalet yerini buldu hakimi serbest bırakın" diye bağırmaya başlar ve böylece hakim de serbest kalır.
Sıra Kürt'e gelir. Giyotin sehpasına getirilen Kürt'e son sözleri sorulur.
Kürt Giyotine bakar ve şöyle der;
"Ben Tanrıyı da adaleti de bilmem, bildiğim tek şey Giyotinin ipinde bir düğüm var ve o düğüm giyotinin tam inmesine engel oluyor..."
Bunun üzerine görevliler bakar hakikaten Kürt haklıdır, giyotinin ipindeki düğümü çözerler giyotin şak diye iner ve Kürdün kelle gider...
TEŞHİR EDİYORUZ !!!
IRMAK KOPARAN ÖĞRETMEN'E,
"70 bin lira maaş alıyor, günde 2-3 bin lirayı da yola versin, ne olacak?"
diyerek mobbinge maruz bırakan İlçe Millî Eğitim Müdürü'nü unuttuk mu sandın?
İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş görevden alınıp derhâl tutuklansın.
@fbkadinbasket takımımız Avrupa'nın açık ara lideri ve dünya basketbolunda bir markadır. Wnba'de oynayan üst seviye oyuncuların çoğunun Fenerbahçe'den yolu geçmiş veya geçecektir. Camiamızın en başarılı takımı #PotanınKraliçeleri için gerekenlerin yapılmasını umuyoruz @bizimfbmiz
twitterda ses çıkarmadığımız sürece adalet yerini bulmuyor. dün serbest bırakılmıştı biz ses çıkarınca görevden alındı. şimdi daha yüksek sesle melahat ileri TUTUKLANSIN!
Kulübümüz Fenerbahçe Medicana Kadın Voleybol Takımı Koç Daniele Santarelli ile 2+1 yıllık sözleşme karşılığında anlaşmıştır. Kendisine ve takımımıza başarılar dileriz 💛💙
https://t.co/WcfHdz771K
Japon kadın milli voleybol takımı kaptanı Mayu Ishikawa da Eczacıbaşı SK Voleybol Takımı'nda oynayacak.
Ishikawa kardeşlere başarılar diliyoruz!