Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:
“24 Temmuz 2020’de, 86 yıllık hicranın ardından yeniden aslî hüviyetine kavuşturduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süsleyeceğine; insanlığın ortak vicdanı ve kültürel hafızasına ışık tutmayı sürdüreceğine gönülden inanıyorum.”
Müzede çalışan sıradan bir kadını sadece din düşmanı olduğu için Sümerolog diye kakaladılar, bunların yapmayacağı şey yok dostlarım, savaşmak zorundasınız.
"Siz salaksınız verin ki muhalefet olsun ama biz akıllıyız böyle bi çapsıza güvenip para kaptırmayız." demiş mealen.
Özrü kabahatinden büyük bir açıklama. Şu açıklamayı yapanın bi daha insan içine çıkamaması gerekir.
İnanılır gibi değil!
6 şubat depreminde Babala Tv kameralarına;
— Ülkeyi ilk defa bu kadar sahipsiz hissediyorum, millet tek başına, Ahbap’a bağış yapın
diyerek iban bilgilerini paylaşan şarkıcı Gökhan Özoğuz savcılık ifadesinde;
— Ahbap’a bağış yapmadım, Haluk Levent’in kumar bağımlısı olduğunu bildiğim için yakın çevremi de bağış yapmamaları konusunda uyardım
demiş!
Hem kameralar önünde Ahbap’a yardım istiyor, hem de Haluk Levent’in kumarbaz olduğunu bildiğinden kendisi bağış yapmıyor, yakın çevresine de yaptırmıyor!
Şu yüzsüzlüğe bakar mısınız!
İnsanları nasıl rahatça kandırdıklarına bakar mısınız!
Akıl alır gibi değil
Deniz Zeyrek:
Özgür Özel ve ekibi kuruluş dilekçesini Cuma günü vermek istiyor.
Astrologlar "24 Temmuz'da kurulursa bu partinin önü çok açık olacak" diye bir öngörüde bulunuyormuş. CHP'li yetkililere sordum "Biz de duyduk" dediler.
Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi ciddiyetle etüt edilmesi gereken bir vaka nicedir. Maalesef bu çarpıcı eğitim vakası layıkıyla incelenemiyor. Nedenleri malum. Bunlara girmeyi gereksiz buluyorum. Kendi etüdümü yapayım.
Öncelikle okulun ÖSYM metotlarıyla ölçülmesi mümkün olmayan fevkaladelikleri var. Batıda böyle okul örnekleri çoktur. Azıcık araştıran bu örnekleri ve onlardaki nitelikleri kolayca bulabilir.
Nedir bunlar?
Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi, öğrencilerine her şeyden önce "kendilik bilgisi" veriyor. Bu yüzden bu yıl sözel birincisi olan öğrenci üniversitede animasyon okumak istiyor. Geçen yılki öğrenci ilahiyatı seçmişti. Roger Garaudy'nin anlattığı Don kişotluk"tur bu. İdealleri gerçeklerden üstün tutmaktır. Seçkin bir duygu ve soylu bir düşünceyle dolmaktır. Zaten mezun olan öğrencilerle azıcık sohbet ettiğinizde şaşırtıcı bir entelektüel irtifaya sahip olduklarını hemen görüyorsunuz. Çünkü bu öğrenciler hazırlık, dokuz ve onuncu sınıf boyunca test çözmüyor. Kitap okuyor, filmler izliyor. Sosyal sorumluluklar üstleniyor. Hatta o sınıflar boyunca test çözmek ayıp karşılanıyor. Okulun öğle araları, ders sonları onlarca spesifik akademik çalışmalara ayrılıyor. Hafta sonları da öyle. Geziler, kamplar… Merak eden okul almanaklarına bakabilir. Pek az kurum bunca sosyal, kültürel faaliyet yürütmektedir. On birinci sınıf bir geçiş süreci. Yavaş yavaş üniversiteye hazırlanmaya başlıyor öğrenciler. On ikinci sınıftaysa artık kendilik bilgisi kazanmış, akıllarına hükümleri geçen gençlerin zekalarını kullanma zamanları geliyor ve işte o vakit, ÖSYM metotlarıyla ölçülebilen başarı geliyor. Türkiye maalesef bu ikinci başarıyı da konuşmuyor kanımca. Dedikodusunu yapıyor, diyeceğim ama o da değil. İpe sapa gelmez lakırdılar dönüp duruyor.
Tam da bu noktada okulun mezunu olmanın verdiği sorumlulukla üniversitedeki konumunu bırakıp lise müdürlüğü yapmayı seçen Doç. Dr. Özkan Öztürk’ün kaderini konuşmak lazım. Dünyada eğitimin özü lisedir. Biz bunu fark edebilmiş değiliz. Öztürk, eğitim üzerine bana göre Türkiye’de en esaslı fikirlere sahip kişilerin başında gelmektedir. İbnü’l Arabî de bilir Wittgenstein da… Lise gencinin kendilik bilgisine sahip olmasının onu ferd yapacağını bilgisinden dem vuran çoktur ama bunu yukarıda andığım aksiyonlarla aktüel edebilmek Öztürk'ün kaderinin başarısıdır. Kariyerist, maksimalist bir başarıyı hedeflemiş olsa bu zeki gençlere sadece on ikinci sınıfta değil hazırlıktan itibaren test çözdürüp sınava hazırlayabilirdi. Yapmıyor. Öztürk’ün eğitim görüşü kişilik gelişimini her şeyin önüne koymakta. Aksini uygulansa bu gençler ilk yüzden yirmi küsur kişiye değil elliye de ulaşabilir. Lakin bu ne ifade eder ki… Kişide şahsiyet gelişimi bu yaşlarda oluşmamışsa posterden ibaret kalan görüntülerle karşılaşılır. Nitekim zaman içinde pek çok başarılı kişi hayatta kaybolurken orta seviyeli sayılanlar asıl büyük işlere imza atabilmektedir.
Okulun mezunlarının kazandıkları gözde üniversitelerde okullarının atmosferini bulmakta zorlandıkları için bir ayaklarını hep okullarına tutmak istemeleri eğitimden anlayabilenler için çarpıcı bir göstergedir. Bu öğrenciler bir yandan Türkiye’nin en iyi üniversitelerinde eğitim alırken bir yandan da bir araştırma enstitüsü gibi çalışan okullarıyla bağlarını sürdürmektedirler.
Kartal Eğitim Vakfı’nın buradaki eğitim aksiyonuna güveni, desteği ayrı bir etüt konusu olmalı. Buna burada girmeyeceğim.
Umuyorum ki Türkiye’nin öteki seçkin okulları gibi Kartal Anadolu Lisesi de ciddiyetle etüt edilir. Giderek bunun ötesine geçilir ve buradaki model derece derece her okula kendi gerçekleri nispetinde uygulamaya konulur. O vakit milli eğitiminizin idealler üzerinde mevcut şartlarını nasıl dünya ölçeğinde aşabileceği görülecektir.
Meslek lisesinde elektronik okuyup edebiyata geçmiş, yıllarını bilinçsiz bir eğitime heba etmiş biri olarak milletimizin hiçbir gencini diğerinden ayırmadan yürekten dileklerimdir bunlar. Benim gibilerin pek çok olduğunu da biliyorum.
Bir kadının hayatında onu sahiplenen bir erkek yoksa hayatı bir şekilde zor gidiyor maalesef. Ya babası, ya kardeşi, ya eşi.. Sahiplenen erkekten kastım akılda canlanan o arabesk cahil profil değil, "onu seviyorum ve hayatı kolaylaşsın, zarar görmesin istiyorum" erkeği.
Erzurum'da binanın 7'nci katından düşen halı, kaldırımda duran mağaza çalışanının başına isabet etti.
Hafif yaralanan mağaza çalışanı tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı.
Dost bambaşka bişi, en zor zamanlarınızı anlar ve size tam da duymanız gerekenleri söyler, sizi teselli eder ve dibine kadar hissedersiniz ki gerçekten seviliyorsunuz.
Sonra bir dua dolanır diline "seni veren Rabbime sonsuz şükürler olsun".
Bu ablamızın “vatan, namus, şeref” derken ne kastettiğini bazıları anlayamaz. Anadolu’nun çok derinlerinde saklı bir hafızadır bu. Ekonomik sıkıntılara rağmen bu topraklarda var olmanın bilincine sahip bu abla. Birileri kalkıp “soğan kaç para?” diyerek aklınca laf sokacak. Batılı kafalarının asla basmadığı bir bağımsızlık duygusudur bu.
YENİ PARTİ GERÇEKTEN YENİ CHP Mİ?
Özgür Özel Yeni Parti'yi açıkladı açıklamasına ama baba ocağından bu yeni partiye CHP'nin kurumsal hafızasını da taşıyabilecek mi? Ya da taşımak isteyecek mi? Yeni Parti ne kadar CHP olacak? İşte ayrıntılar.
🕋 Hacı adaylarının kura heyecanı başladı.
1 milyon 878 bin 46 hacı adayı kuraya katılıyor. Hak kazananlar e-Devlet üzerinden de sorgulama yapabilecek.
https://t.co/1ilcLYjqco
Bunlar Beşiktaş-Ortaköy arasındaki asırlık çınar ağaçları. İBB geçen sene 'buduyoruz' demişti.
Hepsi kurumuş.
Gezi Parkı’nda 3 ağacın yeri değişecek diye memleketi yakıp yıkmaya kalkanlar,ülkeyi birbirine katanlar nerede?
Lgs’de Kartalla neredeyse aynı puan bareminde öğrenci alan Kabataş, Atatürk Fen vb okulların Yks’deki kitlesel başarısı normal oluyor da Kartal’ınki neden anormal geliyor mesela? Sizin neye düşman olduğunuzu biz gayet iyi biliyoruz.
Bu hainini tanıyın.
Fotoğraftaki şahıs 15 Temmuz gecesi Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığını, terör örgütlerinin üzerinde kullanılan GBU-10 mühimmatıyla vurup 44 özel harekat mensubunu feci şekilde şehit eden Fetullahçı F-16 pilotu Uğur Uzunoğlu.
Üstelik bu piçin babası da emekli bir polis memuru.
Özel Harekatçılarımız öyle acımasızca şehit edildi ki beden bütünlükleri yoktu, tabutlarına ağrılık yapması için taş koyuldu.
Affetmeteceğiz, sizden olan kim varsa ölümün mücadele edeceğiz.
@freelife366 Öyle bir durum yok ki? AFAD bu çadırları Çadır A.Ş.'den talep etmiş değil. AFAD'ın çadır eksiği de yok. Son derece pahalı bu çadırları, ihtiyacı yokken niye alsın AFAD? Mevzu tamamen Ahbapçı cahillerin işgüzarlığı. Daha doğrusu çakallığı.
Emir çok sevdiğim bir dostumdur. Adamdır adam. İmam hatipler çok güzel işler yapıyor. Pırıl pırıl çocuklar yetişiyor. Hem destek olmak, hem tercih etmek ettirmek hem de bu güzel hikayenin arkasında durmak lazım. Oğlum olsa da Beyoğlu imam hatibe göndersem.