Türkiye’yle dertleşme; T24’e erişim nasıl engellenebildi!
T24’e erişim, “son bir yılda yayımlanan 118 yazının Türk aile düzeninin bozulmasına yönelik olduğu” iddiası eşliğinde “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması amacıyla” engellendi. Ancak karara dayanak yapılan 118 yazıda imzası olan 57 yazarın 22’si “yıllar önce” T24’te yazmış ve ayrılmış isimlerden oluşuyor! Diğer yandan, karara gerekçe yapılan ve gerçekten “son bir yılda yayımlanmış” yazıların bir kısmında ise “LGBTİ propagandası” bir yana, böyle bir içerik de yok! T24 kapanmadı, zira gazetecilik kapatılamaz. Değerli okurlarımız, yıllar içinde sayıları milyonları bulan takipçilerimiz; T24, internet yayınlarını düzenleyen yasaya da aykırı bu haksız, orantısız, ölçüsüz kararın kaldırılması için bütün hukuki süreçleri başlattı. İşimizin başındayız!
T24’ten kamuoyuna
Türkiye’nin dünyada da referans alınan, Temmuz ayında sonuçları açıklanan Stanford Üniversitesi araştırmasında, “yapay zekâ platformlarının Türkçe bilgi doğrulamalarında başvurduğu mecralar” arasında birinci sırada çıkan T24’e erişim engellendi.
Karardan, Türkiye’de ana akım gazeteciliğin önde gelen mecrası olan T24 hakkındaki sürecin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusu üzerine başladığını anlıyoruz. Yine karar metninden, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin, başvuruyu önce reddettiğini, ancak başsavcılığın itirazı üzerine bu kez erişim engeli kararı verdiğini öğrendik.
T24 hakkındaki karar; “T24’te son bir yılda yayımlanan 118 yazının Türk aile düzeninin bozulmasına ve Türk aile yapısının zayıflatılmasına yönelik olduğu” iddiasına dayandırılıyor ve “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması amacıyla” T24’e ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellendiği belirtiliyor.
Başsavcılığın ilk başvurusunu reddeden İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin, itiraz üzerine bu kez nasıl -sadece öne sürülen 118 yazı da değil- T24’ün bütün içeriklerine erişim engeli kararı verdiğini şu anda bilemiyoruz.
Ancak, T24’e tebliğ edilmeden bazı medya kuruluşlarına gönderilen kararı elimize aldığımızda “son bir yılda LGBTİ propagandası yapıldığı” iddiasında bile yapılan maddi hatayı görebiliyoruz. Zira iddiaya dayanak yapılan 118 yazıda imzası olan 57 yazarın 22’si “yıllar önce” T24’te yazmış ve ayrılmış isimlerden oluşuyor! Bir başka deyişle, erişim engeli kararına “T24’te son bir yılda yayımlanan yazısı” gerekçe gösterilen 57 yazarın yaklaşık yarısı yıllardır T24’te yazmıyor! Yani “son bir yılda yayımlanan yazılar” iddiası öne sürülüp geleceğe yönelik olarak “T24’ü erişime engelleyerek suçu önleme” kurgusu, henüz bu aşamada dağılıyor.
Yıllar önce yayımlanan yazılarla T24 “aile yapısı” ve “kamu düzeni”ni nasıl bozmuş olabilir ki, kamu otoritesi dahil, kimsenin bundan haberi olmadı!
Diğer yandan, karara gerekçe yapılan gerçekten “son bir yılda yayımlanmış” yazıların bir kısmında ise “LGBTİ propagandası” bir yana, böyle bir içerik yok!
Söz konusu yazıların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olması bir yana, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/A maddesine dayandırılan karar, söz konusu yasada yapılan değişikliğin amacına da aykırı. Zira kanunda yapılan değişikliğin, “sadece dava konusu edilen içeriklere erişim engeli getirilmesi, yayınların tamamına erişimin engellenmesinin önlenmesi amacıyla yapıldığı” duyuruldu.
T24, bir yandan hukuki süreçlere başvurma hazırlığını yaparken diğer yandan Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin kendisine gönderdiği karara konu 118 yazıyı yayından kaldırdı. Söz konusu yazıların belirtilen 4 saat içinde yayından kaldırdığını da Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne bildirdi.
Hâl böyleyken, trafik sıralamalarında; dünyadaki yaklaşık 500 milyon aktif internet sitesi arasında ilk 3 bin 300, dünyadaki bütün medya/haber mecraları arasında ilk 350, Türkiye’deki yaklaşık 500 bin site arasında ilk 70 ve Türkiye’deki medya/haber mecraları arasında ilk 20’de bulunan, sadece bu yıl dokuz gazetecilik ödülü kazanarak rekor kıran, yapay zekâ platformlarının bilgi doğrulama süreçlerinde başvurduğu ilk mecra olan T24’ün bütün içeriklerine erişim engeli getirilebildi.
Bu gerçekten haksız, orantısız, ölçüsüz karara karşı, ilk andan itibaren yanımıza koşan bir hukukçularla hukuki süreçleri süratle işletiyor, itirazlarımızı yapıyoruz.
Söz konusu karar, sosyal medyada geçtiğimiz hafta sonunda “aynı görsel ve aynı metin”le T24’ü hedef alan iftira kampanyasının ardından geldi. “T24’ün milyonlarca lira fon aldığı, bu fonlarla LGBTİ propagandası yaptığı” iftirasını atanları muhatap almadık. T24’ün 17 yıldır hiçbir kişi, kurum, fon, dernek ve benzer bir oluşumdan tek kuruş almadığını; bu durumun devlet tarafından yapılan beş denetimle de teyit edildiğini içeren onlarca açıklamamız kayıtlarda duruyor. T24’ü bu yalanla hedef alanlar nereden besleniyor bilmiyoruz, ancak T24 sadece kendi ürettiği gelirlerle ideolojik ve finansal takıntılardan bağımsız bir gazetecilik yapıyor.
T24 propaganda yapmaz, kimseyi hedef almaz; ancak kim olursa olsun herkesin hakkını, hukukunu korumak için mücadele eder.
T24 ne fon, ne kişi, ne şirket, ne şu, ne bu, hiçbir yerden tek kuruş para almaz. Ancak kamu kurumları ve belediye imkânları da dahil olmak üzere her imkânı arsız bir iştahla tüketenlerin aksine kayıt dışı hiçbir iş yapmaz, devlete ve çalışanlarına karşı vergi ve prim yükümlülüklerini bir gün bile aksatmaz.
Değerli okurlarımız, yıllar içinde sayıları milyonları bulan takipçilerimiz T24 kapanmadı, gazetecilik kapatılamaz! T24 içeriklerine erişim engeli getirildi. Bu engelin kaldırılması, bu hatadan dönülmesi için bütün hukuki yolları başvuruyoruz.
İşimizin başındayız!
Kamuoyunun Dikkatine,
Milletvekilliği görevim süresince;
AKP’nin yaptığı yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararları üzerine kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu nedenle AKP’nin ve türlü güç odaklarının hedefinde ve tehdidi altında olduğumun farkındayım.
Fon vurgunu konusunda yaptığım açıklamalar ve üzerinde çalıştığım dosyalar nedeniyle AKP’nin saldıracağını biliyordum.
Ama bunu eşim üzerinden yapacak kadar alçalacaklarını tahmin etmiyordum.
Konu, bana dokunamadıklarından ailem üzerinden beni tehdit etmelerinden ibarettir.
Hem geçmişte hem de bugün, geniş bir kadroyla çalışmalarımı sürdürüyorum. Bunların arasında danışmanlarım, çeşitli alanlardaki uzmanlar, hukukçular ve siyasetçiler vardır.
Ortaya atılan asılsız iddianın amacı, fon vurgunu meselesinin konuşulmasını engellemektir.
Bana buradan, hem de eşim üzerinden saldırmak bir itibar suikastı ve susturma girişimidir.
Bu operasyonu yapanlar açıkça şunu diyorlar: “Sen ve partin, bu fon vurgunu meselesini daha fazla kurcalamayın!”
Benim üzerimden tüm milletvekillerine ve ailelerine verilmek istenen bu aşağılık mesajı reddediyorum.
Bu tehdide, bu alçaklığa pabuç bırakacak değilim. AKP’nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu zararlarının üzerine gitmeye kararlılıkla devam edeceğim.
Bakan Bey, tüm önyargılarınızı kenara bırakarak şu filmi izleyin @abakingurlek
belki biraz Aileyi Güvende tutmaya çalışmanın ne olduğunu daha kapsayıcı bir bakışla anlarsınız.
Şuradan bilgi geçmeye devam edeyim:
Vodafone ve Türk Telekom aboneleri için “Yanındayım” yazarak 1990’a gönderirseniz İstanbul’a okumaya gelen genç kadınlara burs için 100 TL bağışlayabiliyorsunuz. Turkcell Ensar’da kaldı herhalde o yok.
Neyse…
Tebrikler @istvakfi Çok güzel bir iş, etiketiniz bile güzel…
#SenOkuBizYanındayız
31.08.2026 TARİHLİ ONLAR TV YAYININDA MURAT AĞIREL TARAFINDAN ŞAHSIMA AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN, AŞAĞIDA YAZILI 23 KALEM MAL VARLIĞINA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIN TAMAMI GERÇEK DIŞIDIR.
E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILAN TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SORGULAMASINDA, T.C. KİMLİK NUMARAMLA EŞLEŞEN HERHANGİ BİR TAPU KAYDI BULUNMADIĞI AÇIKÇA GÖRÜLMEKTEDİR. İLGİLİ RESMÎ SORGULAMA BELGESİNİ DE KAMUOYUYLA PAYLAŞIYORUM.
GERÇEĞE AYKIRI BU İDDİA VE İSNATLAR NEDENİYLE, YARIN SABAH İTİBARIYLA ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NEZDİNDE GEREKLİ SUÇ DUYURULARINDA BULUNACAĞIMI KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURURUM.
Sayıştay, dar gelirli ailelere dağıtılacak kömürün taşınmasında öyle bir kayıt yakalamış ki “Formula 1” mühendisleri görse “Ağabey büyüksün” der mesleği bırakırdı.
Bir kamyon... Aynı gün içinde... 1.700 kilometrelik yolu beş kez gidip gelmiş görünüyor!
İstanbul’dan Kars’a gidip geliyorsun, sonra aynı gün “Birkaç tur daha atayım” diyorsun. Fizik kuralları şaşkın... Mazot pompası şaşkın... Vergi mükellefi zaten alışmış!
Geçirmenin de bir adabı vardır. Terbiyesizler!
Murat Muratoğlu / Nefes Gzt.