Murat Ağırel 'e ÖZGÜRLÜK !
Murat Ağırel 'e ÖZGÜRLÜK !
Murat Ağırel 'e ÖZGÜRLÜK !
Murat Ağırel 'e ÖZGÜRLÜK !
Murat Ağırel 'e ÖZGÜRLÜK !
Murat Ağırel 'e ÖZGÜRLÜK !
Murat Ağırel 'e ÖZGÜRLÜK !
Murat Ağırel 'e ÖZGÜRLÜK !
Murat Ağırel 'e ÖZGÜRLÜK !
Murat Ağırel 'e ÖZGÜRLÜK !
Murat Ağırel TCK 220/7 kapsamında tutukluluğa sevk edilmişti. Bu madee bir suç örgütünün üyesi olmadığı halde o örgüte yardım eden kişilerin cezalandırılmasını düzenler. Ağırel gazetecidir, bir suç örgütüne üye olmadığı gibi yardım da etmemiştir. Serbest bırakılmasını bekliyoruz.
Halk TV’ye el konulması Anayasasız bir düzenin yerleştirilmek istenmesi ve ülkeyi susturma girişimidir. Protesto ediyorum. Başaramayacaklar
Eğer Tele 1’e el konulduğunda yeterli, etkin ve daha kapsamlı bir tepki gösterilseydi, Halk TV’ye böyle kolay operasyon yapamazlardı.++
@cafermahiroglu Asrın soyguncularını görmeyelim,bilmeyelim ; İmamoğlu’nun savunmasını ve adaletin nasıl çöktüğünü görmememiz için halkın sesi halk tv ye kayyum atadılar; asrın soyguncularından fatmanın kardeşini ödül diye Finlandiya’ya büyükelçi atadılar.
"Büyük bir seferberlik ihtiyacımız var, çok geriye düştük ey dostlar.
Çok geriye düştük ey halkım.
Bir aldatmacayla karşı karşıyayız, uyan ey halkım.
Ayağa kalk ey halkım.
Harekete geç ey halkım.
Sesini yükselt ey halkım."
🔴 İBB Başkanı #Ekremİmamoğlu İBB Davası'nda beyanda bulunuyor:
"Türkiye kendi içinde kavga etmekten yoruldu yeter ya!
Milleti böyle böyle parçalaya parçalaya, böyle böyle çatık kaşlar, asık suratlar...
Yeter ya, 20 yıldır...25 yıldır...
Şiddeti kötüyü göstermek yeter.
Böyle millet birleşebilir mi ya?
Güleryüz istiyor insan, samimiyet istiyor, neşe istiyor, umut istiyor.
Kimliklerimizi birbirimize karşı silah haline getirmekten yoruldu.
Mahallelerimizi birbirinden ayırmaktan, yaşam tarzlarımızı yarıştırmaktan, farklılıklarımızı sürekli bir korku sebebi haline getirmekten yoruldu.
Biz bunu değiştireceğiz.
Biz bunu İstanbul'da yaptık, millet bundan memnun oldu, mutlu oldu.
Çünkü Türk'ün Kürt'ten, Kürt'ün Türk'ten şüphe etmediği bir Türkiye.
Bir korku, paranoyası var, bundan kurtulan bir Türkiye istiyoruz.
Her Kürt en az benim kadar vatanseverdir.
En az benim kadar İstanbul'u seviyor, en az benim kadar Trabzon'u seviyor, ben de en az onun kadar Diyarbakır'ı, Hakkari'yi seviyorum.
Ben Van'da eşit seveceğim o da benim köyümde o kadar eşiti sevecek topraklarında.
Sünni'nin Alevi'ye, Alevi'nin Sünni'ye kuşkuyla bakmadığı bir Türkiye'yi kimse kimseye inancını dayatamaz, öğretmeye kalkmasın ya.
Herkes inancını yaşayacak.
Bütün memleket nasıl yöneltildiğini, insanına nasıl davrandığını anlamak istiyorsanız bazen her şeyden sıyrılın, önce sofrasına bakacaksınız.
Ki kimler oturuyor o sofrada?
Ki kimler ayakta bekliyor? Kimlere kapıda bırakılmış?
Ki kimin önüne bir lokma ekmek konulmuş, kimin tabağı boş?
Ve be en önemlisi o sofrada kimin söz hakkı var?
Kim ötelemiş?
Bizim bu topraklarda sofra adabı çok kıymetlidir, değil mi? Biliyorsunuz. Çok kıymetlidir. Sofra adabı bellidir.
Kapı çalınır bir kişi daha gelir.
Ne yaparız?
Hemen yana kayarız. Ona yer açarız.
Bir bir tabak daha koyarız sofraya. Gerekirse ekmeği biraz daha ince böleriz ama paylaşırız.
Ama ama kimseye "Sana bu sofrada yer yok" demeyiz, der miyiz?
Demeyiz.
Çünkü biliriz ki kalabalık sofra bereketlidir.
Lokma paylaştıkça çoğalır.
Bu hakikati yıllarca unutturmaya çalıştılar bize, yıllarca.
Bir bir başkasına yer açarsan "Seni yerin daralır" dediler.
"Yerin çalar bile" dediler.
Biz bizim birbirimizin varlığıyla korkuttular.
Sofrayı daralttık, kapıları kapattık.
Birbirimize mesafe koyduk. Aramıza bariyerler oluşturduk.
Sonra da bu memleket neden huzur bulmuyor diye sorduk.
Sofrayı büyüteceksiniz kardeşim. Lokmayı adil böleceksiniz. Ekmeği çok üreteceksiniz, adil böleceksiniz.
🔺️Ve bu ülkenin sofrasında kimse misafir değildir, bunu unutmayın.
Herkes bu memleketin eşit ve onurlu bir parçasıdır.
Ben bu sofra anlayışının en güzel, en derin karşılıklarından birini ilk tanıdığımdan itibaren Alevi canların kadim geleneğinde, kültüründe, Kırklar Meclisinde buldum.
Ben Sünni kültürüyle yetiştim, Sünni'yim ama orada buldum, yaşadım.
Kırlar Meclisinde sofra yalnızca lokmanın paylaşıldığı bir yer değildir.
Aynı zamanda bir meydandır, orada kimse inancıyla kimliğiyle bir başkasından üstün değildir.
Her can kıymetlidir.
Bu sözler benim sözlerim değil, bu toprakların sözü.
Küçük de odur, büyük de birbirine kırgın iki can varsa önce gönüller alınır.
Çünkü bilinir ki gönül kırıklığıyla birlik kurulmaz.
Birinin derdi herkesin derdi, birinin sevinci herkesin sevinci olur.
Ve ve o meydanda hep o güzel söz söylenir. "Birimiz kırkımız, kırkımız birimiz". Ben bu sözü bugüne kadar okuduğum nice demokrasi tarifinin en sade, en insani ve en derinlerinden biri olarak görüyorum.
Birimiz kırkımız, kırkımız birimiz. Bak "Sen şusun, sen busun" demiyor.
Ne olursan ol gel diyor.
İster Hacı Bektaş'a gidelim, ister Mevlana'ya gidelim. İster diğer erenlere gidelim.
İşte tam da buradan bakarsak
...
“Ya sen ne büyüksün Mehmet Akif ya! Sen neyi gördün de İstiklal Marşı’nı “Korkma!” diye başlattın? Sana kurban olurum Mehmet Akif!
Hani Kur’an-ı Kerim “İkra” diye başlamış ya, “Oku!” demiş ya. O kadar önemli, biliyor musunuz, bu millete emanet olan o İstiklal Marşı’nda Mehmet Akif’in “Korkma!” diyerek başlaması.
“Korkma!” demi�� bize. Bunu hisseden var mı içinde? Ben hissediyorum. Diyorum ya, o dörtlüğü sanki benim için yazmış diye. “Korkma”yı da benim için yazmış diyorum ya.
87 milyon insan da bunu diyecek: “Benim için yazmış ‘Korkma!’”
Ekrem İmamoğlu
📍Silivri
Seninle gurur duyuyorum. ♥️
400 gündür Silivri’de tutukluyum. Halkın iradesiyle seçildim, adalete ve özgürlüğe olan inancımı kaybetmedim.
Makamlar geçer, duvarlar yıkılır; halkın iradesi susturulamaz.
Ben Hasan Mutlu. Bayrampaşa’nın seçilmiş belediye başkanıyım.
Bu 5 yürek para için değil sizin geleceğiniz için kelle koltukta gazetecilik yapıyor.
Kendilerini diğer yandaşlar gibi kiralamayı da bilirlerdi.
Emin olun satın almak için servet dökülmüştür.
Gevşek gevşek “ben gazeteciyim yeaa” diyen cüneyt, nagihan, nevşin… stajyerleri olamaz.
Ama onları susturmak istiyorlar. Lütfen bu kez sahip çıkın.
Yanınızdayız
@tvOnlar@muratagirel@timursoykan@aydinsule1@barispehlivan@baristerkoglu
Ekrem İmamoğlu:
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
* Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
* Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
* İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler.
* Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
* Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok.
* Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
* Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
* Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz.
* Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
* Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden.
* Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Lütfen paylaşabildiğiniz kadar paylaşın! @CA_iletisim #Ekremİmamoğlu @yenipartiyiz