Hayatın bir anda değişecekmiş gibi davranma.
Gizli bir yöntem, bir hile bularak bir gecede vurgununu yaparak istediğin her şeye kavuşacağını düşünme.
Böyle düşünürsen kumarda hayatını bitirirsin.
O gizli yöntem yok. Olsaydı, satan adam kendi kullanırdı, sana satmazdı.
İnsan beyni "hızlı çözüm"e bayılır çünkü acıdan kaçmak ister. "10 günde şu", "tek formülle bu" diyen her şey, bu zaafı avlar.
Bunlar bir endüstri kurdu: senin sabırsızlığın sayesinde para basıyorlar.
Gerçek şu değeri olan hiçbir şey hızlı değildir.
Hızlı gelen, hızlı gider.
Piyangoyu vuranların çoğu 5 yıl içinde eski fakirliğine döner. Çünkü parayı kazandılar ama parayı taşıyacak adamı inşa etmediler.
Değişim zaman alır.
Büyük hedeflerini ve planlarını 3-5-10 yıla yay.
Kendine sıfırdan zengin olma hedefi koyduysan bunun sıkı çalışma, disiplin, sabır, azim, eğitim, tecrübe, zorlukları aşma becerisi ve kafa yapısı değişikliği gerektireceğini bil. Ve 3-5 yıl gibi bir süre.
Eşinin dostunun bağlantıları, senin hızlı olup olmaman bu süreyi kısaltır ya da uzatır. Ama sıfırlamaz.
Bambu ağacını bilir misin?
Ektikten sonra 5 yıl toprağın üstünde hiçbir şey görünmez. Su verirsin, beklersin çıplak toprak.
Çoğu insan burada vazgeçer.
Sonra beşinci yıl, altı haftada 25 metre uzar.
Soru şu: altı haftada mı büyüdü, beş yılda mı?
Cevap: beş yıl boyunca yer altında dev bir kök ağı kurdu.
Kök hazır olmadan gövde yükselseydi devrilirdi.
Senin "hiçbir şey değişmiyor" dediğin yıllar, aslında kök saldığın yıllardır.
Roma bir günde inşa edilmedi.
İnsanların %90'ı, 1-2 yıl çalıştıktan sonra hedeflerine ulaşamayınca pes ediyor. Daha kolay şeylere yöneliyor.
Ve herkes kendi ufak dünyasında yerini alıyor.
İşte tam burada eleniyorlar.
Ve tam burada kalanlara yer açılıyor.
Çünkü kalabalık, "ödül" gecikince dağılır.
Beyin anlık tatmin ister ektiğin tohumun aylarca filiz vermemesi, ona "boşa uğraşıyorsun" sinyali gönderir.
Dayanamaz, bırakır.
İşte bu yüzden zirve hep boştur: oraya çıkan yol uzun değil sadece kalabalık erken dökülüyor.
Sen vazgeçmediğin için kazanmazsın; herkes vazgeçtiği için kazanırsın.
Son ayakta kalan, en yeteneklisi değil en sabırlısıdır.
Şimdi kendine dürüst ol:
Hangi hedefin için gerçekten tam 365 gün boyunca, herkese "hayır" kendine "evet" deyip çalıştın?
Bir tane söyle. Bir tane.
Çoğunun cevabı yok.
Çünkü çoğu, 3 ayda sonuç gelmeyince "demek bu iş bana göre değil" dedi.
Halbuki iş ona göreydi süre ona göre değildi.
Sabrı yetmedi.
Dünyanın en zengin %1'i, geri kalan %99'un toplam varlığına sahip. Rakamlar yalan söylemez.
Başarıya sabır göstermezsen, kolay yoldan zenginliğin peşinde koşarsan tepede şansın bile olmaz.
Sıfırdan zengin olan insan sayısı dünyada oldukça fazla.
Ama bu insanların hepsi, bu zenginliğin bedelini hayatının bir zamanını cehennemden geçerek ödedi.
Ve dışarıdan kimse o cehennemi görmez.
İnsanlar zengin adamın arabasını görür, yatını görür, rahatını görür ama o adamın 3 yıl boyunca herkesin eğlendiği gece çalıştığını, defalarca battığını, kapısına gelen alacaklıları, uykusuz geceleri, "delisin sen" diyen çevresini görmez.
Sen sadece zaferi görüyorsun.
Bedeli görmediğin için "şanslıymış" diyorsun.
Şans değildi. Kimsenin görmediği o cehennemdi.
Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay.
Ama insanlar bilgiyi kullanamaz halde.
Çünkü bilgi hiç bu kadar çok, dikkat hiç bu kadar az olmamıştı.
Telefon, her 30 saniyede bir seni bölmek için tasarlandı.
Odak kasın eridi.
Bir sayfa kitap okurken üç kez telefona bakan adam, dünyanın bütün bilgisine sahip olsa ne yazar taşıyamadıktan sonra. :)
Bu çağda en büyük güç, artık bilgiye ulaşmak değil; bir şeye uzun süre, kesintisiz odaklanabilmektir.
Bu kası kaybeden, bilgi denizinde susuzluktan ölür.
Odaklanma becerini geri kazan.
Ve artık kendine verdiğin sözleri tut.
Çünkü kendine verdiği sözü tutmayan adam, kendi gözünde küçülür.
Küçüldükçe inancı söner.
İnancı sönen, daha denemeden kaybeder.
Roma bir günde kurulmadı ama her gün bir taş konuldu.
Sen bugün taşını koydun mu?
Yoksa yine "yarın iki katını koyarım" mı dedin?
Yarın gelmez. Sadece bugün vardır.
Taşını koy. Sonra yine koy. Yine koy.
Bir gün dönüp bakarsın Roma'yı kurmuşsun.
Rahmetli Turgut Özakman'dan :
Düşünsene;
Köydesin.
Tarlada uğraşıyorsun.
Gazetelerden Yunanlıların Ege' yi işgal ettiklerini okuyorsun.
Yaşadığın köye çok uzaktalar. Sana gelene kadar durdurulacaklarını ve köyüne gelemeyeceklerini düşünüyorsun.
iki gün sonra gazeteye bakıyorsun.
Komşu şehirdeler. Yolu yarılamışlar.
Endişeleniyorsun.
Birkaç gün sonra gazete de çıkmaz oluyor.
Çevre köylerden haber geliyor.
Hepsinin basılıp yakıldığını duyuyorsun.
Bıçak kemiğe dayanmış.
Gidecek yerin de yok.
Bekliyorsun. Sabah oluyor , akşam oluyor sonra tekrar sabah oluyor .
Belki bizim köye gelmezler diyorsun.
Köyden silah sesleri gelmeye başlıyor.
Kaçınılmaz son geliyor.
Artık senin köyündeler.
Düşünüyorsun.
Eşini kızını ve oğlunu kilere saklıyorsun. Silahını alıp evin camından dışarısını gözlüyorsun.
Dakikalar sonra evin önünde 30 kişilik düşman müfrezesi görünüyor.
Basıyorsun tetiğe.
Biri indi.
Bir daha basıyorsun. Bir düşman daha indiriyorsun
Üç dört beş derken mermin bitiyor.
Dalıyorlar evin içine. Dipçik ile suratını dümdüz ediyorlar.
Aman beni vurup gitsinler de ailemi bulmasınlar diye dua ediyorsun.
Buluyorlar.
Askerlerden üçü " Biz bunu bir sorgulayalim " deyip pis pis gülerek eşini sürükleyip ahıra götürüyor.
Diğer üçü de kahkahalar ile " Biz de bunu sorgulayalim" deyip kızını bahçeye çıkarıyor.
Askerlerden biri oğlunu işaret ediyor.
" Öldürün bunu. Büyüdüğünde intikam almak ister"
iki asker vurmak için oğlanı evin arkasına götürüyor.
Çaresizsin.
Beni vurun onlara dokunmayın diyorsun ama nafile.
Ellerin bağlı. Bir şey yapamıyorsun.
"Herşey buraya kadarmış" diyorsun.
Tam bu esnada köyde silah sesleri başlıyor.
Ancak bu sefer çığlıklar köylülerden değil düşman askerlerinden geliyor.
Türk askeri giriyor köye.
5 Mehmetçik evin arkasına koşuyor oğlanı kurtarmak için. Düşman askerini indirip oğlanı kurtarıyorlar.
4 Mehmetçik. Ahıra saldırıyor eşinin ırzına geçmesinler diye. Son anda yetişiyorlar. Orada ki düşman askerini de vurup hatunu kurtarıyorlar.
Diğer Mehmetçikler evin bahçesine dalıyor. Kısa sürede çatışma bitiyor. Kıza da zeval gelmeden kurtarıyorlar.
O asker senin canını, namusunu , serefini kurtarıyor.
Şimdi sen bu askerlere " Oruç tutuyor musun, namaz kılıyor musun , cumaya gidiyor musun, hangi partilisin, mezhebin nedir, dinin nedir " diye soru sorar mısın ?
O noktadan sonra senin için önemi olur mu ?
Bizi birleştiren partimiz , rengimiz, dinimiz ya da mezhebimiz değildir.
Bizi birleştiren maya akrabalıktir, Türklüktür,
Birbirinize sahip çıkın.
Sizin köyünüze sıra gelmeden... Anadoluyu vatan yapan, " Yurtta Barış, Dünyada Barış " diyerek bağımsız ve özgür Türkiye Cumhuriyetini kuran, eşsiz, yüreğinde sadece vatan sevgi ve şuuru olan önderimiz Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, kahraman ve fedakar komutan ve silah arkadaşları ecdadımızı saygı ve minnetle anıyorum.
Allah Rahmet Eylesin…
İnsanın en büyük sınavı, kimsenin görmediği yerde kim olduğudur." der Stefan Zweig. Alkışın olmadığı, övgünün sustuğu, kimsenin şahitlik etmediği o anlarda ortaya çıkan hâl, insanın gerçek "ben"idir.
İran halkı dünyaya şunu öğretti;
Bir vatanı vatan yapan liderler değil, orada yaşayan halktır.
Liderler gelir geçer, ölür, başkaları gelir. Ama millet olmak, tek yürek bir medeniyet olmak vatanı sonsuza dek yaşatır.
🚨SON DAKİKA | ANLIK | İsrail Tel Aviv’de ve bir çok şehirde sokaklar karıştı!
İnsanlar Netanyahu’ya ateş püskürüyor:
— Sığınaklar berbat kokuyor.
— Çok fazla ceset var.
— Yiyecek yok.
— Su yok.
— Hijyen Yok.
Polis göstericilere şiddetli müdahale ediyor. Hiçbir kanal, hiçbir basın size bu görüntüleri göstermiyor. Çünkü ağır bir sansür uygulanıyor!
Netanyahu cidden ZORDA!
🚨SKANDAL | İRAN’DA İNSANLIK DRAMI!
Amerika Birleşik Devletleri, İran'daki enerji santrallerini bombaladı ve dün geceden beri İran’da insanlık dramı yaşanıyor! Bir takipçim gönderdi, izleyelim:
“— Milyonlarca insan hastane ve evlerde elektriksiz kaldı!
— Diyaliz hastaları, yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki bebekler zor durumda!
— İnsanlar ölecek. Masum çocuklar ölecek.”
Bu, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur! Epstein çetesi mensubu ABD Başkanı Trump, insanlık suçu işliyor! İNSANLIK SUSMA!
🔴 “SİYONİZM NE DEMEK?” Diye Soran Olursa Bu Görüntüleri İzletin ‼️
"Ölüm Yolu"
ABD, Irak'ı işgal ettiği gün binlerce ailenin tamamını katletti. Savaştan kaçan binlerce ailenin oluşturduğu konvoyu bombaladı.
ABD’de tarihi protestolar!
Trump’a karşı toplanan milyonlarca Amerikalı, “No Kings” (Kral yok) eylemleri düzenliyor.
3 binden fazla şehirde aynı anda başlayan protestolara 10 milyondan fazla Amerikalı katılıyor.
Eylemlerde, Trump’ın Anayasa’yı ihlal ettiği, masumların ölümüne neden olduğu ve savaşları başlattığı mesajları veriliyor.
Protestoların, ABD tarihinin en yüksek katılımlı eylemlerinden biri olduğu belirtiliyor.
🚨SON DAKİKA | DUYDUKLARINIZA İNANAMAYACAKSINIZ!
Netanyahu’nun geçmiş bir soruşturmada verdiği ifade görüntüleri ifşalandı!
Amerika’nın en ünlü gazetecisi ve ABD Başkanı Trump’a en yakın kişilerden Tucker Carlson, Netanyahu’nun tüm foyalarını ortaya bir bir döktü!
📍Netanyahu, ABD halkının vergi paralarını kullanarak Katar üzerinden Hamas'a AYDA 35 MİLYON DOLAR fon sağladığını itiraf etti ve soruşturmacılara şunları söyledi:
“— Bu gizli bilgi ve sızdırılamaz, tamam mı?
— Burada komşularımız var, yeminli düşmanlarımız. Sürekli onlara mesaj iletiyorum.
— Onları şaşırtıyorum, yanıltıyorum, yalan söylüyorum ve sonra da kafalarına vuruyorum!”
• Netanyahu, Gazze'yi Hamas'ın kontrolünde tutmak ve Batı Şeria'yı da Fatah'ın kontrolünde tutarak, bu iki gücün asla birleşmesini engellemek için çalıştı.
• Netanyahu, Hamas'ın Katar'dan her ay 35 milyon dolar almasını sağladı. Her ay 35 milyon dolar değerinde Amerikan para birimi içeren valizler!
Yani Filistin’de kurulu olan HAMAS’ı Katar üzerinden Netanyahu finanse ediyormuş! 7 Ekim’i kim başlattı? Hamas. Devamı gelecek.
Bu İNANILMAZ!
Konfor alanı nedir;
Sizin bütün enerjinizi sömüren
Sürekli sizin merhametinizi
Sevginizi ,emeğinizi
Maddi ve manevi birikiminizi
tüketen ,sizi değersizleştiren
İnsanları hayatınızdan çıkardıktan sonra keyifle
içtiğiniz bir kahve
Afiyet olsun....🤗