Tarihi günlerden geçiyoruz. İran, Büyük Şeytan'la bütün bir insanlık adına savaşıyor. Zafer ve izzet evvelde ve ahirde Allah'ın salih kullarınındır. Galip gelecek olan direniş cephesidir. Allah'ın vaadi haktır, bunu hiç kimse değiştiremez.
Ateş açanlara, nöbet tutanlara, eli tetikte bekleyenlere, sancağı düşürmeyenlere, şehidlere selam olsun.
🚨🇮🇱🇱🇧 BREAKING: Israel is using the first day of the "ceasefire" to bomb Lebanese senior political officials, hospitals, residential areas, cemeteries, funeral processions, and civilian infrastructure
Get the dog on a leash @realDonaldTrump
Bugün küfrün tamamı imanın tamamına karşı meydana çıkmıştır Hendek savaşında olduğu gibi. Sonuç da aynı olacaktır. Süfyaniler, Muhammedî liderliği kabul etmek zorunda kalacaklardır.
Haydutluğun, terörün, alçaklığın tarihi yazılıyor bu gece. Nükleer tesislerini BM'nin denetimine açmış bir ülkenin "bomba" yaptığı/yapacağı iddiasıyla tesisleri vuruluyor. 10 bin km öteden gelip yapıyorlar bunu. İran'ın bomba yapmadığını onlar da biliyor. Peki ne için? Nükleer silahlara sahip olan ve tesislerini BM denetimine açmayan İsrail'in güvenliği için. İran nükleer enerji üretmesin, bağımsız kalmasın için. Hukuk, etik, insanlık vs var mı? Yok. Nükleer tesisler vurulurken radyoaktif kirlenme olacakmış, çevre ve insan hayatı felakete sürüklenecekmiş umurlarında değil. Çünkü biz onlar için insan değiliz.
Peki bu haydutlar bunları yaparken buralarda ne konuşuluyor? Ben söyleyeyim: İran tehlikesi. Şii-Sünni meselesi. Sevinelim mi, sevinmeyelim mi tartışması. Tiyatro mu, değil mi tartışması.
Böyle bir coğrafyanın emperyalist tahakkümden kurtulabilmesi mümkün olabilir mi?
Allah'tan niyazım bize akıl, izan ve insaf vermesidir.
Daha önceki bir paylaşımımda söylemiştim, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da “İslam” adına başını kestiklerini öğrendiğimden bu yana hiçbir şey hayal kırıklığına uğratmıyor beni. Fakat bazı kişilerin öyle paylaşımları var ki, insan gerçekten sormadan edemiyor: Siz hangi kitaba, hangi peygambere inandınız? Hatıb b. Ebu Beltea kimdi? İlk Müslümanlardan değil miydi? Bedir ashabından değil miydi? Peygamberimizin Mekke’nin fethi öncesi, harekatın sırlarını paylaştığı birkaç kişiden biri değil miydi? Ve bu sırrı Mekkeli müşriklere bildirmek üzere bir mektup kaleme alan o değil miydi?
Uhud Savaşı’nda yaralanan Peygamber değil miydi?
Huneyn’de dağılan Efendimizin ordusu değil miydi?
Yaralanan, sürgün edilen, hapsedilen, şehid edilen Peygamberlerimiz yok mu?
Zillet nedir? Yenilmek zillet midir, hapsedilmek zillet midir? İhanete uğramak, zayıf düşmek, esir edilmek zillet midir?
Direniş, zilleti kabul etmemektir.
Biz direnişten razıyız. Her türlü razıyız. Yaptıkları ve yapamadıklarıyla, güç yetirebildikleriyle ve güç yetiremedikleriyle sevdik biz direnişi. Biz zafere değil, sefere iman ettik. Biz direnişi şartlı sevmedik; zaafıyla, çaresizliğiyle, güçsüzlüğüyle sevdik. Tel-Aviv’i vurduklarında da hamd ettik, liderlerimiz şehid olduğunda da. Onlar zillete boyun eğmedikçe biz onlardan razıyız.
Direniş cephesi bir hayal kurdu, biz de bu hayale inandık. İyi ki de inandık. Onlar bize İsrailsiz bir dünyayı hayal etmeyi öğretti. Bu hayalle yaşayacak ve bu hayalle öleceğiz.
Trump’ın önünde diz çöken dünyanız sizin olsun. Zillet bize uzak olsun.
Senin kudretin her şeyi kuşatmıştır Allah'ım, mazlumların yüzünü sen güldür Allah’ım. Ama her şeyden ve hepsinden önce başımıza ne gelirse gelsin bizi razı olanlardan kıl. Bizi direnişin yolundan ayırma.