"J’ai vieilli sans demander la permission de personne, provoquant une tempête et un tollé parmi les fervents combattants de l’anti-âge.
J’ai osé marcher sur le tapis rouge, avec mon visage, mon corps, mes rides, mes yeux fatigués et mes formes, avec tout ce que la nature m’a offert. Sans hésitation, sans complexe, et sans accorder la moindre importance à l’avis des adeptes de la jeunesse éternelle.
Et vous savez quoi ? C’est formidable. Quelqu’un devait bien finir par dire au monde qu’il n’y a aucune honte à vieillir."
Monica Bellucci
Bu hayatta güzel bir yaşam sürmek istiyorsanız, utanç duygusunu reddetmelisiniz.
Birçok insan dış görünüşünden, bedeninden, ailesinden, memleketinden, eski versiyonundan ya da güncel halinde başarılı olamadığı noktalardan ötürü derin bir utanç ve yetersizlik hisleri içinde yaşıyor.
Bu da onları sessizce felç ediyor. Onları daha ürkek ve silik yaşamlar sürmeye itiyor. Oysa utancın önemli bir kısmı, kimliğiniz üzerinde kurulmak istenen dışsal tahakküm ve toplumsal inşa biçimidir.
Onu kabul etmeyi reddetmelisiniz.
Kimseye her konuda mükemmel olmayı vaat etmediniz, hayatınızın her aşamasında en harika halinizle olma zorunluluğuna da sahip değilsiniz. Yanılgılar, düşüşler, saçmalamalar, yanlış anlaşılmalar, sorunlu sosyal çevreler, kısıtlı epistemik kaynaklar hayatın doğal parçalarıdır ve herkesin başına beklenmedik sonuçlar getirebilir. Eskilerin dediği gibi “eksiklik insan içindir.”
Bu yüzden kimse sizin üzerinizde tahakküm kuramaz. Kendinizle ilgili kötü hissettiremez. Biri sizden kendinize dair negatif bir hikaye satın almanızı istediğinde şöyle demelisiniz:
Hayır, benden istediğin çekinmeyi asla göstermeyeceğim. Çünkü bana dair kurmaya çalıştığın sorunlu anlatıyı kabul etmiyorum. Yaşamımı kendi bildiğim doğrularla, en samimi, en çalışkan ve en üretken şekilde yaşamaya devam edeceğim.
Bazen mükemmel olmasam da kendimi geri çekmeyeceğim, bedenimden sakınmayacağım, sosyal bağlarımdan, yeni deneyimlerimden, yaşama tutkusundan kaçınmayacağım. Öğrenmeye ve yeni kaynaklara ulaşmaya devam edeceğim.
Çünkü kendime baktığımda utanılması gereken bir hikaye değil, saygı gösterilmesi gereken azim ve irade hikayesi görüyorum. Eğer utanç duygusunu çok seviyorsan, onu kendi karanlık aynanda sonsuza dek yaşatabilirsin. Ancak beni, kendi içsel huzur ve bütünlüğümle özgür bırak.”
İşte özgürlüğün evrensel sırrı budur. Yazılarımdan memnunsanız, lütfen belirtin. Sizin için üretmeye devam edeceğim.
Bir diğer sesi güzel olan oyuncumuz
Bir zamanların en keyifli sahnelerinden biri…
Beyaz Show’da “ben oyuncuyum” diyerek sahneye çıkan Seda Bakan, aldığı alkışın hakkını o anki performansıyla veriyo.
bu adamın böyle muazzam bir sesi olduğunu bilmiyordum kendisi ajda pekkanın vokalistiymiş şok oldum
adam resmen dizilerde harcanıyor
ve böyle sesle dizilerde niye şarkı söyletmiyorlar adama merak ettim
Kibir her zaman övünmekle açığa çıkmaz. Hatayı kabul edememek, eleştiriye tahammül edememek, özür dileyememek ve her koşulda kendini haklı görmek de kibirdir.
Toplu taşım araçlarında yüksek sesle konuşulmaz, telefonla özel konuşmalar yapılmaz, kulaklıksız müzik, video izlenmez. Özgürlük diğerlerine karşı sorumlulukla başlar. Aileniz eğitmediyse de siz kendinizi eğitebilirsiniz.
Oğuzhan Uğur’un videosu Haluk Levent’in ne kadar aşağılık bir yaratık olduğunu bir kez daha gösteriyor! Mutlaka izleyin! Oğuzhan’ı hem reklam amaçlı kullanıyor, hem de bakanlara kötülüyor! Haybeden bir de hapse düşürdü adamı, alçak herif!
Kendin için ses kaydı yap dinle
Ben artık çabalayarak değil, akışta kalarak ilerliyorum.
Hayatla savaşmayı bırakıyorum, onunla birlikte hareket ediyorum.
Sakinim ve dinginim.
İçimde bir telaş yok, bir yetişme hali yok.
Her şey olması gerektiği zamanda bana geliyor.
Daha az çabalıyorum.
Çünkü biliyorum ki zorlamak değil, uyumlanmak sonuç getirir.
Ben doğru yerde durduğumda, doğru olan zaten beni bulur. İyi olanla yolum birleşiyor.
Daha çok alıyorum.
Almak benim için güvenli.
Hayatın bana sunduklarını kolaylıkla kabul ediyorum.
Seçiciyim.
Her geleni almak zorunda değilim.
Benim olan bana kalır, olmayan zaten gider.
Sınırlarım net.
Kendimi korumak için savaşmam gerekmiyor.
Sadece net olduğumda, hayat buna saygı duyar.
Kendimi ispat etmiyorum.
Çünkü değerim kanıtlanacak bir şey değil.
Ben zaten yeterliyim.
Bilmek zorunda değilim.
Her şeyi önceden görmek zorunda değilim.
Kontrol etmek önceliğim değil.
Bir sonraki adımı bilmem yeterli.
Sonrası kolaylıkla yolum şansım açık.
Ve ben artık kaderime güveniyorum:
Kendime, sürece ve hayatın akışına…
Ben yeni bir şekilde var oluyorum.
Daha sakin, daha açık, daha güçlü…
Ve en önemlisi…
Olduğum halimle yeterliyim.
Bir gün, biri seni sadece gözlerinin rengiyle ya da yüzünün güzelliğiyle değil, kalbinin sessizliğiyle sevsin. Kusurlarını düzeltmeye çalışmadan, onları da sana ait birer iz gibi kabul etsin. Yanında olduğunda dünyanın kaosu dinsin, çünkü sen onun için bir adres değil, huzurun ta kendisi ol. Seni kaybetmekten korktuğu kadar, seni mutlu edebilmek için de çabalasın. Varlığını tesadüf değil, dua olarak görsün. Seni sadece yanında istemesin; her gece adını iyi dileklerle ansın. Çünkü gerçek sevgi, dışarıdan hayran olmak değil, bir insanın ruhunu yuva bilmektir. Böyle bir bağ bulunduğunda, şiirler kelimelerden değil, iki kalbin aynı sessizlikte atmasından doğar.
इंडोनेशिया के सुमात्रा द्वीप से दिल छू लेने वाला दृश्य😘
अचानक आई भीषण बाढ़ के दौरान तेज़ बहाव में एक बाघ फंस गया। तभी एक सुमात्रा हाथी उसे बचाने की कोशिश करता दिखाई दिया।
इस भावुक पल का वीडियो सोशल मीडिया पर तेजी से वायरल हो रहा है। इंसानों की तरह जानवरों में भी संवेदनाएं और एक-दूसरे की मदद करने की भावना देखने को मिलती है।
प्रकृति का एक बेहद भावुक और दुर्लभ दृश्य।
📍इंडोनेशिया
Atlı süvari birlikleri ve askeri tören mangasıyla karşılanması gereken tek lider, sapık Trump değil, İspanya başbakanı Pedro Sanches’ti.
Gazze soykırımına, İran saldırılarına net, güçlü ve tavizsiz karşı duruş gösteren tek lider olduğu için.
Fark ettiniz mi bilmiyorum, insan layık olmadığı şeyi üzerinde taşıyamıyor. Bilgi fazla gelirse kibirleniyor, zenginlik fazla gelirse görgüsüzleşiyor, güç fazla gelirse başkalarını aşağılıyor. Yani özne ile edim arasında bozulan o orantıyı saklayamıyor, mutlaka sızdırıyor dışarı.
Emir Benderlioğlu: "Atatürk'ün çok sevdiğim bir lafı var.
Biz cahil derken okul okumamış insanları kastetmediğimiz gibi, cahil olmayan insanlarla ilgili olarak da çok okumuş insanları kastetmiyoruz.
Cehalet bir gerçeği görebilme ve görememe durumudur, diyor."