On beş yıl geçti. Bazı acılar azalmaz, sadece insan onlarla yaşamayı öğrenir. Ama bazı tarihler vardır; geldiğinde insan yine aynı yaşa döner, yine aynı kapının önünde bekler. Çünkü aradan yıllar geçse de bazı tarihler yaş almıyor..
Koca bir yılı geride bıraktık ve bu akşam itibari ile 1448 hicrî yılına ‘Bismillah’ dedik…
Mevlâ gelen yılı giden yıldan daha izzetli, bereketli ve hayırlı eylesin. Bu yıl, mazlumların güldüğü zalimlerin ağladığı bir yıl olsun…
Farklı bir işte çalışırken doktorasına devam eden tanıdıklarım hep mutlular. Çok yoruluyorlar ama stresleri yok. Çünkü tek seçenekleri akademi değil, bütün beklentileri akademik kadroya yönelik değil.
İnsanın elinde tek bir seçenek olunca -onun da ihtimali epey düşük olunca- hayatı maddi/manevi çıkmaza giriyor. Hele ki 30’lu yaşlarda bu beklenti çekilmez hale geliyor.
Zamanla anladım ki, mümkünse önce iş, az-çok demeden düzenli bir gelir. Sonra akademi, doktora.