Öpmek, aslında yudumlamak demektir.
Bu yüzden Türkler eskiden çorba içmeye, “çorba öpdim (öptüm)” derdi.
Dahası öfke (öpke) de buradan geliyor.
Aralarındaki bağ ise nefes. Öfkeyle solumak, çorbayı höpürdetmek ve sevdiğini öperken kokusunu çekmek… Hepsi nefesle ilgili.
Bir de Yahuda öpücüğü var. Bu da, dost görünüp ihanet edenler için kullanılır. Hz. İsa'yı Romalılara teslim etmek isteyen Yahuda, onu ele vermek için yanağına bir öpücük kondurur. Böylece Romalılar topluluk içindekilerden hangisinin Hz. İsa olduğunu anlar ve onu yakalarlar.
İsmet Özel’in mısraları da buna göndermedir:
"Yahudi değilsem bile
bende Yahudalık da mı yok
Kimi öptüm de kurtuldu çarmıha çakılmaktan?"