Bazen hayat sana yavasla der... Ama bunu direkt yapmaz..
Sabah ise giderken yolda kaplumbaga cikartir onune, kahve almaya girersin upuzun siraya denk gelirsin, acelen vardir trafikte kalirsin, yavas konusan bir insana denk gelirsin, bilgisayarin- telefonun yavaslar. Bu isaretler kacarsa hayat bu sefer seni yavaslatir...
@DrGunerSonmez Ateşim hiç çıkmaz, hasta da olmam, farklı bisi derseniz de hasta olsam da ilaç içmem, sadece migrenimden dolayı arvales’ başka da özelinde birşey yapmam. Ama tamamen psikolojik belki ama ben hasta olmam derim hep. Korkmam aksırandan tıksırandan
Öcalan ile müzakereler, PKK’nın yurt içinde tükendiği; kahraman ordumuzun Kuzey Irak’ta PKK’yı Kilit-Pençe Operasyonu ile sınır bölgesinden söktüğü ve Irak-Suriye sınırını kontrol altına aldığı bir aşamada devreye girdi.
Bu süreç askeri anlamda PKK için can suyu oldu.
Sürecin en büyük hedefi anayasayı Erdoğan’ı iktidarda tutacak şekilde değiştirmektir. AK Parti-MHP-DEM ittifakı bunun için kurulmuştur.
Bu yasa tasarısı Bahçeli’nin “Önümüzdeki süreçte çok şey değişecek, her şey değişecek, inşallah Türkiye değişmez” dediği sürecin ilk adımıdır.
Bu yasa tasarısı, Öcalan’ın cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli, demokratik Cumhuriyet’e gidişin ilk adımı olarak ifade ettiği; milli, üniter, laik devletten çok uluslu-özerk bölgeli devlete geçişin ilk adımıdır.
Bu yasa tasarısına “evet” demek Erdoğan ile ittifak yapmak, AK Parti’ye payanda olmak demektir.
Yurttaşlar sizi neden eleştiriyor?
1.Yeni Parti’nin programında bir PKK kavramı olan “eşit yurttaşlık” yazdığı için;
(Bütün yurttaşlar Anayasa’nın 10. Maddesine göre yasalar önünde eşitken neden amacı Türk ve Kürt için iki ayrı siyasi kimlik isteyen eşit yurttaşl��k kavramının Yeni Parti’nin programına girmesine neden karşı çıkmadınız?)
2.Öcalan’ın “bu bize yeter dediği” Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına Türkiye’nin koyduğu şerhleri kaldıracağınızı söylediğiniz için;
3.Şimdi de PKK’ya af yasasına karşı çıkmadığınız için;
4.Bütün bunları MUHALEFET olduğunuzu söylerken yaptığınız için.
Hangi muhalefet iktidarın iktidarda kalma projesine destek olur?
Biz iktidarla ve bu yıkım projesi ile zaten mücadele ediyoruz.
Bugün anlamaya çalıştığımız şey Atatürk Cumhuriyetini korumak için sizinle de mücadele etmek zorunda kalıp kalmayacağımız:
Bizim esas meselemiz; muhalefet gibi görünüp kritik anlarda Ekmelettin operasyonu ile iktidara destek atan, kirli referandum gecesi YSK’nın önüne gitmeyen, seçimden önce çok da fazla Suriyeli’ye vatandaşlık verilmedi diyerek iktidara destek atıp sonra kongrede seçimleri çok fazla Suriyeli’ye vatandaşlık verildiği için kaybettik diyen majestelerinin muhalefet ile.
Şimdi bu kritik anda sizin ne yapacağınızı bekliyor, izliyoruz.
Karınca gibi tarafım belli olsun diyerek Cumhuriyet yanarken söndürmek için su mu taşıyacaksınız yoksa destek mi olacaksınız?
Hem Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni hem de Öcalan’ın sözde demokratik Cumhuriyetini birlikte savunmak mümkün değildir.
“Bizi zorla bu işin karşısında durmaya itiyorlar” diyerek mevcut politikanızı eleştiren yurtsever solcu entelektüellere kızıyorsunuz. Oysa CHP’nin de Yeni Parti’nin de yurtsever, Atatürkçü tabanı PKK affına karşı. AK Parti ve MHP tabanları da. Referandum yapılsa “Evet” oyları yüzde 25’i geçmez.
Sayın Özel, Atatürk’ün çizgisine gelin.
Bu yasaya evet diyerek, yasanın Türk devleti ve Türk milletine karşı bir suç olduğunu zımnen kabul eden bir sürecin parçası olmayın.
24 yıl boyunca iktidarın yanlış yaptığını söyleyip, günün sonunda onun getirdiği yasaya imza atmak muhalefet değil, kendi itirazını inkâr etmektir. Aynı siyasete ortak olup farklı bir sonuç beklemek ise, olsa olsa siyasi bir akıl tutulmasıdır.
Özetle, Özgür bey açık olun, net olun, gerçek muhalefet olun.
Ve son olarak bu yasa tasarısına evet derseniz, sakın “biz muhalefet partisiyiz” diye ortaya çıkmayın. Kemal Kılıçdaroğlu’da muhalefet olduğunu söylüyordu. Bu yasaya evet derseniz ancak Kemal bey kadar muhalefet olursunuz. @zaferpartisi
🖊️ Fatih Altaylı:
“Daha da CHP yazmam.
Sevgili okurlar, bundan böyle CHP ile ilgili çok önemli bir gelişme olmadıkça, bu parti ve kayyumlarıyla ilgili bir şey yazmayı düşünmüyorum.
Nasıl ki diğer küçük ölçekli partiler hakkında her gün bir şey yazmıyorsak, oyu İYİ Parti’nin, hatta belki de Zafer Partisi’nin bile altına düşmüş, hiçbir siyasi ağırlığı olmayan bir partiyi sürekli gündeme getirmek istemiyorum.
BBP’yi ne kadar yazıyorsak, CHP’yi de bundan sonra o kadar yazarız.”
Bugüne kadar sözleriyle, davranışlarıyla ve yaptıklarıyla kendisini açıkça ortaya koyan, Silivri’deki ilk günlerimden beri tanıdığım Sayın Özgür Özel, eğer Türkiye’de birileri FETÖ’cülükle suçlanacaksa akla gelebilecek en son isimlerden biridir
FLAŞ...FLAŞ...
ÖZGÜR ÖZEL FETÖ'NÜN DARBE GİRİŞİMİ SIRASINDA NEREDEYDİ?
"15 Temmuz 2016…
O gece saat 21.00 civarında, olağan dışı hareketlenmeler olduğunu televizyonlardan öğrendik. Çok geçmeden bunun darbe girişimi olduğunu yine televizyonlardan duyduk. Olaylar başlar başlamaz telefonlaşarak Genel Merkez'de buluşmaya karar verdik. Bizi ilk arayanlardan biri Uğur Dündar oldu. Bunun hain bir kalkışma olduğunu, CHP'nin bu darbeye karşı direnmesi ve demokrasinin yanında durması gerektiğini söyledi.
★★★
Saat 22.30'a geldiğinde, Genel Merkez'de buluştuk.
Genel Merkez'e ulaştığımızda, Ankara'da birçok noktada çatışmalar yaşanıyor, açık camlardan içeri keskin bir barut kokusu doluyordu. O gece bizimle birlikte 20 kadar parti yöneticimiz ve milletvekilimiz Genel Merkez'e geldi.
Çatışmalar yoğunlaşınca tüm parti çalışanlarını, danışmanlarımızı ve şoförlerimizi evlerine gönderdik.
Parti yöneticilerimizle ayak üstü yaptığımız toplantıda; darbe girişimi kimden gelirse gelsin açık, aktif ve cesur tavır almaya karar verdik.
★★★
Bu sırada birçok AKP'li üst düzey yönetici bizleri arıyor ve darbenin bastırılması için yardım istiyordu. Genel Başkanımız uçaktaydı. İstanbul'a iner inmez görüştük kendisi de bizlere “darbeye karşı direnme” talimatı verdi.
Hemen TBMM'ye geçerek direnişi buradan yürütmeyi kararlaştırdık. Ancak tüm şoförlerimiz ve danışmanlarımızı can güvenliklerini düşünerek evlerine gönderdiğimiz için, ne aracımız ne de bir sürücümüz vardı!..
Aykut Erdoğdu, Veli Ağbaba ve ben, üniversite yıllarındaki hayallerimizi gerçekleştirmek amacıyla birlikte 1973 model bir volkswagen kaplumbağa araç almıştık. Elimizde bir tek bu araç vardı. Ona binip TBMM'ye doğru yola koyulduk.
İnönü Bulvarı üzerinde çatışmalar yaşandığı için Dikmen üzerinden TBMM'ye ulaşmaya çalışıyorduk.
(Bu sırada Aykut Erdoğdu başımıza bir şey gelmesi ihtimalini düşünerek vasiyet niyetine bir kısa video çekti.)
★★★
Aracı ben kullanıyordum.
Dikmen'den aşağı inerken yolda kimseler görünmüyordu.
Ancak TBMM'ye yaklaştığımızda yol üzerine taş yağıyormuş hissi veren küçük toz kümeleri oluşmaya başladı. Bunların helikopterden atılan mermiler olduğunu fark edince, Aykut'un vasiyet videosu çekmesine hak verdik!..
Mermi yağmuru altında TBMM'nin Dikmen kapısına ulaştık. Aykut silahlı gelmişti. Araç durduğunda hemen atlayıp, duvar dibine siper aldı. Bulunduğumuz yer, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın yanında, Genel Kurmay Başkanlığı'nın ise tam karşısındaydı. Çevreden sürekli çatışma sesleri geliyor, havadaki kesif bir barut kokusu giderek artıyordu.
Aykut, TBMM kapısında bekleyen polis memurlarına Milletvekili olduğumuzu bağırdı. Ben bu sırada aracı park ettim. Hatta doğru park etmiş miyim diye, aracın etrafında dönüp dururken Aykut seslendi: “Çatışma var çabuk ol!..”
Doğrusu hepimizin gençlik hayali “vosvos”umuz çok kıymetliydi ve onu yolun ortasına bırakıp gitmeye gönlüm el vermiyordu. Bu sırada Aykut silahı ile siper ala ala iç kapıya kadar ulaşmıştı. Benim sakin ve yavaş yürüdüğümü görünce, koşarak geldi ve kolumdan çekerek “Çabuk ol yoksa burada vuracaklar bizi!” diyerek çekmeye çalıştı. Sanki koşarsam darbecilerden korkuyormuşuz gibi anlaşılacak diye, inadına yavaş ve sakin yürüyordum.
Neyse ki Aykut beni çeke çeke TBMM'ye soktu!..
★★★
3 No'lu kapıdan girip, Genel Kurul'a giden koridoru geçtik. Genel Kurul'un kapısında bizi AKP ve CHP'den bir grup milletvekili karşıladı. Hemen yanımıza dönemin TBMM Başkanı İsmail Kahraman geldi. Bana ve Aykut'a sarılıp “Bunlar demokrasi öpücüğü” diyerek yanaklarımızdan öptü. İsmail Kahraman'ın bu tavrı bana hem tuhaf hem de komik gelmişti. Genel Kurul'un kapıları kapalı olduğu için hep birlikte kapıları kırıp içeri girdik ve salonun ışıklarını yaktık. Toplantıyı açmak için Başkanlık Divanı'nın oluşması gerekiyordu. Ancak katip üye yoktu. Bu yüzden birinden ceket alıp giydim ve “Başkanlık Katibi” koltuğuna oturdum. Hatta İsmail Kahraman'ın bulup verdiği ceketi giyerken “Milli Görüş ceketi” diyerek şaka yapmayı da ihmal etmedim!..
★★★
TBMM Başkanı resmi açılışı yaptı ve orada, CHP adına, darbe girişimine karşı olduğumuzu çok açık bir şekilde söyledim.
Meclis'e gelmeden önce de TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat ile telefonla görüşerek, ‘Biz yanınızdayız, ne yapmak gerekiyorsa birlikte yapacağız, karşı çıkalım' dedim. Meclis Genel Kurulu olağanüstü toplandı. Bir tarafta AK Parti adına Mehmet Muş, diğer tarafta partim adına ben, MHP adına Erkan Akçay…
Divan'da katip üyelerin bulundukları koltuklarda biz görevdeydik o gece.
Tepemize bombalar yağarken Meclis kürsüsünde tarihe not düştüğümüz konuşmalar yaptık. Genel Kurul Salonunu 10 metre ile ıskalayan bombanın ardından, sığınağa inme kararı alındı.
★★★
TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve bazı milletvekilleriyle sığınakta bir odaya girerek, 16 Temmuz günü TBMM Genel Kurulu'nda okunan ve altında 4 partinin ortak imzası bulunan tarihi bildiriyi hazırladık. O günkü bildiri, bombardıman altındaki Meclis'in ertesi gün açılıp, çalışma ve darbeye karşı koyma iradesi açısından çok önemliydi…”
★★★
Değerli okurlarım,
Sizlere CHP Lideri Özgür Özel'in ağzından, 15 Temmuz 2016 tarihindeki FETÖ'nün hain darbe girişiminde yaşananları aktardım.
O gece Özgür Özel ve arkadaşları kurşun ve bomba yağmuru altında Meclis'e gelerek, diğer partilerin milletvekilleriyle birlikte, bir demokrasi ve kahramanlık destanı yazdılar.
Ben de tarihe not düşmek için, bu çok önemli bilgileri köşemde paylaşıyorum…
Otobüs kaldıracak imkanımız yok.
Sosyal medya hesapları kapatıldı.
SMS atmak için dahi daha sistem kuramadık.
Tek güvencemiz halk…
Cumartesi
14.00
Güvenpark