Önceki dönem Genel Başkanlarımızdan Veli Demir, 15 Temmuz darbe girişimini kınarken dönemin siyasi iktidarını da eleştirdiği paylaşımı nedeniyle “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini alenen aşağılama” suçlamasıyla yargılanmış ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmişti.
Eğitim-İş olarak, ilk günden bu yana takip ettiğimiz hukuki süreçte Anayasa Mahkemesi, 23 Aralık 2025 tarihli kararıyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu karar doğrultusunda dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemeye gönderilmesiyle Veli Demir, 6 Ekim Salı günü yeniden hâkim karşısına çıkacaktır.
Demokratik toplumlarda siyasi iktidarlar; aldıkları kararlar ve yürüttükleri politikalarda eleştiriye açıktır. Bu eleştirileri yargı konusu yapmak, iktidarı demokratik ve toplumsal denetimin dışına çıkarmaktır. Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu hak ihlali kararı da ifade özgürlüğünün güvence altına alınmasının önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
Eğitim-İş olarak, önceki dönem Genel Başkanımız Veli Demir’in yanındayız. Davayı ve yeniden yargılama sürecini takip etmeyi sürdüreceğiz. 6 Ekim’de Konya’da olacağız. Konya’daki demokratik kitle örgütlerini ve yurttaşlarımızı, ifade özgürlüğüne ve demokratik eleştiri hakkına sahip çıkmak üzere duruşmada dayanışmaya davet ediyoruz.
6 Ekim Salı | Saat 10.20
Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesi
Eğitim-İş olarak, örgütlenme çalışmalarımız kapsamında Bayburt’ta okul ziyaretleri gerçekleştirdik.
Genel Örgütlenme Sekreterimiz Bülent Metin, Bayburt İl Başkanımız Murat Irmak ve Sinop Şube Başkanımız Celal Tuncay Şahbenderoğlu eğitim emekçileriyle bir araya gelerek okullardaki çalışma koşullarını, bölgede karşılaşılan sorunları ve meslektaşlarımızın taleplerini dinledi.
Ziyaretlerimizde, sendikamızın eğitim emekçilerinin ekonomik, özlük ve demokratik haklarını korumak adına yürüttüğü örgütsel mücadele aktarıldı; sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirilen çözüm önerilerimiz ve eylem programımız paylaşıldı.
Eğitim-İş olarak, laik, bilimsel, kamusal ve nitelikli eğitim mücadelemizi her ilde, her okulda büyütmeye; eğitim emekçilerinin ve emeğimizin hakkını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
#Bayburt
Eğitim-İş olarak, okullarda can güvenliğimizin sağlanması, gerekli tedbirlerin acilen alınması ve “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” taleplerimizi bir kez daha dile getirmek için; Genel Sekreterimiz Seher Ergin, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Osmaniye Şube Başkanımız Adem Yücel, çevre illerden gelen şube başkanlarımız, yöneticilerimiz ve üyelerimizin katılımıyla Osmaniye İl Milli Eğitim Müdürlüğü önündeydik.
Genel Sekreterimiz Seher Ergin, burada basın açıklaması gerçekleştirdi.
@SeherErgiin
Osmaniye Farabi Anadolu Lisesinde görev yapan meslektaşımız Mehmet Bilgili, okul bahçesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir.
Görevinin başında, çalıştığı okulun bahçesinde yaşamdan koparılan meslektaşımız Mehmet Bilgili’ye rahmet; ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.
Öfkemiz büyüktür!
Osmaniye Valiliği tarafından yapılan açıklamada saldırının nedeninin “kişisel husumet” olduğu belirtilmiştir. Ancak saldırının nedeni ne olursa olsun değişmeyen, görmezden gelinemeyecek bir gerçek vardır:
Bir öğretmen, görev yaptığı okulun bahçesinde silahlı saldırıya uğramış ve hayatını kaybetmiştir.
Osmaniye Valisinin “kişisel husumet” açıklaması, okulların güvenliğinin nasıl sağlandığına ilişkin soruları ortadan kaldırmaz. Failin kimliği ya da saldırının gerekçesi, okulun ve eğitim emekçilerinin güvenliğinin sağlanmasına ilişkin kamusal sorumluluğu tartışılmaz hale getirmez.
Açıklamamızın tamamını okumak için tıklayınız:
https://t.co/egSapm7JCT
Eğitim-İş Genel Merkezi'ne polis ablukası!
Eğitim-İş Sendikası MYK üyeleri polis ile müzakere etti. Eğitim-İş "bakanlık önündeki barikatların kaldırılması" şartıyla MEB önünde açıklama yapabileceklerini belirtti.
Sendikanın yürüyüşü başladı
https://t.co/KbIpzcrTcI
Genel Başkanımız Kadem Özbay’ın, Yusuf Tekin’in bakanlığı döneminde yaşanan 21 okul saldırısına ilişkin değerlendirmeleri Gazete Pencere’de yer aldı.
“Yusuf Tekin'in bakanlığı döneminde tam 21 okul saldırısı yaşandı. En son Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşadığımız acı olayların ardından 21 Nisan'da Meclis'te komisyon toplandı, 27 kez bir araya geldi. Üzerinden bunca zaman geçti, 7 bakanlık imza attı ancak ortada çözülen tek bir sorun dahi yok. Kâğıt üstünde 'önlem aldık' diyenler, 1. derece riskli bölgede elinde silahla 100 metre yürüyen şahsa müdahale edemeyen bir kolluk sistemi yarattı."
@gazetepencere
Okul saldırısı sonrası eyleme engel: Eğitim-İş Genel Merkezi'ne polis ablukası!
Eğitim-İş Başkanı Kadem Özbay, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i istifa davet ederek elindeki önlüğü yere attı
https://t.co/KbIpzcsr2g
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde yaşanan silahlı saldırı ve 11 öğrencimizin yaralanması; okullardaki güvenlik zafiyetini, çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin olmadığını, MEB ile 7 Bakanlık arasında imzalanan protokollerin kâğıt üzerinde bırakıldığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Şiddet ortamı; bilimin ve aydınlanmanın yuvası, en güvenli yerler olması gereken okullarımızın normali haline getirilmiştir.
Eğitim-İş olarak, eğitimde şiddetin normalleştirilmesine, okulların suç mahalline çevrilmesine karşı 23 Eylül Çarşamba günü 17.30’da genel merkezimiz önünde toplanıp yürüyüşe geçerek 18.00’de TBMM önünde; eş zamanlı olarak da ülkenin dört bir yanında alanlarda olacağız.
Çocuklarımızın, eğitim emekçilerinin ve okulların geleceğini korumak için; tüm eğitim emekçilerini, demokratik kitle örgütlerini, siyasi partileri ve halkımızı “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim” mücadelemize omuz vermeye davet ediyoruz.
#Manisa
Eğitim-İş olarak, 319 üniversite öğrencisiyle yaptığımız anket ve piyasa araştırmaları sonucu hazırladığımız “Maddi İmkansızlar ve Belirsiz Bir Gelecek Sunan İktidar Politikalarının Gölgesinde Gençlerin Eğitim Mücadelesi” raporumuz Cumhuriyet gazetesinde yer aldı.
@cumhuriyetgzt1
Eğitim-İş olarak Kahramanmaraş İl Millî Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ı ve Şehit Ömer Faruk Sayıl İlkokulunu ziyaret ettik.
Ziyaretlerimize Genel Başkanımız Kadem Özbay, Genel Sekreterimiz Seher Ergin, Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreterimiz Yeliz Toy, Genel Basın-Yayın ve Uluslararası İlişkiler Sekreterimiz Hüseyin Selçuk, Kahramanmaraş Şube Başkanımız Fuat Kuyucu ve şube yöneticilerimiz katıldı.
Kahramanmaraş programımız kapsamında öğretmenlerimiz ve eğitim emekçilerimizle bir araya gelerek okullarımızda yaşanan sorunları, eğitim çalışanlarının karşılaştığı güçlükleri ve eğitim ortamlarında güvenliğin güçlendirilmesine yönelik ihtiyaçları değerlendirdik.
İl Millî Eğitim Müdürlüğü ziyaretimizde 2026-2027 eğitim-öğretim dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sahadan gelen güncel sorunları ve okullardaki güvenlik tedbirlerini görüştük. Görüşmede, eğitim çalışanlarının haklarının korunmasının ve okullarımızda güvenli bir eğitim ortamının sağlanmasının önemine dikkat çektik. Ayrıca, anayasal haklarını kullanan öğretmenlere yönelik il dışı görevlendirme ve yer değiştirme kararları konusunda sendikamızın yaklaşımını ve eğitim emekçilerinin haklarının korunmasına ilişkin hassasiyetlerimizi ifade ettik.
Eğitim-İş olarak; öğretmenlerimizin ve tüm eğitim çalışanlarının haklarını savunmaya, okullarımızın sorunlarını gündeme taşımaya ve öğrencilerimiz için güvenli, nitelikli bir eğitim için mücadele etmeye devam edeceğiz.
#Kahramanmaraş
19 Eylül 1921’de TBMM tarafından Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’e “gazi” unvanının verilişinin yıl dönümünde; bağımsızlığımız uğruna canını siper eden tüm gazilerimizi saygıyla selamlıyoruz.
Bugün gazilerimizin yaşadığı derin ekonomik kriz, protez ve tedavi imkânlarına erişimdeki bürokratik engeller ile ötelenen sosyal güvenlik hakları görmezden gelinemez. Canı pahasına bu toprakları savunan gazilerimize borcumuz; onları geçim ve sağlık kaygısına mahkûm etmek değil, hak ettikleri onurlu ve güvenceli yaşamı eksiksiz sunmaktır.
Eğitim-İş olarak, gazilerimizin hak arama mücadelesinde yanlarında durmayı ve bizlere emanet ettikleri tam bağımsız Türkiye mirasını savunmayı görevimiz biliyoruz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, aramızdan ayrılanları saygı ve minnetle anıyor; hayatta olan gazilerimize sağlıklı ve güvenceli bir ömür diliyoruz.
#GazilerGünü #MustafaKemalAtatürk #Türkiye
Bilimin ve akademik özgürlüğün ışığında, çağdaş, demokratik ve laik bir yükseköğretim için emek veren akademisyenlerimize, üniversite personelimize ve öğrencilerimize sağlıklı, başarılı ve umut dolu bir akademik yıl diliyoruz.
PISA puanlarındaki yükseliş değerlidir. Bu başarı, bütün güçlüklere rağmen öğrenen öğrencilerimizin ve özveriyle çalışan öğretmenlerimizindir. Hepsini kutluyoruz.
Fakat öğrenci ve öğretmenin emeğiyle yükselen puanları iktidarın başarı belgesine, aynı verilerin gösterdiği eşitsizlikleri ise görünmez bir dipnota dönüştüremezsiniz.
PISA yalnızca fen, matematik ve okuma becerilerini ölçmüyor; çocukların ailelerinin ekonomik koşullarına ve okullarında kendilerine sunulan eğitim imkânlarına göre nerede durduğunu da gösteriyor.
Varlıklı ve yoksul ailelerin çocukları arasında matematikte yaklaşık beş yıllık; fen lisesiyle meslek lisesi öğrencileri arasında yaklaşık on yıllık öğrenme farkı var. Son on yıldaki üst düzey başarı artışı ağırlıklı olarak sosyoekonomik açıdan avantajlı öğrencilerden geliyor. Çocuklarımızın yüzde 41,6’sı maddi veya sosyal yoksunluk yaşıyor.
Örgün eğitimin dışında kalan yaklaşık 1,5 milyon çocuk; açık liseye yönlendirilen, MESEM’lerde çalıştırılan, yaralanan ve yaşamını kaybeden çocuklar ise bu başarı tablosunda hiç görünmüyor.
Cumhurbaşkanı, bu gerçekleri dile getirenleri “kompleksli” olmakla suçluyor. Oysa kompleks, gerçeğin tamamını söylemek değil; yalnızca alkışı duymak isteyip çocukların yoksulluğuyla ve eğitimdeki uçurumla yüzleşememektir. Bazen başkasına yöneltilen bir sıfat, muhatabından çok onu söyleyen tutumu tarif eder.
Başarı öğrencinin ve öğretmenindir; asrın eşitsizliği ise bu düzeni kuranların eseridir.
Gerçek başarı, en avantajlı çocukların ne kadar yükseldiğiyle değil, hiçbir çocuğun geride bırakılmamasıyla ölçülür.
Çünkü Cumhuriyetçilik; bu memleketin her bir çocuğunu kendi öz evladı bilmektir.
Bilimin ve akademik özgürlüğün ışığında, çağdaş, demokratik ve laik bir yükseköğretim için emek veren akademisyenlerimize, üniversite personelimize ve öğrencilerimize sağlıklı, başarılı ve umut dolu bir akademik yıl diliyoruz.
Konfederasyonumuz Kamu-İş'e bağlı Eğitim-İş Sendikasının, 2026-2027 Eğitim Öğretim yılının ilk gününde; artan okula başlama maliyetlerine, derinleşen yoksulluğa, çocuk işçiliğine, baskı ve sürgün politikalarına, öğretmenlere yönelik önlük ve müfredat dayatmalarına karşı Milli Eğitim Bakanlığı önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasına katıldık.⤵️⤵️
https://t.co/xGMEIfLCNq
@kamuiskonf@egitimisorg
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla MEB önünde yaptığı açıklamada, öğretmenlere önlük düzenlemesini eleştirerek, "Milli Eğitim Bakanlığı önlükle eğitimin gerçek sorunlarının üzerini örtmek istiyor. Biz bu gerçek sorunların üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz" dedi.
Genel Başkanımız Kadem Özbay, 2026-2027 Eğitim Öğretim yılının ilk gününde; artan okula başlama maliyetlerine, derinleşen yoksulluğa, çocuk işçiliğine, baskı ve sürgün politikalarına, öğretmenlere yönelik önlük ve müfredat dayatmalarına karşı Milli Eğitim Bakanlığı önünde yaptığımız eylemde açıklamalarda bulundu.
@kademozbay_
🔴Eğitim-İş Ankara’da, yeni başlayan 2026-2027 eğitim-öğretim yılına dair MEB önünde açıklama yaptı
🔴Açıklamayı gerçekleştiren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, eğitimde öğretmen açığı, kalabalık sınıflar ve temizlik sorunlarının yanı sıra çocuk yoksulluğuna dikkat çekti
https://t.co/zTbFtLccme
🔴 Eğitim-İş'ten MEB'e 'önlüklü' tepki!
Eğitimde yaşanan sorunlara ilişkin açıklamalarda bulunan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, "Eğitimin gerçek sorunları burada, temizlenmeyen okullar, kalabalık sınıflar, çocuk işçilik… Bakanın çocuğu özel okuldayken çocuklar MESEM'de işçi olarak çalıştırılıyor. Eğitimin gerçek sorunu bunlar, gerçek ihtiyaçları bunlar. Bakanlığın yapmak istediği de eğitimin gerçek sorunlarının üzerini bu önlükle örtmeye çalışmak..." dedi.