Komutanım sizi saygıyla, sevgiyle ve minnetle anıyoruz.
emin olunuz ki!
geleceğin yeni nesilleri bir ateş parçası gibi kendilerini gösterecek.
saygılarımızla
#YağMurada#OnsuzbirKasımdaha#MustafaKemalAtatürk 💐🫶
Çocukken sana “ne kadar olgun bir çocuksun” dediler.
Sessiz kaldığında olgun dediler, ağlamadığında güçlü dediler, kendi kendine idare ettiğinde örnek gösterdiler.
Kimse bunun bir çocuğun öğrenmemesi gereken şeyler olabileceğini düşünmedi.
Sonra büyüdün. Herkesin yükünü taşıyan, kimseye yük olmaktan korkan, yardım istemeyi bile beceremeyen biri oldun.
Çünkü bazen çocukken alkışlanan şeyler, büyüyünce insanın en ağır yüküne dönüşüyor.
O kadar kendimin farkındayım ki,bana biçilen değer de bana söylenen söz de üzerimde hüküm kuramıyor. Çünkü kim olduğumu başkalarının ölçüleriyle değil, kendi vicdanımın ve tecrübemin aynasında tanıyorum. Beni övgü büyütmüyor, yargı da küçültmüyor. İkisi de yanımdan geçip gidiyor.
Dar düşünce kalıpları;
Herkesi kendi gibi sanmak
Herkesin aynı fikirde olması gerektiğini düşünmek
Kendi fikrinde ısrar etmek
Farklı bakış açılarını reddetmek
Görmezden gelmek
Hoşuna gitmeyen fikirleri yok saymak
Çoğunluk ne derse ona uymak
Uyumlu olmak için taviz vermek
isterdim ki, insanlarla kurduğumuz bağlar bir akşamüstü rüzgarı gibi hafif olsun. tereddütsüz, hesapsız ve berrak. birbirimize güvendiğimizde içimizde kırgınlıklar değil, yeşil bir bahçenin ferahlığı filizlensin ve geriye sadece güzel bir tebessüm kalsın.
Duygusal zekâsı yüksek kişi, tam anlamıyla nefret edemez. Çünkü karşısındakinin davranışlarının ardındaki ıstırabı görür. Öfkelense bile yüreğinin bir köşesinde anlayış kendine yer bulur. Kızgınlık zamanla sessizleşir, yerini derin bir kavrayışa bırakır. İnsanı anlamak, affetmese bile onu yargılamaktan uzaklaştırır.
Narsistik Kişilik Bozukluğu Nedir?
Sürekli dikkat ve hayranlık bekleyen, başkalarının ihtiyaçlarını ve hislerini önemsemeyen, herkesten daha iyi olduğunu düşünen, hakaret ve küçümseme yetenekleri gelişmiş, en ufak bir anlaşmazlıkta veya eleştiride kıyameti koparan kişilerde "narsistik kişilik bozukluğu" vardır.
Ben bir insanın hatasına değil, o hatanın arkasına sakladığı niyetine bakarım. Kusur her kulda olur ama samimiyetsizlik bir karakter meselesidir. Hata yapanı affedebilirim ama beni aptal yerine koyanı asla. Güven dediğin tek kullanımlıktır. Bittiği yerde ne kelimeler kurtarır ne de pişmanlıklar.
Bazıları önce dengenizi bozar, sonra sizi dengesizlikle suçlar. Öfkelendirir ve kontrolsüzlükle suçlar. Sınır çizdiğinizde iletişimsizlikle suçlar. Kronik suçlama davranışı, genellikle haklılık ve üstünlük ihtiyacından kaynaklı, sık kullanılan bir manipüle yöntemidir.
Çabuk kilo vermek isteyenler Uzman doktor Necmettin Tüfekçi’nin tavsiye ettiği bu tarifi deneyin gerçekten etkili..
Sağlıklı günler dilerim.
Tarif:
Bir çay kaşığı zencefil ,bir çay kaşığı elma sirkesi ,yarım limon bir bardak sıcak suya koy yatmadan iki saat önce tüket bir hafta uygula.
Kilo vermede etkili yöntem.
https://t.co/CdMDLGp84G
Hayatımda hiçbir şey bedava olmadı,
Hep çok yüksek bedeller ödedim,
En ufak iyilik yapan karşılığını bekledi…
İşte bu yüzden,
Ekmek elden su gölden yaşayan,
Her şeyi beleşe almaya çalışan insanlara uzaylı gibi bakıyorum,
Ne güzel bir kafa…
Kin tutarım.
Nefret de ederim.
Hak edene cevap da veririm.
Enayi de değilim.
Kibar davranıyorum diye, çoğu şeyi kendinize hak görüyorsunuz.
Sabrımın da bir sınırı var.
Söylediğiniz sözden çekinmiyorsanız, aldığınız karşılıktan da gocunmayacaksınız.
Seninle barışmak istemeden özlüyorum seni. Bu da bir özlem türü sanırım; parçalı bulutlu gibi,
parçalı bir özlem. Sana ve bana dair, elimde kalan son şey.
İnsan bazen sadece yorulduğunun görülmesini istiyor ya. Bu bile bütün yorgunluğunu azaltıyor bazen. Ya da en azından çektiği şeyi anlamlı hissettiriyor. Sürekli bir şeylere yetişmeye çalışıyorsun, düşünüp duruyorsun, uğraşıyorsun ama insanlar sanki bunlar zaten senin görevinmiş gibi davranıyor.
Bir kere de “çok yoruldun” deseniz olmaz mı?
Hemen kendi yorgunluğunuzla kıyaslamadan, “ama ben de şöyleyim” demeden, sadece teşekkür etseniz çok mu zor gerçekten?
Çünkü insan bazen yaptığı şeylerin karşılığını değil, görüldüğünü hissetmek istiyor sadece.