Güne Merhaba.
Kamuoyunda yeterince dikkat çekmeyen, ancak ülkemizin varlığına, değerlerimize, milletimizin ahlakına, kişiliğine ve asaletine yönelik olduğunu düşündüğümüz önemli bir gelişmeyi milletimizle paylaşmak istiyoruz.
Takdir ve değerlendirme milletimizindir.
Söz konusu şirketin adı Atlantis Events.
Merkezi: California Abd
Faaliyet alanı: Eşcinsellik odaklı kruvaziyer turizmi.
Bu şirket, bu yıl düzenlediği kruvaziyer turunun rotasına Kuşadası ve İstanbul’u da dâhil etmiştir.
07 Temmuz: Kuşadası
08-09 Temmuz: İstanbul
Şimdi ise bu şirketin Instagram hesabında yaptığı paylaşımları, Türkçeye çevrilmiş hâliyle sizlerle paylaşacağız.
Kararı ve değerlendirmeyi aziz milletimize bırakıyoruz.
https://t.co/QYQYdpy1hZ
Allahaşkına, Lillah aşkına bu mazlum öğretmenimize sahip çıkalım?!
Milli Sendikalarımız ve STK larımız nerede?
Açık ve net iftiralarla kendisine komplo kurulduğu ayân olan Muallim kardeşimize yapılanlar, Vallahi Billahi Tallahi Gayretullah'a dokunmadan başımıza büyük bela ve musibetler gelmeden acele hatta bu gece tahliye edilmelidir!
https://t.co/rb4TL5y7eG
-"Küba'daki insanlar mutsuz.Orayı devralıp daha iyi yöneteceğiz." diyen Trump'ın yönettiği ABD sokaklarının hal-i pür-melâli.
Evde kendi başını bağlayamayan elde gelin başı bağlarmış.
İran eski cumhurbaşkanı
Ahmedi Nejad:
"ABD'nin Afganistan'ı işgal etmesine biz yardım ettik,
Irak'ı işgal etmesine biz yardım ettik'
Sudiler de şimdi aynısını size yapıyor...
Küffara uşaklık edenin sonu böyle oluyor...
Cihat Yaycı:
▪️Mossad'ın Türkiye'deki ismi FETÖ'dür. FETÖ ile mücadele Mossad'la mücadele demektir.
▪️İran'ın başına gelenlerin Türkiye'de yaşanmasını istemiyorsak, yatak odalarına kadar giren bir Mossad istemiyorsak, kapsamlı bir FETÖ temizliğine çok acil şekilde başlanmalıdır.
▪️Devletin hiçbir kademesinde FETÖ unsuru kalmamalıdır.
SON DAKİKA:
İsrail Kanal 10: "Dünyanın en büyük deri bankası İsrail'de bulunuyor ve Filistinlilerin cesetlerinden elde edilen derilerle dolu."
“Cesetlerden organ çalıyorlar.”
İçişleri eski Bakanı Ali Yerlikaya'nın akademisyen başdanışmanı çok ünlü bir gazeteci aracılığıyla CHP Genel Merkezi'ne ve partinin gölge İçişleri Bakanına (o da ne demekse) düzenli şekilde bilgi sızdırmakla suçlanıyor.
CHP Genel Merkezi'nde o gazetecinin de köstebek danışmanın da kim olduğunu neredeyse bilmeyen yok.
Vahim olayın detayı Superhaber GYY @SinanSungur'un özel haberinde...
Güne Merhaba
FETÖ’cülerin başına ne düştü mü?
Yoksa şeytani modelin yeni sızma ve takiyyede yeni aşamamı ?
Ve de yutacak mı siyasi otorite ?
Sokağın yutmadığından emin olabilirsiniz.
@tcbestepe@TC_icisleri@adalet_bakanlik@iletisim@ibrahimkaragul@trhaber_com@logosmedya@yeniakit@AydinlikGazete
Son günlerdeki operasyonların gelecekte de devam edeceğini Sayın Adalet Bakanı açıkça ilan eden satırları okurken FETÖ'nün kendi kendisiyle yüzleşmediğini de ifade etmemiz gerekiyor.
Türkiye'nin terörü topyekûn bitirme isteğini ve bugün yönettiği Terörsüz Türkiye sürecini kendisi için tehlike gören FETÖ, pek çok merkez unsuruyla Avrupa ve ABD'de yaşıyor.
Toplum nezdinde kendisine terör örgütü denmesinden rahatsız olan FETÖ, Türkiye'de işlediği pek çok eylem ve cinayetin faili meçhul kalmasını sağlamış, akla gelmedik isimlerin katlinde arka planda kalmayı çeşitli yöntemlerle becermişti. Böylece aklı sıra temiz kalacak, toplum nezdinde terör kavramından sözde uzak olacaktı.
Oysa bu dışarı çıkan terörist firari unsurların gittikleri ülkelerde ne yaptıkları, hangi istihbarat servislerine neler verdikleri konuşulmadı.
Evlerindeki gençlerin, sözde İslami kimlik adı altında nasıl paganlaştırıldığı konuşulmadı.
Devlet içinde özel bir yapı kurarak devletin varlığını kendi örgüt hedefleri için dönüştürme noktasındaki operasyonları bağlamında yürüttüğü Epstein-Siyonizm-Gladyo modellemesi konuşulmadı.
İç güvenlik ve yargı bürokrasisinde yer alan insanları etkili oldukları dönemlerde ele geçirerek onlar üzerinden gerçekleştirdikleri cinayetlerin nasıl kapatıldığını, cinayetlerin işlenme biçimleri ve işlendikten sonra kapatılma biçimleri konuşulmadı.
İşte bunların en önem örneklerinden biri, Defne Joy Foster cinayetiydi.
FETÖ, kendisiyle yüzleşmedi ve aklını şeytana teslim etmiş vaziyette, ona taparak varlığını sürdürüyor. Şeytan akıllı FETÖ, her şartta sızmaya devam ediyor. Zira şeytan, sızmayı sever. Türkiye'nin tüm yapılarına tekrar sızarak bu ülkeyi tekrar ele geçirmek isteyen bu terör örgütüne karşı dikkatli ve tedbirli olmak zorundayız.
https://t.co/nGo33KM4SK
MİLLETİMİZ TAKİPTE VE DİKKATLE İZLİYOR.
Satanist Küresel Elitler, Epstein Adası ve Türkiye Bağlantısı
Satanist küresel elitler ve patlayan —ya da patlatılan— Mossad bağlantılı Epstein Adası meselesi artık görmezden gelinebilecek bir konu değildir.
Peki, Türkiye bu sistemin dışında mıdır?
Türkiye’den hiç kimse, Küresel Siyonizmin Epstein adası ve şeytani model üzerinden devletleri kontrol etmek amacıyla inşa ettiği bu modele dâhil olmamış mıdır?
Açıkçası, eğer gerçekten kimse yoksa sevinir, mutlu oluruz.
Ancak ortalığa saçılan belgeler göstermektedir ki;Türkiye’de de bu yapının bağlantıları ve uzantıları bulunmaktadır.
Bu noktada özellikle siyaset, iş dünyası ve FETÖ yapılanması yeniden ve çok daha ciddi bir şekilde ele alınmak zorundadır.
ÖZELLİKLE FETÖ ve EPSTEIN BAŞLIĞINDA FETÖ YENİDEN KONUŞULMALI.
ÇÜNKÜ EPSTEIN üzerinden MOSSAD bağı ortada.
Bugün ortalıkta tellal gibi dolaşan, sürekli “FETÖ’ye af” peşinde koşan, bu yönde kamuoyu oluşturmak isteyen ve kendini siyasetçi olarak tanıtan bazı isimler; kendileri ile yüzleşip kendilerinden utanacaklar mı?
Hiç tahmin etmem.
Bu soru artık ertelenemez hâle gelmiştir.
Bu bağlamda @gulerkomurcu ’nün yaptığı uyarı son derece önemlidir.
Bu yapı, adadaki siyonist–satanist–pagan sapkınlıklarını; insanlığa, insan soyuna ve aile kurumuna duydukları sınırsız düşmanlık üzerinden varsa Türkiye’deki uzantılarını gizlemek için kullanmak isteyecektir.
Daha da ötesi, şimdiden siyaset sahnesindeki ve kamu yönetimindeki uzantılarına da ya da birlikte yemek yediklerine ya da beraber aynı alanları kullandıklarına ulaşarak, Epstein Adası’na ilişkin Türkiye bağlantılı belgeler yayımlandığında, şayet varsa isimleri geçen kişiler için yayın yasağı getirilmesini talep edecekleri açıktır.
Umarım siyaset böyle bir iğrençliğe “evet” demez.
Umarım kamu bürokrasisi de böylesi kirli ve ahlaksız bir talebe boyun eğmez eğmeyecektir
Hiç kimse şunu unutmamalıdır:
Bu mesele sadece belgelerden, isimlerden ya da siyasi hesaplardan ibaret değildir.
Ortada masum çocuklar vardır.
Türkiye’de de deprem sürecinde kaybolan çocuklar vardır.
Yanan hastane arşivleri vardır.
Adana’dan başlayıp Türkiye dışına uzanan şüpheli “gökyüzü hatları” vardır.
Bunların hiçbiri tesadüf değildir ve asla unutturulamaz.
Eğer herhangi bir siyasetçi ya da kamu yöneticisi, bu iğrenç yapının varsa Türkiye’deki müttefiklerini korumak amacıyla yayın yasağı gibi bir yanlışın içine düşerse, bilinmelidir ki bu, tarih önünde de vicdanlar önünde de affedilmeyecek bir suçtur.
Ve açıkça ifade ediyorum:
Böyle bir iğrençliğe ortak olan, göz yuman ya da örtbas eden her siyasetçi ve kamu yöneticisi bunun hesabını hem bu dünyada adalet önünde ve milletin vicdanında hem de ilahi adalet önünde verecektir.
🔴 Gazeteci Zekeriya Say o aşağılık görüntülerin uzun halini yayınladı.
İBB itfaiye erlerinin Türkiye'de yasaklı YPG marşı eşliğinde halay çektiği anlar.
İstanbul kimlere emanet?
Hani diyorlar ya Filistin diye bir devlet hiç yoktu diye.
Görüntüler 1939 yılında yapılan Avusturya - Filistin milli takımlarının maçından.
Elden ele yayın
Herkes görsün herkes bilsin!
ŞARA:
Kürt halkımıza: Fitne ve nifak söylemlerine inanmayın. Size zarar veren bizim hasmımızdır. Biz Suriye için iyilik, kalkınma ve birlik istiyoruz.
Vallahi Arabın, Kürdün, Türkün veya başka birinin takva ve erdem dışında birbirine üstünlüğü yoktur.