@HurmaEdit Vay be bir aydır aliyev aleyhine çalışıyormuşuz.. Aliyev karabağ savaşı bitince başladı Türkiye düşmanlığına Türk istihbaratı uyuyor zannetti
Pabucumun Aliyev Rejimi.. Önceden planlanmış mış.
Bu Toplantı 1 yıl önceden planlandı. Daha önceden Hangi planı yaptın?
Aliyev Rejimi var iken TDT asla sağlıklı işlemez.
"Araplaşmayacağız" diyen Aliyev, BM sekreterliğine İsrail uşağı bi Arap satılmışı desteklemiş.
Ona "gardaş" diyen Türkiye'nin adayını değil..
'Türk'ün Türk'ten başka dostu yok' diyen tayfa burada mı?
Başınızı vura vura İslâm kardeşliğinden daha sahici bir bağ olmadığını öğretecek size hadiseler..
Bir de "Devletlerin dostları değil, çıkarları olur.
Devlet duygusallıkla değil, menfaat odaklı yönetilir." diyen arkadaşların da Aliyev'e kızmaya hakları yok.
Adam devletinin çıkarını bunda görmüş, duygusal davranmamış.
Sizin savunduğunuz gibi davranmış yani.
Neyine kızıyorsunuz?
Buyrun size ilke, değer değil de; çıkar ekseninde yürüyen devlet modeli.
Aynen savunduğunuz gibi.
Devlet işine 'gardaş' duygusallığı mı karıştırsaydı?
Böyle ruhsuz bir devlet anlayışını mutlaklaştırırsanız,
Devletlerinin çıkarı için İsrail'le el sıkışan Arap ve Azerî devletlerine de laf söylemeye hakkınız olmaz tutarlılık gereği.
Kral Abdullah da İsrail'in burnunun dibindeki devletinin çıkarını düşünüyor,
Sisi de devletinin bekâsı için mücahitleri sattı aynı mantıkla.
Yok, 'Devletlerin ilkeleri olur, olmalı.'yı kabul ediyorsanız,
Biz 'Ankara'ya gelmeye bile tenezzül etmeyen Aliyev için Müslümanlara kanun sopası göstermeyin,
Ağzınızla kuş tutsanız Aliyev İsrail'in kuyruğunu bırakmaz.' dediğimizde bize "Devlet duygusallıkla yönetilmez" çıkışı yapmayacaktınız.
Buyrun size duygusallıkla yönetilmeyen,
'İlke değil çıkar, değer değil menfaat' diyen devlet modeli.
Erdoğan'ın tüm alttan alma çabalarına rağmen Aliyev'in olayı sürekli kanırtmaya çalışmasinı hayretle izliyorum.
Aliyev'in gelirinin %80'i, Bakü-Ceyhan hattından geliyor.
Olmaz ya!, boru hattına yıldırım düşer, eşek teper, kedi girer ve hat devre dışı kalırsa, Azeri ekonomisi 1 ay içinde felç olur.
BAE'nin petrol ticareti aksayınca düştüğü durum ibretlik.
Dünyaya tek çıkışı Türkiye olan Aliyev, umulur ibret alır.
@hasanunaltr1919 Siyonist cumhurbaşkanı nı al türkiye üzerinden baküye getir sonra Erdoğan gelsin herzogun elini sıksın de.. bu kumpası ne Erdoğan yer,nede Türk milleti , sen yedinse afiyet olsun. Yaşayan görecek Beşer eset zalimi ne oldu ise aliyevin sonunda o olacak.
"Ve eğer ona,kendisine gelip çatan bir zorluk ve kederden sonra bolluk ve nimet tattırır sak,hiç kuşkusuz şöyle diyecektir 'Tüm sıkıntı ve keder benden uzaklaşmıştır.' Bu durumda o,bir sevinç şımarığı,kendini beğenmiş olur. "
HÛD SURESİ (10.Ayet)
Azerbaycan, BM Genel Sekreterliği için Türkiye’nin aday çıkarmayı düşündüğü Feridun Sinirlioğlu yerine, BAE’nin adayı Lana Nusseibeh’i desteklediğini açıkladı.
Lana Nusseibeh, BAE’nin İsrail ile İbrahim Anlaşmaları’nı imzalama sürecinde BM’deki en üst düzey diplomatı olarak aktif rol oynamıştı.
Azerbaycan’ı Türkiye ile tarihsel derinlik, devlet geleneği ve siyasi bilinç açısından kıyaslamak, ne tarihsel gerçeklere ne de günümüz siyasi gerçekliğine uyar.
Azerbaycan, diğer komşu ülkeler gibi bağımsız bir devlettir. İlişkiler devlet çıkarları temelinde yürütülür; buna duygusal ve abartılı anlamlar yüklemek gereksizdir.
Türkiye’nin modern devlet geleneği, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kesintisiz bir süreç ve Kurtuluş Savaşı gibi bir bağımsızlık mücadelesine dayanır.
Azerbaycan’ın modern devlet deneyimi ise 1918’deki kısa ömürlü Cumhuriyet, ardından işgal edilerek, 70 yıllık Sovyet dönemi ve 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla kendiliğinden gelen bağımsızlıkla şekillenmiştir. Haydar Aliyev de uzun yıllar Sovyet sisteminin üst düzey yetkilisi olarak görev yapmış, bağımsızlık sonrasında da aynı iktidar yapısını sürdürmüştür.
Siyasi sistemler de farklıdır: Türkiye’de rekabetçi seçimler ve iktidar değişimleri yaşanırken, Azerbaycan’da uzun süredir tek aile yönetiminin hâkim olduğu, muhalefetin ciddi şekilde kısıtlandığı bir yapı bulunmaktadır.
Bu fark, siyasi bilinç ve özgürlük algısını doğrudan etkiler.
Bazı Azerbaycanlı sosyal medya kullanıcılarının üsten konuşması, özgürlüğünü savaşarak kazanmış ve yönetimini seçimlerle belirleyen bir halkı anlamadıklarını gösterir. “İki devlet, bir millet” söylemi tarihsel ve siyasi gerçeklikle örtüşmez. Etnik yakınlık, devletler arası ilişkilerde tek başına belirleyici olamaz.
İlla bir gardaşlık aranacaksa, iki milyarı aşkın Müslüman gardaşımız var. Cenab-ı Allah tek Sancak altında toplanmayı nasip eylesin.
Bir gün Azerbaycanlı Müslümanlar düşman eline düşerse, Türkiye diğer Müslüman toplumlara nasıl sahip çıkıyorsa onlara da aynı çerçevede sahip çıkar. Bu, duygusal slogandan değil, Türkiye’nin bölgesel gücü, devlet kapasitesi ve dış politika tercihinden kaynaklanır.
Elhamdülillah Türkiye Cumhuriyeti vardır ve elhamdülillah bir diktatörlükle yönetilmiyor.
Aliyev Planı aylar önce yaptı.. Türkiye ile ipleri koparmak için bahane arıyordu.Birkaç tweeti bahane etti. Ama işin aslını Ruslar, Yahudiler yazdı.
İSRAİL, ALİYEV ile anlaştı. KKTC yi tanıma. RUM kesimini tanı. İSRAİLE tam biat et dedi.
Araştırmacı Yazar Erem Şentürk, Elçibey’in nasıl gittiğini, Aliyev hanedanlığının nasıl kurulduğunu, Özal’ın Elçibey'i ayakta tutmak için nasıl çırpındığını ve Bakü ziyaretinden 2 gün sonra nasıl öldüğünü, Demirel'in oynadığı rolü çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor.
@EremSenturk
Komşumuzla birlikte evlerine gittim ve yeni şifreyi girdim.
İnternet gelir gelmez yaşlı kadın kızını görüntülü aradı.
Ekranda kızının yüzünü görünce gözleri parladı. Gülümseyerek ellerini hareket ettirmeye başladı.
Anneyle kızı işaret diliyle konuşuyor, gülüyor, birbirlerine bir şeyler anlatıyorlardı. Aralarındaki binlerce kilometrelik mesafe sanki bir anda yok olmuştu.
Kadın bana dönüp işaret diliyle bir şeyler söyledi. Eşi tercüme etti:
“Babana teşekkür ettiğimi söylememi istiyor. Her zamanki gibi…”
Gözlerim doldu.
Eve döndüğümde pencerenin yanındaki modeme baktım. Babamın neden onu hep o köşede tuttuğunu şimdi anlıyordum. İnternet komşuların evinde de çeksin diye oraya yerleştirmişti.
Komşuma mesaj attım:
“İnterneti eskisi gibi kullanmaya devam edin. Şifreyi bir daha değiştirirsek size ben haber veririm.”
Cevabı kısa ama içimi parçaladı:
“Teşekkür ederim kızım. Babanız bize bir kez daha yardım etmiş oldu.”
Babamı kaybettiğimden beri onu tanıdığımı sanıyordum.
Meğer kime yardım ettiğini, kimin için zaman ayırdığını, kimsenin haberi olmadan ne iyilikler yaptığını bilmiyormuşum.
En çok da her pazar ona söylenmiş olmama üzüldüm.
Ben internetimi kullanamadığım için kızıyordum. Oysa babam, bir annenin her hafta kızının yüzünü görebilmesi için sessizce uğraşıyordu.
Babamdan geriye kalan en güzel şey evimiz ya da paramız değildi.
Kimseye anlatmadan yaptığı iyiliklerdi.
Bazı insanlar gittikten sonra bile iyilik yapmaya devam eder.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara anlatıyor:
“Mekke haini Şerif Hüseyin, Osmanlı zulmü bahanesiyle İngiliz ve Fransızlara yardım etmiş ve bunu da iyi bir iş sanmıştır.
Tarih onu kıyamete kadar en çirkin sıfatlarla anmaya devam edecektir.
İhanetin sonuçlarını bugün hala çekmekteyiz…”