✅Vahdettin, milletine ihanet etmiş ve İngiliz gemisi ile kaçmıştır,
✅Seyit Rıza ve Şeyh Sait, hain oldukları için asılmıştır,
✅Apo, bebek katili teröristtir,
✅PKK, hain terör örgütüdür.
“Türkiye, cemaat ve tarikat koalisyonu tarafından yönetiliyor”
Ümit Özdağ:
• Son 20-23 senede devletin kurumları ağır bir tahribat süreci içerisine girerken,
• Bu ağır tahribattan şüphesiz Emniyet, Jandarma, TSK, MİT ve yargı ağırlıklı olarak etkilendiler.
• Çünkü AKP iktidarının siyasi olarak ittifak yaptığı cemaat ve tarikatlar, devleti ele geçirme iddiasıyla öncelikli olarak bu kurumlara yöneldiler.
• Fetullah Gülen Terör ve Casusluk Örgütü de bu çerçevede adeta iktidarın kendi ifadesiyle devlet içerisinde bir paralel devlet kurma imkanına kavuştu ve öyle bir noktaya geldi ki Türk devletine karşı bir askeri darbe girişiminde bulunabildi.
• Bundan ders alan bir siyasi iktidarın darbe sonrasında devleti tarikat, cemaat değil; liyakat esasına ve yurttaş esasına göre yeniden yapılandırması gerekirken yine aynı zihniyetle devam ettiler.
• Şimdi hala Türkiye bir cemaat ve tarikatlar koalisyonu tarafından yönetiliyor.
İŞTE VAHDETTİN'İN KAÇIŞININ BELGESİ
İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı İngiliz General Sir Charles Harington, Vahdettin’in kaçışını şöyle anlatıyor:
“15 Kasım Çarşamba günü yemekte iken sultanın yaveri geldi. Sultanın, cuma selamlığına çıktığında öldürüleceğini düşündüğünden hayatını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi. Ben, sultanı kaçırmakla suçlanmamak için bu talebin yazılı olarak yapılmasını istedim.”
Bunun üzerine Vahdettin, 16 Kasım 1922’de İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı Harington ’a şöyle bir kişisel mektupla başvurdu:
“Dersaadet (İstanbul) İşgal Orduları Başkomutanı General Harington Cenaplarına. İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden, İngiltere devleti fahimesine iltica ve bir an evvel İstanbul’dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. 16 Teşrin-i sani 1922. Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin.” (Sir Charles Harington, Tim Harington Looks Back, John Murray, London, 1940, s. 125; Oral, s.474)
Harington, daha sonra yazdığı kitapta, Vahdettin'in bu sığınma belgesinin orjinalini çerçeveletip bir hatıra olarak evinin duvarına astığını da yazacaktı.
Vahdettin, 17 Kasım 1922’de oğlu Ertuğrul ve yanındakilerle birlikte İngiliz HMS Malaya zırhlısı ile Malta adasına kaçtı.
Vahdettin, 20 Kasım 1922’de İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı Harington’a, 25 Kasım 1922’de de Büyük Britanya Kralı ve Hindistan İmparatoru V. George’a, kendisine yardım etmelerinden dolayı bir teşekkür telgrafı gönderdi. Vahdettin, Britanya Karlı’na gönderdiği telgrafı şöyle bitiriyordu:
“Majestelerinize en derin minnetlerimi sunarım. Majestelerinizin ailesinin tüm mensuplarının sağlık ve refahı için Allah’a dua ederim.” (Oral, s. 474; Sonyel, s. 200)
Dikkat edilirse, Vahdettin, iltica mektubunu “Müslümanların Halifesi” sıfatıyla imzalamıştı. Çünkü İngilizler, Vahdettin’in halifelik sıfatı sayesinde sömürgelerindeki Müslümanları kontrol etmeyi planlıyordu. Ancak bu İngiliz oyununu da Mustafa Kemal (Atatürk) bozdu. TBMM, 18 Eylül 1922’de Vahdettin’in halifelik yetkilerini elinden aldı, Abdülmecit Efendi’yi “halife” seçti.
Ayrıntı için bkz.👇
https://t.co/uELkSWIPWl
Yusuf Tekin, seni sinsi tarikatçı şarlatan.
Bilgi yoksunu tarih bilmez, kindar zevzek.
İstediğin kadar çabala, sizin hikayeniz İngiliz gemisinde bitti.