Yoğun bakım üniteleri, kesintisiz dikkat ve yüksek sorumluluk gerektiren, hata kabul etmeyen birimlerdir. Ancak Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nde görev yapan yoğun bakım hemşirelerimizin maruz kaldığı fiziki şartlar, İş Sağlığı ve Güvenliği kuralları başta olmak üzere en temel insan onuru standartlarına aykırıdır.
Görsellerle belgelenen mevcut durumda:
1. Dinlenme ve beslenme alanları hijyenik ve fiziki yeterlilikten tamamen uzaktır.
2. Temel insani ihtiyaç olan tuvalet erişimi dahi bazı birimlerde bulunmamakta, çalışanlar görev yerinden uzaklaşmak zorunda bırakılmaktadır.
3. Sorunun çözümü için yapılan idari başvurular yanıtsız bırakılmış, hiçbir iyileştirme adımı atılmamıştır.
Tükenmişlik sendromunu tetikleyen, çalışan motivasyonunu sıfırlayan bu çağdışı koşulların derhal düzeltilmesini; üniversite ve hastane yönetiminin acilen somut adımlar atmasını talep ediyoruz.
Bugün mesleğimiz adına, camiamız adına bir kez daha utandık !
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Dahiliye Yoğun Bakımda çalışan meslektaşlarımıza, üyelerimize sırf mevzuata uygun şekilde çalışmak ve mevzuat standartlarında yoğun bakım hastası bakmak istediklerini belirttikleri için "yer değişikliğini" bir ceza aracı olarak kullandığını zanneden bozuk zihniyet !
Öncelikle depremden sonra neredeyse yarı yarıya kapasitesi düşen bir kurumda
"5 Başhemşire Yardımcısının" ne işe yaradığının hesabını vermelidir.
Bu ayıp size yeter !
@cukurovaedutr@BalcalHastanesi@heberis@saglikbakanligi@adana_ism
Bir nöbette tek hemşire olduğunuzu düşünün.
Bir yanda hastaların vital bulguları, tedavileri ve bakımları…
Diğer yanda acil çağrılar, düşme riski, yeni hasta kabulleri ve sürekli takip gerektiren hastalar.
Sonra bir hastaya Mavi Kod veriliyor.
Siz hastaya CPR yaparken aynı anda diğer hastaların tedavisini kim yapacak?
Vital takibini kim sürdürecek?
Hasta güvenliğini kim sağlayacak?
Şimdi bunu psikiyatri servisinde düşünün.
Tek başınıza nöbet tutuyorsunuz. Bir hasta size saldırıyor, sizi yerde sürüklüyor. Yanınızda ekip arkadaşınız yok. Güvenlik ise size zamanında ulaşamayacak kadar uzakta.
Bu tabloyu “nöbet düzeni” diye normalleştiremeyiz.
📢 Sağlık Bakanlığı ve hastane yönetimlerine açık çağrımızdır:
Hemşireler tek başına nöbet tutmamalıdır.
Her serviste, özellikle psikiyatri, yoğun bakım ve yüksek riskli birimlerde, güvenli hemşire-hasta sayısı ve yeterli nöbetçi ekip planlaması yapılmalıdır.
Çünkü mesele yalnızca hemşirenin çalışma koşulu değil;
hastanın tedavisinin, çalışan güvenliğinin ve sağlık hizmetinin sürekliliğinin korunmasıdır.
Bir hemşire aynı anda iki yerde olamaz.
Bir insan aynı anda hem CPR yapıp hem diğer hastalara bakım veremez.
Personel planlaması lüks değil, hasta güvenliğinin temel şartıdır.
#TekHemşireNöbetineSon #HemşirelerYalnızDeğildir #Hemşirelik #SağlıktaŞiddet
Sağlık Bakanlığı’nın 24 saatlik aralıksız nöbetlerin getirdiği tehlikeden haberi var mı?
Geçtiğimiz günlerde bir meslektaşımız nöbet çıkışı yorgunluktan kaza yaptı. Bu durum artık kontrol edilebilir olmaktan çıktı.
Personel eksikliği bahanesiyle dayatılan 24 saatlik nöbetler ve düzensiz listeler; sadece uyku düzenimizi değil, sosyal hayatımızı ve can güvenliğimizi de yok ediyor. Liyakatten ve iş gücü planlamasından uzak, günü kurtarmaya yönelik yönetim anlayışı artık son bulmalı. Nitelikli, sürdürülebilir çalışma programları hazırlayacak yöneticiler istiyoruz.
Unutulmasın ki hemşire, ebe ve hekimler bu sistemin asıl dinamolarıdır; biz olmadan bu çarklar dönmez.
Tıbben ve bilimsel olarak kanıtlanmıştır ki, 24 saat uykusuz çalışan bir sağlık profesyonelinin karar verme ve odaklanma yetisi, belli bir saatten sonra alkollü bir bireyinkiyle eşdeğer seviyeye geriler. Her dinlenemeyen sağlık çalışanı; yeni bir kaza riski, tıbbi hata ihtimali ve önlenebilir bir komplikasyon demektir.
Taleplerimiz açık ve nettir:
İnsani çalışma saatleri ve adil iş gücü planlaması
Etkin psikolojik destek ve mobbing hatları
Ulaşım riski ve barınma krizine karşı lojman imkânı
Sesimizi duyun; tükeniyoruz.
#hemşire #ebe #doktor
"Ağaç kovuğundan çıkmadık, gökten zembille inmedik. Tesadüfen olmadık, toplamayla oluşmadık. Tarihte Türk'tük, halde Türk'üz, istikbalde de Türk olacağız."
Terör örgütünün kan donduran katliamı.
26 Ekim gecesi Neşe Öğretmen evine gelmişti. Kapı sert bir şekilde, yıkılırcasına çalındı.
Babası, “Kim o?” dedi. Dışarıdan,
“Açın, köylünüz. Neşe Öğretmene bir şey soracağız.” dediler.
Kapı açılınca karşılarında silahlı iki terörist gördüler. Bir tanesi babasına sertçe bir tokat attı ve:
“Biz, kamuoyuna açıklama yapmadık mı? Baskıcı T.C.‘nin hiçbir öğretmenini Kürdistan’a, önderliğin emriyle, (Abdullah Öcalan) sokmayacağız demedik mi ulan?”
Arkadaki diğer terörist silahını çekti ve ayağa kalkan Neşe Öğretmenin babasının şakağına dayayıp tetiği çekti.
Teröristler, Neşe Alten Öğretmeni saçlarından sürükleyip işkence yaparak köyün çıkışına kadar götürdü. Neşe Öğretmenin feryadına, yardım çığlıklarına hiç kimse gelmedi. Sol göğsüne 5, sağ göğsüne 5 mermi sıkarak onu orada şehit ettiler.
Jandarma Komutanı olayı duyar duymaz olay yerine hareket etti. Ancak olay yerine ulaştığında gördüğü manzara dayanılacak gibi değildi.
“Masadaki ekmek ve yoğurtla, piknik tüpünün üstündeki kızartılmamış bibere takıldım. Öylece duruyorlardı. Akşam yemeklerini bile yiyememişlerdi. İçim acıdı birader. Ben bile gözyaşlarıma hâkim olamadım. Bunca olay gördüm, bundan etkilendiğim kadar hiçbirinden etkilenmedim.” diyecekti.
Şehit Neşe Alten.
Şehit Hasan Alten.
📌Kaderde bugünleri de görmek varmış.
PKK'lıların birer birer serbest bırakıldığı, ama Gazilerin haklarını aramak için açlık grevi yaptıkları bir ülkede yaşamak ne acı.
#Güvenpark#GazilerimizAçlıkGrevinde#GazileriminYanındayım 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Ay düğümleri yolculuğunu atlatan
BAŞAK ve BALIK burçlarının
geçen bir buçuk yıl için
bir MESAJI var
"Yeterince affetmenin ve beklemenin sonu SOĞUMAKTIR."
Soğuyan ve geç kalan hiçbir şey ESKİSİ gibi KALMAZ.
Yaşam enerjine göz dikenler,
Hoş kalın, ama lütfen
ORADA KALIN!
HEMŞİRELER SADECE HASTAYA DEĞİL, SAĞLIK SİSTEMİNE DE OMUZ VERİYOR!
Gece gündüz demeden çalışan, bayramda, tatilde ve afetlerde görev başında olan hemşireler, sağlık hizmetlerinin en önemli yapı taşlarından biridir.
Ancak birçok hemşire;
📌 Artan iş yükü,
📌 Yetersiz ek ödemeler,
📌 Düşük nöbet ücretleri,
📌 Personel eksikliği nedeniyle artan sorumluluk,
📌 Tükenmişlik ve şiddet riski
gibi sorunlarla mücadele ediyor.
Hemşirelerin emeğinin karşılığını aldığı, güvenli çalışma koşullarına sahip olduğu ve özlük haklarının güçlendirildiği bir sistem, sadece hemşireler için değil; tüm toplumun daha kaliteli sağlık hizmeti alması için de önemlidir.
EMEK VARSA, HAK DA OLMALI. HEMŞİRELERİN SESİ DUYULMALI.